28 Ekim 2010 Perşembe

MAYONEZLİ-YOĞURTLU PATATES TOPLARI


GÜNAYDIN SEVGİLİ İZLEYENLERİM!!!!

Bugün 28.Ekim 2010 ...

20. Evlilik Yıldönümümüz....20 sene evvel 28.10.1990 yılında evlenmiştik....

Acı-tatlı kocaman 20 yılı geride bıraktık....Zaman çok çabuk geçiyor ve biz de yaşlanıyoruz....

Daha nice yıllara diyerek bugünkü tarifime geçmek istiyorum....Patates herkesin çok sevdiği evirip çevirip binbir çeşide soktuğu bir sebze...Bak şimdi patates çeşidi deyince aklıma geldi patatesli tarifler etkinliği düzenleyebiliriz....Patatesin 300 çeşidi olduğu halde ülkemizde sadece 3 çeşidi biliniyormuş...Ama ben çok memnunum bilinen çeşitlerinden ....Haşla,kızart,fırına sür nasıl olursa olsun yeterki patates olsun....

Benim tarifim de şöyle;

4-5 adet patatesin kabuklarını soyup,iri dilimler halinde tuzda ekleyerek haşlayınız...Patates ezeceği ile püre haline getirmeden hafif pütürlü eziniz...İçine 1 kase yoğurt ve 4-5 kaşık mayonez ile doğranmış bol dereotu ve karabiberi de ekleyerek ister kasede ister topçuklar yaparak servis ediniz...


*Servis alternatifi keyfinize kalmış.

*Eğer uygun zamansa mutlaka yoğurda 2-3 diş sarmısak ekleyin...Önerilir!!!!

27 Ekim 2010 Çarşamba

HALASININ GÜZELİ


Bugün sizleri ailemizin yeni üyesi Ömer Hazar AKIN ile tanıştırmak istiyorum....
Ömerimiz pek tatlı maşallah!!!Şu an 4 aylık oldu....
Türker yani Ömerin babası benim en küçük kardeşim...hatta diyebilirim ki benim ilk çocuğum...Aramız 11 yaş...Annem de çalıştığı için onu annemle nöbetleşe büyüttük...Annem öğretmen olduğu için devrelerimizi ayrı yapar o sabah okula gittiğinde Türkere ben bakardım...Ben okuldayken de annem...Nasıl sevdiğimi anlatamam...Türker 8 yaşındayken ben evlendim ve en çok ona dayanamıyordum....Şimdi Ömere bakınca onun küçüklüğünü görüyorum...Gerçi bir hafta beraber olabildik Ömerle ama sevgisi yüreğimde kaldı...

Rabbim sağlıkla sıhhatle,analı-babalı büyütsün inşallah...
Nazarlardan korusun!!!
Tüm güzellikler senin olsun minik adam!!!

26 Ekim 2010 Salı

ÜÇGEN ATKI


Günaydın Çok Kıymetli İzleyenlerim!!!
Kış geliyor ve yine şişler yünler ortaya çıkmaya başladı...Geçen sene yaptığım Verev şapkaya takım olsun diye bu atkıyı başladım....Şapka için Tık Tık!!! ...Daha önce Hobilerim ve Ben arkadaşımda gördüm atkıyı ve çok beğendim....Aklımın bir kenarındaydı hep ve nihayet başladım.....Yapılışı burada....
Hobilerim ve ben arkadaşımın atkısı için TIKKK!!!
İpim Alize Burcum-Batik
Şiş numarası 5,5....



Yapılışı çok zevkli,tavsiye ederim....
En kısa zamanda bitirip sezonun ilk yün işini sizlere sunacağım....
Sağlıkla ve dostça kalın!!!!

25 Ekim 2010 Pazartesi

YENİ SEHPA ÖRTÜM


Günaydın Sevgili İzleyenlerim!!!
Yeni haftaya ve yeni umutlara günaydın!!!
Daha önce burada bahsettiğim ve sizlere fikir sorduğum simli ipten firkete işi oyayı örtü olarak değerlendirdim...

Kare şeklinde keten kumaşa diktirdim...Sapolsun annem gitmeden teğellemiş bırakmıştı...
Bende hemen diktirdim ve ütüleyip sehpama serdim....Fiskos veya şimentapla olarak da kullanılabilir....

İster sehpaya ...
İster Şifonyer üzerine...


Dore sehpa aksesuarlarımla da uyum sağladı diye düşünüyorum....

23 Ekim 2010 Cumartesi

BUGÜN SEBİŞİMİN DOĞUM GÜNÜ

  

Bugün 23 Ekim 2010 ve küçük kızım Sebanur'un doğum günü....Yağmurlu bir günde saat 15:00 de geldin dünyaya ve aramıza....Üzerinden tam 14 yıl geçti ve bu senin 15. doğum günün....İyiki doğdun kızım,iyiki varsın,hepimiz seni çok seviyoruz....

Umarım hayat boyu herşey gönlünce olur,yolun açık olsun!!!

22 Ekim 2010 Cuma

TAKI YAPTIM

 HAYIRLI CUMALAR HERKESE!!!
Cumanız mübarek ,dualarınız kabul osun.....
Bu sene grinin moda olduğunu görünce kıyafet ve takılarda bu renge yöneldim....Şöyle iri taşlı gri bir kolye ve küpe baktım satın alayım dedim ama hoşuma gitmedi...Bende kendim yapabilirmiyim diye cesaretlenerek hemen bir hobi mağazasına gittim ve malzemeleri aldım...
Küpe ve kolye takım oldu... 

 Nette biraz araştırdım ve bir iki yöntemi anladıktan sonra kolyemi tamamladım....
Umarım beğenmişsinizdir?
Bu sabah iş yerine takıp geldim....
Arkadaşlarım çok beğendiler....
Malzemelerim de çok pahalı tutmadı...8.-TL gibi bir fiyata maletmiş oldum...


21 Ekim 2010 Perşembe

ÇALIŞAN HANIMLARA PRATİK KABAK OMLET



GÜNAYDIN SEVGİLİ İZLEYENLERİM,GÜNAYDIN BLOG DÜNYASI!!!

Günlerdir yorumlarınızla beni yanlız bırakmadığınız ve destek olduğunuz için hepinize tek tek teşekkür ederim....İyi dilek ve dualarınızla inşallah herşey daha iyi olacak....

Bugün sizlere çok pratik ve bir o kadar da lezzetli bir omlet tarifi vereceğim....Özellikle çalışan hanımlar için acil durumlarda kurtarıcı olabilir....Dünkü yazımda "tembel avrat "reyonundan bahsetmiştim....Bir markette bulunan bu reyonda kabaklar oyulmuş,biberlerin içi temizlenmiş,maydanozlar,sarmısaklar ayıklanmış olarak satılıyormuş...Ama biz alışkın olmadığımız için ve illede yorulmadan rahat edemeyeceğimiz için herşeyi kendimiz yapıyoruz...hatta börek de açıyoruz,baklava da...."Çocukda yaparım kariyerde" misali....Aman kimselerden geri kalmayalım...

Evettt şimdi gelelim Kabaklı omlete....Kabakları oyup dolma yaptıktan sonra içlerinide atmayıp omlet yaptım...Kabakları oyulmuş şekilde "tembel hatun" reyonundan alsaydım içleri olmayacaktı ve ziyan olacaktı değil mi?Neyse lafı fazla uzatmayayım ve tarife geçeyim;


MALZEMELER:

----------------

-6 Adet oyulmuş kabak içi veya 2 adet rendelenmiş kabak

-3 yumurta

-2 yemek kaşığı beyaz peynir

-1 su bardağından biraz eksik un

-1 çay kaşığı karbonat

-Tuz,karabiber,pul biber


YAPILIŞI:

----------

Kabak içleri rondodan geçirilir....karıştırma kabına alınır...İçine diğer malzemeler de konularak karıştırılır...Tavaya 1 yemek kaşığı kadar sıvı yağ konur ve karışım tavaya yayılır...Bir yüzü kızarınca tavanın kapağıyla diğer yüzü çevrilir ve kızartılır....Arzuya göre karışıma dere otu ve maydanozda ilave edilebilir...Afiyet Olsun!!!

20 Ekim 2010 Çarşamba

TEMBEL AVRAT REYONU


Başlığı okuyunca gülümsediğinizi hatta bu nasıl bir reyonmuş dediğinizi duyar gibiyim...Gülmeyin var!!!


Gaziantepte bir markette Çalışan Hanımlar için düzenlenmiş bir reyon ...Yani tembel hatunlar değil,çalışan hatunlar....Bence çok güzel ve pratik...Kabaklar oyulmuş,maydanozlar ayıklanıp doğranmış v.s...Bence elleri değmişken yemek çeşitlerine göre soğanıda kavurup yanına koysalar daha iyi olurmuş....Koşa koşa eve gidip ne pişireceğim,nasıl yetiştireceğim sorununu ortadan kaldırıyor....Hijyen konusu nedir,nasıldır bilmem ama bence süper fikir....


Hepsi ve daha fazlası için TIKKKKK!!!!

MİLFÖYDEN PEYNİRLİ ÖRGÜ POĞAÇA



GÜNAYDIN SEVGİLİ DOSTLAR!!!

Hava değişimi nedeniyle dün oluşan gripal durum bugün şükürler olsun düzelme yolunda...İşyerimizin soğuk olması ve hafta sonu iş koşturma şeklinde yoğun yorulma neticesinde iflaslardayken,dün akşam daha bir dinlenerek toparlandım....Annemden güzel haberleri almam da iyileşmeme sebep oldu tabii....Çok sevinçliyim....Annemin randevu aldığı doktorun annesinin randevu saatinden bir kaç saat önce ölmesi onları farklı bir hastaneye yöneltmiş olsada ,göz anjiyosu neticesinde şu an % 5 gören gözün en kötü ihtimalle % 60 göreceği müjdesiyle havalara uçtuk...Allahım şükürler olsun!!! Göz içine yapılacak iğnelerle düzelme sağlanacak ve diğer gözde kontrol altına alınacakmış.Her gecenin bir sabahı olduğu gibi , her sıkıntının da bir ferahı var diyerek gece geç saatte yaptığım örgü poğaçalarımı sunuyorum...

Daha önce tarifini BURADA verdiğim milföy poğaçanın içine isteğiniz iç malzemeyi koyabilirsiniz...Hatta içine marmelat koyup,üzerine pudra şekeri de serpiştirerek farklı bir lezzet elde edebilirsiniz....Bu tamamen sizin arzunuza kalmış....Yapacak olanlara kolay gelsin diyerek ayrılıyorum....Şen ve esen kalın!!!

18 Ekim 2010 Pazartesi

BİR DOST ELİ UZANDI YÜREĞİME


Merhabalar Efendim!!!

Gece gök dolusu yağan yağmurdan sonra güneşli bir güne uyanan ilimizden merhaba....

Hem gün güneşli hemde yüreğimiz sıcacık...Bu sabah hiç beklemediğim bir anda canım Deryacığımdan ,Blog Dünyasının Kraliçesinden sevgi dolu bir paket aldım....İnanın paketi açar açmaz yüreğinin tüm sıcaklığını hissettim....Nasıl dost kokuyor anlatamam....



Kendi elleriyle yaptığı peçete halkalarına bayıldım...Zaten çok beğendiğimi daha önce de belirtmiştim,sağolsun yapmış göndermiş....Buradan çok teşekkür ediyor ve kocaman öpüyorum...

Sıcacık dost mektubunun yanında 2 kişilik kahve ve çikolatayıda ihmal etmemiş arkadaşım....
Bursadan - Erzincana akan bu sevgi seli beni çok mutlu etti ve bir o kadar da duygulandırdı...
Anneciğimi de Bursaya gönderdim Cumartesi günü...Yarın için randevu alındı doktordan ....İnşallah hayırlı haberler vereceğim sizlere....Dualarınızı eksik etmeyin arkadaşlar.
Sağlıkla ve Esen Kalın!!!

15 Ekim 2010 Cuma

MISIR GEVREKLİ TİRAMİSU




Hayırlı Cumalar!!!
Bu haftanın son çalışma gününden merhabalar!!!

İş yoğunluğu nedeniyle çok yoruldum bu hafta,bakalım hafta sonu ne yapacağız?Annem Cumartesi günü kardeşimle beraber yolcu...Allahın izniyle pazartesi günü tedaviye başlayacak...Umarım sizlere mutlu haberler verebilirim?Hayırlısı.....

Mısır Gevrekli Tiramisu olur mu demeyin...Yaptım oldu....Daha doğrusu mısır gevreği fikrini Serpilden aldım....Balböcükleri Serpilimin buluşundan yola çıktım sağolsun....


Ben kolay bir tarif vereceğim;

1 paket vanilyalı pudingi pişirin....kenara aldıktan sonra içine 1 su bardağı mısır gevreği dökün ve karıştırın...Diğer taratfa 1 su bardağı sıcak suya 1 yemek kaşığı nescafe ve 1 yemek kaşığı da şeker ilave edip karıştırın....pastabanın alt ve üst parçasını bu karışımla ıslatın....Pişirdiğiniz ve mısır gevreği ilave ettiğiniz pudingin yarısını bir katına dökün...Üzerine bir avuç damla çikolata serpiştirin...Diğer parçayı üzerine kapatın ve kalan pudingle kaplayın....En üstüne de kakao eleyin ve buzdolabında soğumaya bırakın....1-2 saat sonra dilimleyin ve afiyetle yiyin...gerçekten mısır gevreği mükemmel bir lezzet veriyor mutlaka deneyin derim....

AFİYET OLSUN!!!

Pastayı akşam ailecek misafirlerimizle birlikte yedik.....Keremin Ömeri nasıl sevdiğini görüyorsunuz...İlk günlerde biraz kıskanır gibi oldu ama alıştı şimdi çok seviyor....Seneye Ömer yürüyüp onunla oynamaya başlayınca çok daha iyi anlaşacaklardır....

12 Ekim 2010 Salı

SÜPRİZ SARI NOKTA


MERHABALAR SEVGİLİ İZLEYENLERİM,BLOG ARKADAŞLARIM!!!

Hergün yeni bir yazı yazmaya alışkındım ama Cumadan bu tarafa uğrayamadım....Perşembe akşamı kızımın geldiğini Cuma günü yazdığım postta belirtmiştim...Cuma akşamı bir arkadaşıma yemeğe gittik...Tuğçede gelmişken bir arada olduk....Cumartesi günü Bursadan kardeşim,gelinimiz ve dünürlerimiz vede Ömerimiz gelecekti,heyecanla bekliyorduk...Herşey gayet güzel gidiyordu derken, Cumartesi sabahı annemi aradığımda bütün moralim sıfırlandı...Annem sabah kalktığında sağ gözünün görmediğini sanki içi su doluymuş gibi hissettiğini söyledi,çok üzüldüm...Hemen doktora gidelim dedim istemedi...Misafirlerim yolda hazırlığım bitmedi dedi .Akşam onlar geldiğinde hemen söylememiş üzmemek adına...Biz saat 19 gibi gittik ve ben hemen durumu açıkladım ,doktora gitmesi gerektiğini söyledim...Neyseki tanıdık göz doktoru annemin arkadaşının oğluydu ve sağolsun hemen gerekli muayeneyi yaptı....Ve annemin daha önce hiç duymadığımız yaşlanmaya bağlı gözdeki sarı tabakanın dejenere olması " SARI NOKTA" hastalığına yakalandığını söyledi.Genetik faktörler etkiliymiş...Risk faktörlerinden biri de katarakt amaliyatı ve annem 13 sene önce katarakt ameliyatı olmuştu....Yıkıldık resmen...Annem baktığı yeri göremiyor sadece etrafındaki % 10 luk alanı görebiliyormuş...Göz arkasındaki kanamanın da kontrolü yapılmalıymış...Göz anjiyosundan sonra tedaviye karar verilebilirmiş....Tabiki büyük bir şehirde ve Üniversite hastanesinde...Lazer ile göz anjiyosu yapıldıktan sonra kuru ve yaş 2 tipi olan hastalığa karar verilebilirmiş...Hepimiz çok üzüldük , annem misafirlerimize belli etmemeye çalıştı...2 gece hiç uyumadım ve sürekli en olumsuzunu düşünerek üzülüdüm...Doktor Pazartesi bir kere daha muayene edip durumun aciliyetine göre karar vereceğini söyledi...Misafirlerimiz zaten 1 hafta kalacaklardı ve annem onlarla Bursaya gidecekti...Neyseki pazartesi muayeneden sonra doktor kanamanın durduğunu ve acele etmeden haftaya pazartesi hastaneye gidebileceklerini söyledi...Onlarda cumartesi yola çıkarlar sanırım...Annemin iyileşmesi için dua etmekten başka birşey gelmiyor elimizden...Göz içi iğne veya lazer tedavisiyle umarım yeniden görmeye başlar,çok üzgünüm....Bu hastalık hakkında bilgisi olan varsa lütfen bana yazsın!!!

7 Ekim 2010 Perşembe

ERİŞTELİ YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI


Günaydın çok kıymetli izleyenlerim,dostlarım arkadaşlarım!!!

Ara ara ramazandaki iftar menülerinden arşivimde olmayan tariflere yer vereceğimi yazmıştım...Dün kesme çorbalığı (erişte) yayınlayınca bugün de erişteli Yeşil mercimek Çorbası uygun olur diye düşündüm....Mis gibi bir çorbadır kendileri,şifa ve lezzet kaynağı...


MALZEMELER:

-----------------

1 baş soğan

1 su bardağı yeşil mercimek

1 su bardağı erişte

2 yemek kaşığı salça

1 yemek kaşığı tereyağı

2 yemek kaşığı sıvı yağ

Tuz,karabiber,pul biber


YAPILIŞI:1 bardak kadar yeşil mercimek birkaç saat önceden suya konur...Daha sonra haşlanır ve karasuyu süzülür....Diğer tarafta 1 baş soğan minik doğranır ve 1 yemek kaşığı tereyağı ve 2 yemek kaşığı sıvı yağda kavrulur....Salçada ilave edilerek karıştırılır ve üzerine su ilave edilir...tavuk veya et suyu varsa daha iyi olur....Su kaynayınca haşlanan mercimekler atılır ve pişirilir...Tuz ve biberler eklenir....En son 1 su bardağı erişte atılır ve iyice piştikten sonra ocağın altı kapatılır...Kaselere servis yapılarak afiyetle yenir....


Ben bu çorbanın ayranlı halini daha çok severim.....O nedenle Çorbam artmış ise 2. sefer servisten önce 2 su bardağı kadar yoğurttan yaptığım katı ayranı ilave edip,üzerine nane serpip öyle servis yaptım....Sizlere de tavsiye ederim....
Mutlu ve Esen Kalın!!!!

6 Ekim 2010 Çarşamba

ERZİNCAN USULU KESME ÇORBALIK*ERZİNCAN ÇORBASI




Hayırlı Akşamlar Arkadaşlar!!!

Erzincanın Kesme Un Çorbası çok meşhurdur....Pişirme şekli ve lezzeti bambaşkadır...Hele çorbalık hamurumuzu kendimiz kesip de hemen taze taze pişirisek tadına doyulmaz...Tuz,su ve un ile koyuca hamur yoğrulur...Ufak parçalara ayrılır..Yufkalar açılır ve şeritler kesilir,şeritler üst üste konularak araları unlanır ve bıçak ile ince ince kesilir ve kurutulur...

Bakıpta sakın çorbalık da mı kesiyorsun demeyin!!!Ben değil annem kesti,payıma düşeni de getirdi sağolsun....Banada fotoğraf çekmek kaldı...Eşimin en sevdiği çorbadır....

Erzincan Köfteli Un Çorbasının tarifi için TIKKKK.....

Köftesiz Un Çorbası için TIKKKKK....

Pişirmek ve denemek isteyenlere kolay gelsin.....

TAVA BÖREĞİ


Günaydın yeni gün,günaydın tüm izleyenlerim!!!


Bugün size sıcacık,tazecik bir tava böreği getirdim....Kahvaltısını henüz yapmamış olanlar alsın bir dilim çayının yanına...Yapanlarda alsın öğlen üzeri acıkınca yesinler....Gerçekten çok pratik ,çabuk ve lezzetli bir börek...Acil durumlarda,hafta sonu kahvaltılarında veya 5 çaylarında yapımı kolay bir lezzet.....Soğuyunca daha da bir güzel oluyor sanki....İşte tarif;

Malzemeler;3 adet yukfa,1 yumurta,1/2 su bardağı sıvı yağ,1 su bardağı süt ve peynirli maydanozlu iç malzemesi....

Tavayı biraz yağladıktan sonra bir adet yufkayı kenarları dışa taşacak şekilde yayın...daha sonra hazırladığınız sıvı harçtan gezdirin...Diğer yufkaları ikiye bölün ve sırayla kırıştırarak yerleştirin ve aralarına sıvı harçtan serpin...Ara kata peynirli-maydanozlu içten koyduktan sonra aynı işlemi tekrarlayarak en son dışa taşan kenarları da üzerine kapatarak kalan sıvı harcın tamamını üzerine sürün ...Yarım harlı ocakta tavaya bir kapak kapatarak altını ve üstünü kızartın.

AFİYET BAL ŞEKER OLSUN!!!

4 Ekim 2010 Pazartesi

ŞİFA BİTKİLERDE



Günaydın Sevgili İzleyenlerim!!!



Yoğun ve koşturmacalı geçen bir hafta sonundan sonra Pazartesiye merhaba demek istiyorum...Pazartesi sendromu denilir ya ben aslında seviyorum pazarteyi ....pazarın ertesi olduğu için,yorgun bedenimi dinlendirmek için....Bitmek bilmeyen işler beni çok yoruyor...



200 m2 ev,çocuklar,alışveriş hepsi benim sorumluluğumda....Yinede sağlık olsun diyorum...










Dün gece geç saatte 1 bardak çay içimi için oturmaya fırsat bulduğum tv başında çok güzel bilgiler edindim...Petek DİNÇÖZ'ün programından kesitler vardı bir kanalda....Ömer COŞKUN neler neler anlattı....Ben bitkilerin şifasına çok inanırım...Ömer Beyin mucizevi bitki dediği ve bir çok derde deva olan KIRKKİLİT otunun ne kadar şifalı olduğunu öğrendim....Ve sizlerle paylaşmadan edemedim....Belki de bir çoğunuz izliyor ve biliyorsunuz ama yinede arşivimde bulunsun...Kırkkilit otu veya Atkuyruğu denen bitkinin birçok şifası varmış ama ben daha çok biz bayanların bitmeyen sorunu olan kilo verme ile ilgili kısmını anlatmak istiyorum....Daha doğrusu Ömer Beyin önerilerini aktaracağım...Ömer Bey şöyle diyor;Kilo vermek isteyenler ve güne zinde başlamak isteyenler , sabah kalktığınızda 1 bardak ılık su içerisine bir tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyin ve için...kahvaltıda bir bardak bitki çayı (kiraz çöpü,mısır püskülü veya avakado yaprağı gibi) Mutlaka bol su için ve egzersiz yapın...Bol bol yürüyüş yapın....Bunların haricinde en önemli şey Kırkkilit otu ve Biberiye Yağı...Özellikle Bölgesel Zayıflamada çok etkili...



Formül şöyle;2 yemek kaşığı kırkkilit otunu 1 litre suya atın kaynatın ve 10 dakika demlesin...Daha sonra sabah-akşam bir bardak için...Bölgesel olarak zayıflamak isteyenler mesela göbek-basen için gece yatarken bu kaynattığınız sudan istediğiniz yere sürün ve üzerine ince bir tabaka biberiye yağıda sürerek bir bezle sarın ve yatın...özellikle terleme gerçekleştiğinde bölgesel zayıflama görülecektir....



Denemek isteyenler hemen aktara lütfen!!!




Biberiye Bitkisi...
Birçok şifası olan bu bitkinin özellikle çayının Migren tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir...




Hodan Bitkisi...



Deri çatlakları,doğum sonrası çatlakları VE özellikle Yüzdeki Kırışıklıklar için Hodan Yağı öneriyor Ömer COŞKUN...İnce bir tabaka uygulanması gerekiyormuş...



Ayrıca cilt için polen...Günde 1 tatlı kaşığı polen ağıza alınacak ve 1 bardak suyla içilecek....



Cilt için yine Kabak Çorbasını öneriyor uzmanımız....1 dilim bal kabağını haşlayıp kaşıkla iyice ezerek,1 tatlı kaşığı da Zerdeçal ekleyip tamamı tüketildiğinde cilt için mükemmel bir güzelleştirici ve koruyucu etkiye sahipmiş...




Ökseotu...

Yine harika bir bitki...Ökseotu,tansiyondan şekere ,beyin tümörlerinden bir çok hastalığa iyi geliyormuş....21 günlük Ökseotu Kürü hiçbir rahatsızlığınız olmasa dahi içildiğinde koruyucu etki gösteriyormuş....Ancak bu bitkinin hazırlanması diğrelerinden farklı....
1 Su bardağı ılık suya 1/2 tatlı kaşığı ökseotu hesabıyla atılır...Kesinlikle kaynatılmaz....Suya atıldıktan sonra 10 saat bekletilir ve soğuk olarak şekersiz içilir...



Üzerlik Tohumu...


Benim yıllardır mücadele ettiğim Allerjik Rinit için ideal bir çözümmüş , hemen deneyeceğim...Hatta Allerjik Astım,Kronik ve Akut Bronşit içinde kullanılması tavsiye ediliyor...Kullanım şekli şöyle;3 yemek kaşığı dövülmüş üzerlik tohumunu kaynamakta olan suya at ve buharını 3 dakika teneffüs et...15 günlük kür sonucunda şifa bulmak mümkünmüş...



Ömer Beyin tavsiyeleri bitmiyor;



*Her gün 1 bardak taze sıkılmış ve içine bir tatlı kaşığı zeytinyağı karıştırılmış havuç suyunu mutlaka tüketin diyor....



*Kireçlenmeler için özellikle boyun ve diz kireçlenmelerinde Ayrık Otu Kökü...10 dakika kaynatılıp 21 gün içilirse eklemleri rahatlacağını söylüyor...



*Damar tıkanıklığı ve damar hastalıklarında Siyah üzümün çekirdeklerinide çiğnemek surtiyle tüketilmesi veya havanda dövülerek yenmesi tavsiye ediliyor...



*Yemek aralarında su içilmemesi gerektiğini,içilmesi halinde yemeklerin yağını dondurduğu için bağırsaklarda ve midede rahatsızlık oluşturacağını söylüyor...



*Cep telefonunu kulağınıza yapıştırıp saatlerce konuşmayın diyor....Beyin tümörü yaptığı kaçınılmazmış....özellikle şarjının bitmesine yakın asla konuşmayın diyor...O esnada mikrodalga fırın etkisi yapıyormuş...



*Tiroidi düzenlemek için kereviz Tohumu,Nodülleri yok etmek için Isırgan Tohumu....



*Boyun tutulmalarında ise Sarı Kantaron yağını öneriyor....



Bol şifalı ve güzel günlşer dileğiyle!!!

1 Ekim 2010 Cuma

SEMİZOTU SALATASI (PİRPİRİM)


Yağmurlu,kapalı bir sabahtan sonra gülümseyen güneşle merhaba herkese!!!

Gece yağan yağmur havayı bayağı soğuttu derken sabah kapalı olan hava şimdi gülücükler saçıyor etrafa....Güzel bir Cuma günü yaşıyoruz şükürler olsun....Herkese Hayırlı Cumalar diliyorum....Cuma günlerinin vazgeçilmezi Bim takibim sonunda güzel ürünler aldım....netten takip edip sonrada işime yarayan birşey olduğunda hemen koşuyorum....Mesela bugün kızıma yağmurluk,oğluma penye badi ve kendime dedeğirmen kapaklı karabiber aldım....Bu tür alış verişler çok hoşuma gidiyor...Eveettt bugünün ana konusuna gelelim...herkesin sık sık yaptığı ve sevdiği Semizotu salatası....Diğer adıyla Pirpirim Salatası....Geçen hafta sonu Tuğçe Erzurumdan döndüğünde yapmıştım...Oda çok seviyor diye...Yapılışı çok basit ama çok şifalı....

1 bağ semizotu alınır,ayıklanıp iyice yıkanır,biraz sirkeli suda bekletilir...Daha sonra sarmısaklı yoğurt ve 2 yemek kaşığı mayonezle karıştırılarak afiyetle yenir....

Şen ve Esen kalın!!!!

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!