22 Mart 2017 Çarşamba

BAŞAMEL SOSLU-KIYMALI LAZANYA

Kızlarım sayesinde  yiyip beğendiğim ve onların çok sevdiği Lazanyayı oğlumun isteği üzerine yaptım...Nefis mi nefis bir lezzet,denemeyenler mutlaka denemeli...Şu anda eğitimi için Polonyada olan küçük kızım umarım bu yazımı okumaz ,çok sevdiği için canı çeker büyük ihtimalle...
Lazanyanın Tarifi Şöyle;
    Malzemeler:
  • 12 adet lazanya
   Kıymalı harç için:

  • 500 gr kıyma
  • 2 orta boy soğan
  • 3 diş sarımsak(isteğe bağlı)
  • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
  • 1-2 adet rendelenmiş domates veya domates sosu
  • tuz
  • pul biber,karabiber
  Beşamel sosu için:

  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • tuz 
   Ve üzerine ;

  • yeteri kadar rendelenmiş kaşar peyniri


     Yapılışı:

  • İlk olarak kıymalı harcı hazırlayalım. Bir tencereye zeytinyağını koyup, yemeklik doğranmış soğanı hafif kavuralım...Kıymayı da ekleyip rengi dönene kadar pişirelim...Arzuya göre birkaç diş sarımsak ekleyelim...
  • Rendelenmiş domatesleri (sos da olur) ve domates salçasını da ekleyip karıştıralım...
  • Beşamel sos için tereyağını tencereye alıp eritelim ve unu ekleyip 1-2 dakika kavurduktan sonra  sütü ilave edelim...Kaynayana kadar pişirelim...
  • Kare bir fırın tepsisine veya borcama önce  beşamel sos dan bir miktar döküp yayalım. Lazanya yapraklarını beşamel sosun üzerine yanyana dizelim. Lazanyaların üzerine hazırladığımız kıymalı harçtan serpiştirelim. Üzerine tekrar beşamel sos döküp, lazanya yaprakları dizelim...
  • En üste beşamel sos olacak şekilde bitirelim  ve rendelenmiş kaşar peynirini de  serperek 180 drc. fırında 25 dakika kadar pişirelim... 
  • Aslında lazanyaları hafif tuzlu suda haşlayıp soğuk suya atarak da dizebilir ki ben ikinci seferde öyle yaptım daha yumuşak oldu...Ancak lazanyanın aslı bu şekilde hafif sert oluyor...Bunun müdavimleri bu şekliyle seviyor...Lazanyanın anavatanı İtalya olduğuna göre orjinal tarifinde haşlanmadan yapılıyor...Tercih size kalmış....
  • İç harcı olarak da kıymalı dışında peunirli ve ıspanaklı tercih edebilirsiniz...
                                          Afiyet Olsun!!!!

17 Mart 2017 Cuma

KURU FASULYE KEKİ

Hayırlı Cumalar Kıymetli İzleyenlerim!!!
Daha önce adını duyduğum ve kurufasulyeden de kek olur mu hiç dediğim ve Karatay Diyetinde tanışarak denediğim Kuru Fasulye Keki ile geldim bugün...
Gerçekten kuru fasulyeden kek oluyormuş...
İşte tarif aşağıda;
2 su bardağı haşlanmış kurufasulyeyi blenderden geçirin,3-4 yumurta,peynir,biraz zeytinyağı ,biraz tuz,yeşillik (maydanoz,dereotu) , biraz süt,1 çay kaşığı karbonat ekleyin hepsini iyice karıştırıp yağlanmış tepsiye dökün ve fırında pişirin...Nefis bir tuzlu kek oluyor...


Gluten alerjisi olanlar ve diyet yapanlar için harika bir kek...Unsuz oluşu cazip gelebilir...
Karatay Diyetinde şeker yasak olduğu için tuzlu olarak yaptım..Ancak normal toz şeker,yumurta,süt,un şeklinde tatlı bir kek de yapabilirsiniz...
Denemek isteyenlere kolay gelsin...

14 Mart 2017 Salı

YEŞİL BİBERLİ ÇÖKELEK *LOR KAVURMASI

Hayırlı Sabahlar Kıymetli Takipçilerim!!!
Sabah kahvaltısı için bir önerim var sizlere ki çoğunuz biliyorsunuzdur,özellikle Trakya tarafında çok yapılır, Edirneli annemin komşusu Fitnat Teyzeden öğrenmiştim  ben bu güzelliği...Arnavut Göçmenlerinin meşhur kahvaltılığıdır kendisi...Meral Ablama sevgiler selamlar olsun...Hafta sonu kahvaltıları için de çok uygun...
Karataycılar içinde harika bir alternatif ki grupta paylaşalı bir ay oldu neredeyse,çok lezzetli ve sağlıklı...Tabiki yeşil biberler yazdan dondurucuya kaldırdıklarımızdan peşin yazayım ki mevsimsiz sebze tüketmediğimiz anlaşılsın...
Bir miktar zeytinyağını tavaya koyup doğranmış yeşil biberleri fazla kavurmadan bir kase lor veya çökelek ilave ediyoruz...Sonra üzerine 2 yumurta kırıp karıştırıyoruz...
Bol kırmızı ve karabiber döküp servis yapıyoruz...
Hepsi bu...Şimdi diyeceksiniz ki bu kadar övgüyle anlattığın bu muydu?
Evet Efendim buydu!!!
Mutlaka deneyin,çökelek yemeyen çocuklarınıza da bu şekilde yedirin derim...
Çökelek peyniri; yağlı veya kısmen yağı alınmış sütün bekletilerek kendiliğinden çökmesi veya herhangi bir madde (limon, sirke,yöresel otlar gibi) ile çöktürülmesi sonucu elde edilen peynirdir. Bu peynirle sütün yapısındaki albümin ve kazein proteinlerinin her ikisi de bulunur.
Lor peyniri ise, herhangi bir süt ürününün yapımından sonra arta kalan suyunun (genelde tereyağı yapımından sonra kalan ayran veya peynir yapımından sonra kalan peynir altı suyu) çöktürülmesiyle elde edilir. Burada süt daha önce bir ürüne işlendiğinden dolayı lor peyniri sadece albümin proteinini içerir. Ayrıca yağ oranı da düşüktür.
Bu aralar süt ve süt ürünleri  hakkında derin bilgiler öğrenmekteyim ve uygulamaktayım...

Şen ve Esen Kalın!!!!

10 Mart 2017 Cuma

MANDA SÜTÜ VE MANDA YOĞURDU B12 KAYNAĞI

Hayırlı Cumalar Kıymetli Dostlar!!!
Cumanın bereketi ve güzelliği ile taçlanmanız dileğiyle...
Bugün Manda Sütü ve Manda Yoğurdu ile ilgili bilgi vermek istiyorum sizlere.Kzımda ve bende Gıda İntoleransı olduğundan bahsetmiştim...İnek,koyun,keçi sütü ve mamullerine karşı intoleransımız olunca bende Manda sütüne yöneldim...Sütü Köyden getirtiyoruz ...Sütten yoğurt ,peynir ve lor yapıyorum.İnanılmaz lezzetli ve kalıp gibi yoğurt oluyor,kaymağı enfes...
Googlede yaptığım araştırmalardan topladığım bilgiler aşağıdaki gibidir...


Manda sütünün vitamin, mineral ve protein miktarı diğer sütlere oranla daha fazladır. Günde bir bardak içildiği takdirde, vücudun besin ihtiyacının önemli bölümünü karşılayabiliyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için çok besleyici olan manda sütünde laktoz yani süt şekeri oranı da inek sütüne ve diğer sütlere göre daha düşük. Bu anlamda, manda sütü laktoza alerjisi olan insanlar için de bir alternatif niteliğinde.


(Bu sevimli Mandalar doğal süt kaynağı)
  • Manda sütünde diğer sütlere oranla iki kat fazla yağ bulunmaktadır. Bu sayede, vücuttaki enerji miktarını iki katına çıkarma özelliği gösteren manda sütü pek çok enerji içeceğinin de alternatifi konumunda. Ortalama yüzde 6 oranında yağ barındıran manda sütü, yağda eriyen vitamin yönünden de oldukça zengin durumda. A vitamini zengini olan manda sütü, gelişmekte olan çocukların bulunmaz nimet. 
  • Manda sütünün tüm bu özellikleri, manda sütünden üretilen diğer süt ürünlerine de yansıyor. Manda sütünden yapılan yoğurt, kaymak, peynir ve ayranın da kendine özgü faydaları bulunuyor. Manda sütünden yapılan bu ürünlere asıl lezzetini yağ asitleri veriyor.
  • Manda sütünün diğer sütlere göre daha beyaz renkte olmasının nedeni, mandalardaki karotenin A vitaminine dönüşüm oranının daha yüksek olmasıdır. Sadece sütü değil, manda yoğurdu, manda kaymağı ve manda peyniri de emsallerine göre daha beyaz renktedir. Bu nedenle, kahve ve süt tozu üreticileri de inek sütü yerine manda sütünü tercih eder. 
  • Manda sütü ve yoğurdunun kıvamı inek sütü ve yoğurduna göre daha yoğundur. Bir inek günde 30 kilograma yakın süt verirken, mandadan alınan günlük süt miktarı 5-6 kilogram arasında. 


                         Manda Sütünün Faydaları Nelerdir?

  • Vitamin ve protein zenginidir. Diğer sütlere oranla, yüzde 58 daha fazla kalsiyum, yüzde 40 daha fazla protein içerir. 
  • Protein verimlilik oranı fazladır.
  • Mineral zenginidir. Kalsiyum, demir ve fosfor oranı diğer sütlerden kat kat fazladır. 
  • Yağ miktarı fazla olduğundan verdiği enerji miktarı da diğer sütlere oranla daha fazladır. Diğer sütlere oranla 2 kat fazla yağlıdır, bu da manda sütünün vücuda 2 kat fazla enerji vermesi anlamına gelir.
  • Yağı fazla da olsa, kolesterolü yok denecek kadar az miktardadır. Diğer sütlere göre kolesterol değeri 3,14 mg/g azdır. 
  • Doğal antioksidan kaynağı olan, E vitaminin de öncü maddesi niteliğindeki alfa tokoferol miktarı ve peroksidaz aktivitesi fazladır. Bu da, manda sütünden üretilen tüm ürünlerin kalp hastalıklarına ve kansere faydalı olmasını sağlar. 
  • İmmunoglobulin, laktoferin, lisozim ve laktoperoksidaz gibi çeşitli biyokoruyucu maddeleri daha fazla içerdiğinden, özel diyetler için daha uygundur. Ayrıca bu durum, manda sütünü daha sağlıklı bir besin haline getirir. 
  • Manda sütünden elde edilen yoğurt antibiyotik niteliğindedir. 
  • Manda sütünden yapılan yoğurtta yüksek oranda B12 vitamini içerir. Kırmızı et yemeyenler ve vejetaryenler için sağlıklı bir alternatiftir.
  • Manda sütünden yapılan yoğurtta, magnezyum, çinko ve B2 vitamini bol olduğundan kalp ve kanser hastalıklarına karşı koruma sağlar. Özellikle kalın bağırsak kanseri riskini azalttığı söylenir.
  • Mide rahatsızlıklarının şikayetlerini azaltır.
  • Manda yoğurdunun mayalandırılması esnasında içindeki laktoz karbonhidratları parçalanır; bu durum sindirimi kolaylaştırır. Laktik asit bakterilerinin ürettiği antibiyotik ve antimikrobiyal maddeler bağışıklık sistemini güçlendirir. 
  • Manda sütünden yapılan mozarella, çocuk gelişimine katkı sağlar.
  • Çok besleyicidir.
  • Kemik erimesini önler ya da yavaşlatır.
  • Yaşlanmayı geciktirir.
  • Afrodizyak etkisi gösterir ve cinsel gücü artırır. 
  • Kilo vermeye ve düzenli uyku uyumaya yardım eder.
  • Fayda açısından, sütler arasında anne sütüne en benzeyeni manda sütüdür. Bu nedenle, bebekler ve çocuklar için de faydalıdır. 
  • Laktoz oranı da inek sütüne ve diğer sütlere göre daha düşük olduğundan, laktoza alerjisi olanlar için alternatif bir süttür.



Manda yoğurdu, tükenmeye yüz tutmuş bir doğal servettir. Dünya üzerinde yabani mandaların neslinin tükendiği yetmezmiş gibi artık üretiminin revaçta olmamasından dolayı evcil mandalarında soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Manda ülkemizde camış yada camız olarak bilinen bir hayvan. Eski tarihlerde yoğun bir şekilde yetiştirilirmiş ancak günümüzde besi hayvancılığının yaygınlaşması, su içinde yaşaması gereken bu hayvan için sonun başlangıcı olmuştur. Mandaların ter bezleri diğer sığırlara göre zayıf olduğundan sıcaklarda ve sıcak yerlerde su onlar için hayati bir ortam. Dünya üzerinde ırmak mandaları ve bataklık mandaları olmak üzere iki çeşit manda türü var. Mandalar, diğer evcil sığır türlerine göre bakımı daha zor, yetiştirilmesi daha zahmetli bir hayvan.

Gelelim manda yoğurdu ve manda sütüne; piyasada hakikisini alacağınız manda sütü ve manda yoğurdubilinen inek, koyun ve keçi ürünlerine kıyasla iki kat fazla kalsiyum ve protein içeriyor. Peki manda sütü ve manda yoğurdu niye bu kadar zengin? Çünkü mandalar sulak yerlerde sürekli otlamaları gereken hayvanlardır. Yani doğal ortam şarttır. Haliyle doğal ortamda koşan, zıplayan ve tamamen doğal bitkiler ile beslenen bir hayvanın ürünlerinin doğal ve daha fazla faydalı besin öğesine sahip olması kaçınılmazdır.
Bizim Manda sütü bulma imkanımız var çok şükür...
Büyük şehirlerde de belle noktalarda bulunuyormuş ancak bu konuda Samsun Türkiye de birinci sırada yer alıyormuş...

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!