DUYGULARIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DUYGULARIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2020 Çarşamba

CORONA VİRÜS

 
Acaba Coronadan önce ve Coronadan sonra diyemi ayırsak hayatımızı....
Tabi hayatta kalabilirsek...Allah tüm dünyaya yardım etsin....Nasıl bir virüstür bu ,bunca insan öldü ve ölmekte...Yarabbi sen sonumuzu hayır eyle...Bu konu hakkında yazmak istedim çünkü şu anda dünyanın en önemli gündemi ve ne kadar daha devam edeceği belli değil.. Ülkemizde ilk vaka 11 Mart da görüldü ve 18 Martta 89 yaşında bir hasta öldü...
Bugün itibariyle vaka sayısı 2433 Ölen Hasta sayısı 59 ...
Daha çok yaşlıları ve kronik hastalığı olanları etkilediğinden ülkemizde 65 yaş üstündeki vatandaşlarımıza dışarı çıkma kısıtlaması getirildi...Bizlerde evlerimize kapandık ve zorunluluk olmadıkça çıkmıyoruz...
Bundan bir ay önce böyle şeyler yaşayacağımızı söyleselerdi güler geçerdik ve şaka sanırdık...
Herkesin hayatı alt üst oldu , okullara ara verildi,çocuklar intrernet üzerinden eğitim almaya çalışıyorlar,insanlar işe gidemiyor,ekonomi perişan...Ülkemiz yinede virüsü en geç alan ikinci ülke...
Hastalık hızla yayılıyor.ülkemiz tedbirler alıyor ve evlerimizden çıkmamamız için sürekli uyarıda bulunuyorlar...Dünyanın şu an için en çok ihtiyaç duyduğu tıbbi malzeme solunum cihazı ...Solunum cihazı olmadan nefes alamıyorlarmış hastalar ki bu virüs en çok akciğerleri etkiliyor...
Rabbim yardımcımız olsun...
Medicana.com dan aldığım yukarıdaki tablo alınması gereken tedbirleri anlatıyor...Ne kadar tedbir alsak da takdir yaradana ait...Hayatlar nasıl da alt üst oldu,zengin,fakir herkes bir oldu,statü farkı kalktı ortadan...Buda neyi anlamamızı sağladı dersiniz, aciz kullarız ve çaresiz kalıyoruz...
"Allah c.c Azze ve Celle"

Azze=Aziz (Güçlü , Kuvvetli)
Celle = Celil ( Ulu .Kudretli) 
Her ne kadar bu virüsün biyolojik silah olduğu söyense de mutlak birgüç var ve herşeyin Allahın gücü ve kudretiyle,bilgisiyle olduğuna iman eden biz müslümanlar bol bol dua ediyor, rabbimizden  af diliyoruz...
Çünkü Son 15 yıldır özellikle Türkiye için söylüyorum, yeme içmede abartı,lüx içinde yaşama,nereye tatile gitsek,doğum günümüzü nerde kutlasak,nişan,düğün,doğum v.b etkinliklerimizde çığrından çıkmış bir abartı organizasyonları,tamamen batıya özenti  ve unutulmuş örf anane ve gelenekler,terk edilmiş ibadetler,kuran harici mealci insanlar....
Böylece bu virüs hepimizi eve kapattı ve Alemlerin Rabbi dediki kullarım azdınız,belanızı buldunuz...Eskiden zenginler , ünlüler yurt dışına kaçardı bu gibi olaylarda ama artık kaçacak bir yurt dışı da kalmadı,alışveriş yapacak,yiyip içecek,tatil yapacak avrupa da çok zor durumda...
Ne büyük nimetmiş meğer korkmadan yaşamak,nefes almak,dokunmak,gezmek,koşmak,yürümek...Allahım eski özgür günlerimize geri dönmemizi sağla yarabbi...
Titizlik hastalığına yakalandık kafayı yiyecez sen yardımcımız ol ne olur...Ramazan ayının yaklaştığı şu günlerde camilerimize geri dönmeyi, Kabe-i muazzamın yeniden ziyarete açılmasını ve tüm insanlığa şifa nasip et et yarabbi...

21 Mayıs 2019 Salı

15.GÜN İFTAR MENÜSÜ ÖNERİSİ VE DOĞUM GÜNÜM

İftar Menüsü Önerimiz Şöyle;
*Patates Çorbası
* Fırında Sebze Kızartma
* Mercimekli Köfte
*Burgu Makarna
*Peynirli Duş Böreği (Sahur İçin)

Ve 20 Mayıs 2019
Bugün benim doğum günümdü...
Sabah başlayan kutlama telefonları sosyal  medyadan ve watsaptan gelen mesajlar ve en önemlisi eşimin gönderdiği güller...
Herkese çok teşekkür ederim...

Kızımın benim adıma bir pandayı evlat edinmesi çok farklı bir hediyeydi benim için...Artık birde panda evladım oldu...
Ayrıca Anneme ,eşime ve çocuklarıma- damatlarıma çok çok teşekkür ederim  bana değer verdikleri için....

18 Nisan 2019 Perşembe

BLOG DÜNYASI BANU ABLASINI KAYBETTİ

Hayat o kadar kısa ki bir varmış bir yokmuş diye başlayan hikayeler,bir anda sona eriyor...
Her canlı ölümü tadacak tabiki üzülmemek lazım belki ama yinede aramızdan ayrılanlara üzülüyoruz...Sanki bizler ölmeyecekmişisiz gibi...Yukarıdaki kolajı 9 sene önce doğum gününde hazırlamış Banu abla ve 2 resim daha ekleyebilirmiyim acaba derken 2020 yi göremeden bu şekilde kaldı kolaj ... Yazısı burada...Mekanı cennet olsun,çektiği acılar son buldu,amansız hastalıkla mücadele etti ve bitti...

25 Eylül 2018 Salı

YİĞİT EMİRİN SÜNNET DÜĞÜNÜ

Yoğun tempolu günlerin devamında erkek kardeşimin 3. oğlu Yiğit Emirin sünnet düğünü için İzmite gittik....Bu sene 4. sınıfa gidecek olan Yiğit Emirin 2 abisi var üniversite ve lisede okuyan...Halasının kıvırcığı evin küçük oğlu için tüm aile bir araya geldik...

Annesi ve babası çok güzel bir düğün organize etmişti...
Düğün salonuna gitmeden önce bahçede klarnet eşliğinde oynadık,eğlendik ve bol bol fotoğraf çekildik...



Yeni evlenen kızımız ve damadımızın da düğüne iştirak etmesi bizi çok mutlu etti,bir nebzede olsa hasret giderdik...
Kerem ve Yağız Efe kapıda misafirlere çikolata kolonya ikram ettiler,başlarında fesleriyle...
Halasının küçük kıvırcığı çok heyecanlıydı...
İzmir marşı ile ailece salona  girdiler,çok duygulandım...
Sonra annesini dansa kaldırdı Emir ve harika bir dans gösteri yaptılar ana-oğul...

Kerem çok mutluydu kuzenleriyle...

Pasta Keserken..




Kınada yaptık Emire,çok güzel oldu...
Gönlümüzce yedik içtik,eğlendik
Tüm aile bir araya geldik,birbirimizi gördük,sohbet ettik.En güzeli de Emirin mutlu olmasıydı...
Bir ömür hep sağlıklı,mutlu,huzurlu olsun kuzularım...
Son olarak da İzmir Marşıyla bitirdik düğünü,gururla...

27 Ekim 2017 Cuma

ÖMÜR DEDİĞİN

Hayırlı Bol Bereketli Cumalar Kıymetli Takipçilerim!!!
Yüreği güzel çok değerli takipçim yıllardır manevi desteğini hissettiğim Meral ablamın cuma mesajı olarak gönderdiği bu şiiri sabah okuduğumda şöyle bir sirkelendim,o video olarak göndermişti bende şiir olarak yazıp paylaşmak istedim...İnsanın yüreğine dokunan gerçekler bunlar,rabbim hakkı ile uygulayan kullarından eylesin...

ÖMÜR DEDİĞİN...

Hayata ha şimdi, ha sonra başlayayım derken bir bakıyorsun tükenmiş ömür. avucunda son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir yığın TECRÜBE kalıyor... Atsan atılmıyor, satsan satılmıyor...

"Gençlik bir kuştu, tutmak istedim tutamadım,
Yaşlılık bir paçavra, satmak istedim satamadım."


Bir ikindi gölgesi ÖMÜR dediğin.
Gece olur duramazsın,
güneş vurur kalamazsın.
Sade bir ikindilik, kısa bir dinlencelik...
Dünyaya ait ne varsa harcanıp gidiyor...


Yiyip içmeler, gezip tozmalar, gülüp eğlenmeler.
Evin, arabanın taksitleri,
Filanca yerde yaptığın tatil,
Almalar vermeler,
Saçıp savurmalar,
Senin sandığın, saklayıp durduğun altınlar,
Azıcık bile vermeye kıyamadığın paralar...
Hepsi bir bir kaçıyor senden, yada istemesen de sen onlardan ayrılmak zorunda kalıyorsun...


Bir SECDE yerleri kalıyor geriye.
Alnında mıh gibi çakılı kalıyor.
Bozulmuyor, kokmuyor,yitmiyor,
Bir o bize kalıyor...
Okşanmış yetim başı, öpülmüş anne eli, alınmış bir baba duası...

Reyyan kapısından geçmek için vize mahiyetinde, saklanmış ORUÇ'lar...
Gizliden şöyle, kimseye çaktırmadan bir fakirin eline tutusturulmuş, birileri görür diye konulmuş SADAKA'lar kalıyor..

Masivadan sıyrılıp, vakit saat dinlemeden açılmış eller, tek O'ndan istemeler, Tek O'na gönderilmiş dilekçeler kalıyor...

Yürekten söylenmiş Elhamdülillah, acizce, kulca edilmiş nasuh bir tevbe, isyanları yıkayan gözyaşları kalıyor...

Mü'mince gülüşler, şeker tadında sözler...

Kimsenin etini yemedeni kırıp dökmeden, gözünde yaş bırakmadan geçirilmiş günler kalıyor...

Biraz dur, bekle biraz ...
Arada bir arkana dön ve geriye neler bıraktığına bak.
Harcanmış yıllarını seyret usulca.
Bak nasıl bitiyor ömür dediğin....

Bir KAPIYA bir kere gidersin, ikincisinde utanırsın,
Ama bir KAPI var ki hergün gidersin, gitmelere DOYAMAZSIN...
Çünkü bilirsin seni KAPISINDAN kovmayacak bir tek O VARDIR...

Her gün, her gün içini dökersin,
Bir O sıkılmaz senden,
Bir O affeder seni,
Bir O yüzüne vurmaz AYIPLARINI...

SENİ SENDEN DAHA İYİ BİLENDİR....

29 Eylül 2017 Cuma

YEŞİL FASULYE DİBLESİ

Hayırlı Cumalar Kıymetli Takipçilerim!!!
Her Cuma bir huzur her sabah bir umuttur! Huzurunuz ve umudunuz daim dualarınız kabul olsun ...
Eylül ayının sonuna geldik artık,havalar iyiden iyiye soğumaya başladı...Okulların açılması ile düzenimizi de kurduk çok şükür...Kerem bu sene 5. sınıf...
Sebanur Ankarada , Tuğçe bebek bekliyor...Şubat gibi bir oğlumuz olacak inşallah...
Bunun gibi bir güzellik kapımızı çalacak...
Hazırlıklar başladı,anneanne olma yolundayım...
(Fotoğraf Alıntıdır) 
Bayağıdır yemek tarifi yazmamıştım,oysaki hergün birşeyler yapıyorum...
Dibleyi ilk defa denedim,sizlerle paylaşmak istedim...
Daha çok Karadenizde yapılan dible,fasulye,kara lahana ve kabak gibi sebzelerin pirinçle buluşması anlamına geliyormuş...Araştırdım öğrendim...Bizim mutfağımızda bulgurla yapılır bu yemek,Fasulyeli pilav veya Kahküllü Pilav olarak anılır...Ve bol sarmısaklı olur...
Kahküllü Pilav için tıkkkkk
Tarif Şöyle;
    Malzemeler:
  • Yarım kg taze fasulye,
  • 1 adet büyük boy soğan,
  • 2 adet domates,
  • 1 su bardağı pirinç,
  • Yarım yemek kaşığı salça,
  • 1 yemek kaş.tereyağı,yarım çay bard.sıvı yağ.
  • Tuz,
  • Sıcak su.

   Yapılışı:

  • Fasulyeleri ayıklayıp 1 cm kalınlığında keselim.
  • Domatesleri rendeleyelim.
  • Soğanları ince ince doğrayalım ve sıvı yağda pembeleşene kadar kavuralım,tereyağını da ekleyelim...
  • İçine fasulyeleri ilave edelim ve kavuralım.
  • Sonra domatesleri, salçayı ilave edelim ve karıştıralım.
  • Daha sonra fasulyelerin üzerini geçecek şekilde sıcak suyu ilave edelim ve fasulyeler yumuşayıncaya kadar pişirelim.
  • Yemeğin suyu azaldığında pirinçleri, tuzu ilave edelim.
  • Kısık ateşte pirinçler suyunu çekene kadar pişirelim.
  • Sıcak sıcak servis edelim...

Bu lezzetli yemeği denemeyenlere tavsiye ederim!!!
Ancak taze iken yiyin,2. güne kaldığında tatlılaşıyor...
Afiyet Olsun!!!

21 Temmuz 2017 Cuma

TATİL-2017-İZMİR ALAÇATI-ÇEŞME VE NEA GARDEN HOTEL

Didim Aquasis Otelden ayrılıp İzmire doğru yola çıktık...
İzmirde Küçükyalı 150. YIL PTT Evindeydik...Gayet güzel temiz odası ve merkezde oluşu işimize yaradı...Konakda saat kulesinde fotoğraf çekildik,denize sıfır %100 cafede yemek yiyip denizin ve esintinin tadını çıkardık,burası avm nin içinde harika bir mekan...Kolajın sol alt köşesindeki resimde görünen İzmir Büyükşehir Belediyesi...
%100 cafeden görünüm ve izmire gelip izmir köfte yemeden olmazdı..
Sonra kordonda gezinti ve fotolar...
İzmirde 3 gün kalmayı planlamışken ,Çeşme ve Alaçatı bu kadar yakın olunca  gitmek istedim,eşimde kırmadı beni ve hemen ETS turumuzu arayarak Alaçatıda bir Butik Hotelden 2 günlük yarım pansiyon rezarvasyon yaptırdık...Çok da iyi etmişiz,çok beğendik oraları...
Navigasyon bizi Hotelin önüne götürdü,harika bir alet...
Alaçatı-Nea Garden Hotelde  bizi Melih Bey ve Gülbin Hanım karşıladı...
Kendilerine çok teşekkür ediyoruz...Ne Garden Hotel için tıkkkkkk
O kadar isabetli bir karar vermişizki çok mutlu olduk...Diyebilirimki bir yıllık yorgunluğumuzu 2 günde attık kendi evimiz gibi olan bu Hotelde...Büyük otellerin curnuna ve koşturmasından uzak, tamamen kendi dairenizde kalıyormuşda bahçenizde havuza giriyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz...
Fotoğrafları büyütmek için üzerine tıklayabilirsiniz...
Biz yarım pansiyon rezerve ettirdiğimiz için sabah kahvaltısı,5 çayı ve Ege esintili akşam yemeği yedik...Diğer misafirler akşam yemeklerini otel dışında yemek üzere çıkıyorlardı...Bence yemeyenler pişman olmalı ki Gül Hanımın nefis lezzetlerini tatmadıkları için...İyiki yarım pansiyon tercih etmişiz dedirten,zeytinyağlı mezeleri ile mest eden,tam kıvamında yemekler yedik...
Açık havada mis gibi kahvaltı ve yemek ....
Bahçede harika oturma takımları ile çay keyfi...
İki katlı bir apartman düşünün ve dört daire hotelin odaları bu şekilde idi... 
Odaların içten görünüşü...
Gündüz ve akşam kafa dinleme yeri ....
Ünlülerinde tercih ettiği bir mekan...
Dışarıda keremin pozları ve havuz..
Daha Alaçatının içini gezmeden ilk akşam Çeşmeye gittik...
Çeşme Kalesi...

Çarşı içi ve kordon..
Çok beğendik biz Çeşmeyi ve Alaçatıyı...
Nefis dondurması ve meyveleri harika...
Domates şeklinde şeftali ve nektarin...
Ama esintisini anlatamam ancak yaşamak lazım...
üç taraftan denizin verdiği esinti allerjilerimi aldı götürdü,hiç ilaç kullanmadım orada...
Daha sonraki gün Alaçatının çarşısındayız,eski evlerinin önündeyiz...Rengârenk pencere ve kapıların süslediği cumbalı taş evleri, begonvillerin ve sardunyaların sarmaladığı Arnavut kaldırımlı sokakları, lavanta kokulu hediyelik eşya dükkanları, mavi tahta sandalyeli ve yöreye özgü motiflerle işlenmiş masa örtülerinin süslediği kafe ve restoranlarıyla pek keyifli bir atmosfere sahip...
Enfes damla sakızlı dondurması ve Kumrusu ile meşhur Alaçatıdayız,...
Herşey harkulade görünüyor...Hacımemiş sokağı, şirin kafe ve restoranları, antikacı dükkanları, galerileri, seramik ve cam işçiliği atölyeleri ve daha bir çok farklı mekânlarıyla dolu...
Sonra Sahile iniyoruz,Ilıca sahiline,deniz çok dalgalı ve haşin...Kumsalı, cam gibi denizi ve meşhur rüzgarıyla Alaçatı, her sezon yerli ve yabancıların akınına uğruyormuş... Rüzgarın yönü ve derecesine göre tercih edilen plajlardan en ünlüleri Kum Beach, Mocca Beach ve Çark Plajı imiş...Biz Ilıca plajında gezindik,eşim ve kerem ayaklarını soktu denize ve bende bol bol foto çektim...
06.07.2017 
Alaçatıda son olarak kahvaltımızı yapıp,Ankaraya doğru yola çıktık..Manisa-Salihli-Turgutlu yolu üzerinden giderken Turgutludan nefis Ege Zeytinlerinden aldık...Kayınbirederim ve Eltim bizi bekliyordu...Akşam 7 gibi ulaştık Ankaraya...Yemeklerimizi yiyip çayımızı yudumladıktan sonra heyacanla kızımızı almak üzere havaalanına giitik...11:30 gibi geldi Sebanur...5 aydır ayrı kalmanın özlemi ile buluştuk...Oradan yine Tedaş Misafirevindeydik...
Sabah uyanıp kahvaltımızı yaptıktan sonra bu sene kızımızın 2 arkadaşı ile oturacağı eve gittik..Arkadaşı Esra ailesinide çağırmıştı onlarlada tanıştık,çok mutlu olduk ve hemen kızımızın odasına yatak odası mobilyası almak üzere İKEA ya gittik...ogün 13 bin adım atmış olduğumu döndükten sonra telefonumdaki adım ölçerden gördüm ve çok yorulduk tabiki...İkea nakliye için 2 gün kurulum ve montaj için bir hafta süre verince,nakliye ve montaj işini kendimiz halletmeye çalıştık zira zamanımız yoktu...Eşim sağolsun geç saatlere kadar uğraştı,kızlarda ona yardım ettiler,ancak bitmedi ve 2. gün tekrar sabah gelip uğraştı ben ve Esranın anneside evi toparladık...Cumartesi akşama doğru 4 gibi Erzincana gelmek üzere yola çıktık ve çok şükür evimize gece saat 1:30 gibi ulaştık...
2017 yılı tatilimiz bu şekilde tamamlandı demiyeyim Kurban Bayramı içinde farklı planlarımız var...
Hayırlısı olsun diyelim ve yoğun iş temposu ve kavurucu sıcaklarla uğraşmaya devam edelim...
Şen ve Esen Kalın Efendim!!!

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!