16 Kasım 2018 Cuma

KEFİR MAYALAMA VE KEFİR HAKKINDA

Hayırlı Cumalar Kıymetli Takipçilerim!!!
Bugünkü konumuz Kefir...
Kefir hakkında yazılanlar çizilenler,konuşulanlar hep olumlu yönde...Bana doktorumun kemik erimesi için önerdiği her gün 1 bardak iç dediği kefiri mayalamaya 29 Ekimde başladım...Mayasını annem arkadaşından getirdi ve ilk önce o mayaladı bende öğrenmiş oldum...15 günden fazladır içiyorum...Eşimede veriyorum ara sıra...Çok sağlıklı hatta sütten yoğurttan daha faydalı olduğu söyleniyor...Bende bugün ballandıra ballandıra Kefirin faydalarını yazmak isterdim...Ancak; araştırırken anladım ki 10  gündür vücudumdaki özellikle kol ve bacaklarımdaki sulu döküntüler Kefirden oluyormuş...
Alerjik bünyeli olduğum için "ürtikerdir,birşey dokundu ama ne " arayışı içindeydim ki su çiçeği olmuş gibi döküntüler attı ve kaşınmaktan kanatmaya başladım...Her gece düzenli olarak yatmadan önce içmeye başlamıştım...Hatta kızım 9 aylık torunumuz içinde çok faydalı olduğunu söyleyince fazla mayalayıp ona da vermeye başlamıştım...Ondan gelen sonuç da kabızlık...Çocuğun bağırsak sistemi bozuldu...Şimdi ne desem ne yazsam bilemedim,herkesin bu kadar olumlu sonuç aldığı kefiri karalamak olmaz...Hemen İbrahim Saraçoğlu hocadan dinledim ...Saraçoğlu diyor ki öyle her canınız istedikçe içeceğiniz birşey değil kefir...Antibiyotik kullanımı sonucu bozulan bağırsak florasını onarmak için en fazla 5 gün içilebilir,içindeki yararlı bakteriler zamanla zararlı hale gelebilir...
Videodan da izleyebilirsiniz...
Çok mantıklı geldi,neden yıllar öncesinde yoktu bu kefir tamamen ticari kaynaklı olduğunu düşünmeye başladım...
Benim gibi allerjik bünyeli atopik insanların asla kullanmaması gerektiğini anladım...
Kefir doğal olarak tiramin ve histamin içerdiğinden her iki maddede mayalanırken ortaya çıkarmış...Histamin hemen her canlıda üretilen kimyasal bir bileşikmiş ve hücre dışına çıktığında alerjik reaksiyonlar ortaya çıkarmış...Özellikle allerjik bünyeli kişilerin uzak durması gerekirmiş...Sivilce ve çibana yol açtığı da kayıtlara geçmiş...
Demekki benim gibi doğuştan allerjik bir insanın kefirden uzak durması gerekir...
Kefirde bulunan bakteriler ve probiyotikler bulantı,baş ağrısı,ishal,karın ağrısı,mide rahatsızlığı,şişkinlik ve gaz olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyormuş...
Faydaları saymakla bitmeyen kefir bana göre değil ama dokunmayanlar için gayet güzel...
Mayalama işlemi kolay,ancak oluşma süreci uzun...
Kefir mayası karnabahara benzeyen partiküller içeriyor...

Kafkasya kökenli kefir, Rusça da “keyif veren” anlamına geliyor. Kefir, çok eski yıllardan beri özellikle Kafkasya bölgesinde yapılan, süt asidi ve alkol fermantasyonu yardımıyla yapılan köpüklü, koyu kıvamlı (yoğurt kıvamında), hafif ekşimsi fermente bir süt ürünü....Aslında içerisinde bulunan etil alkolden dolayı dinen harammı helal mi tartışmasını uyandırıyor...Ancak lahana turşusu,boza,sirke gibi yiyeceklerinde fermantasyonla oluştuğunu düşünecek olursak kefirin de helal bir yiyecek olduğunu anlayabiliriz...


Faydaları saymakla bitmeyen kefirin nasıl yapıldığına gelince... Yaklaşık bir kilo süte, ceviz büyüklüğünde kefir mayası yeterlidir. Kefir yapmak için ılık sütü cam kavanoza alın. İçerisine kefir mayasını ilave edip, 24 saat kadar bekletin. Mayalanan kefir, yoğurt kıvamında yoğun bir hal alır. Mayalandıktan sonra ise plastik süzgeç yardımıyla süzün. Böylece hem kefir mayanız hazır olur hem de kefir içilecek kıvama gelmiş olur. Ancak kefir yaparken şu püf noktayı unutmayın;  metal hiçbir ürünü kullanmayın deniliyor...
Yapılışı çok basit yeterki mayanız olsun...
Kaynatılmış sütü cam kavanoza doldururak yoğurt mayalama ısısından biraz daha serin bir ısıda bir dolu yemek kaşığı kadar mayayı sütün içerisine atın ve kapağını kapatın...Üzerine ışık almaması için bir örtü atın ve mayalanmaya bırakın...Ben mutfak dolabının içine koyuyorum ki ışıktan etkilenmesin,bu şekilde yapabilirsiniz...24 saat sonra açtığınızda kefiriniz tutmuş olacaktır...Hemen plastik bir süzgeçle süzerek başka bir kavanoza alın...Çıkan kefir mayasını soğuk sudan geçirerek kapaklı bir cam kaba alın ve üzerine su doldurun,bu şekilde  bir dahaki mayalamaya kadar buzdolabında saklayabilirsiniz...


14 Kasım 2018 Çarşamba

BEBEK YELEĞİ

Örgüye çok uzun zamandır ara vermiştim...Kış gelince örgü aşkım depreşti ve yarım kalan işlerimden başladım örmeye...Bu yeleği tamamladım...
İplerimden düz olan Nako Bonbon ve tüylü olan da Ayaz lif ipi...Sert gibi görünsede aslında yumuşak bir ip...Ayaz Lif ipinden daha önce lifler örmüştüm...burada
Kız bebek için uygun bir model oldu,bakalım kime kısmet olacak...
Arkası ve önü düz örgü ile tamamladım...Kenarlarına lastik örmediğim için oyaladım...kol kenarlarını olduğu gibi bıraktım...

Bu modelden daha önce kızıma da yelek örmüştüm burada....Kış ile birlikte örgü sezonuda açılmış oldu,herkese kolay gelsin...

9 Kasım 2018 Cuma

SOĞANLI TARHANA ÇORBASI

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini bil. İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşguliyetinden önce boş vaktinin ve ölümünden önce hayatının.” İki cihan perveri sevgili peygamberimizin bu hadis-i şerifi ne kadar anlamlı ve ders niteliğinde...Gerçekten değerini bilmemiz şükretmemiz gereken o kadar çok şey var ki , yeterki iyi değerlendirelim... Bugün cuma ve cumanın feyzi ve bereketi ile  hayırlı cumalar hepinize kıymetli takipçilerim...
Tarhana Çorbası ile geldim,dertlere şifa çorbası...
Un tarhanasını daha önce bu şekilde hiç denememiştim...Taki İzmitten dönüşte Osmancıkta içtiğim çorbadan sonra...Çok çok beğendim ve iyice inceledim,eve geldikten sonrada hemen pişirdim...Sizlerle de paylaşmak istedim...
Çorbamız İçin Malzemeler;
  • 1 baş yemeklik doğranmış soğan
  • Kişi sayısına göre 1 yemek kaşığı hesabıyla un tarhanası (Mesela 4 kaşık)
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2-3 yemek kaşığı tereyağı
  • Nane,tuz,pul biber,karabiber 

YAPILIŞI:
  • Tereyağını tencereye alıp, doğranmış soğanları kavurun...
  • Sonra tarhanayı ekleyip kavurmaya devam edin...
  • Salçayı da ilave edip karıştırın ve bir müddet sonra soğuk su dökerek çırpma teli ile karıştırarak pişirmeye bırakın...
  • Kaynadıktan sonra tuz,biber ve nane ekleyin...
  • Sıcak sıcak servis yapın....
                                 AFİYET OLSUN....

MOR ŞAMPUAN

Mor Şampuan bu aralar bayanlar arasında sıkça konuşulan ve araştırma ,deneme safhasında olan,aslında kuaförlerin kullandığı bir şampuan...Saçlarımın turuncuya dönüşmemesi için bende Işıltı attırdığım saçlarım için araştırdım ve birçok marka arasından Okay Marka aldım ve denemekteyim...Silver Şampuan da deniliyor...Ä°lgili resim
Kullanımım sonucunda mor şampuanın saçı çok fazla  temizlediğini düşünmüyorum,ancak cila yaptırıyormuş gibi düşünülürse ve haftada 1-2 kere kullanılırsa sıkıntı olmaz...
Bir kere normal şampuan gibi köpürmüyor,belkide o nedenle temizlemediğini  düşünmüş olabilirim...
Mor renkte oluşu acaba çok mu kimyasal içeriyor sorusunu düşündürüyor....Araştırdığım kadarıyla;
Mor şampuan genelde sarı, gri, açık küllü kumral ve beyaz tonda saçlarını boyamış olan kadınlar kullanmaktadır. Bu tonlar çok açık renklerde olup saça oturması zaman isteyen renklerdir. Açıcı ile işlem yapılarak açılan saç rengi istenilen saç boyası ile boyanmaktadır. Küllü bir saç rengi isteyen kadınların bu rengi oturtmaları zaman ister. Defalarca boyanarak ancak istediğiniz saç rengini elde edersiniz. Dipten çıkan saçlar ise istenilen rengin daha koyusu tonlarında olmaktadır. Altta işlem gören saç rengi ile diplerden gelen saçların ister istemez farkı olmaktadır. Ton olarak fark zaten vardır ama renklerde diplerden gelen saçlarda kızılımsı bir sarı yada turuncu bir renk çok az olsa da kendini belli etmektedir. Özellikle şimdilerde çok moda olan gri ve beyaz saçlar ilk boyandığında çok güzel bir görünümde iken zaman içerisinde renklerde bir solma ve bozulma olmaktadır. Mor şampuan işte burada devreye girerek renklerdeki bu bozulmayı ortadan kaldırmaktadır. Mor şampuan öncesi sonrası arasındaki renk farkı hemen fark edilir. Sarı saçlar içinde aynı şeyler söz konusudur. Saçlar platin sarıya boyandıktan sonra içerisindeki turuncu yansımalar kadınların çok fazla canını sıkmaktadır. Bu saç boyasının başarısız olduğundan değil saç telindeki pigmentlerin kızıl tonlarda olmasından kaynaklanmaktadır.
mor şampuan ile ilgili görsel sonucu
 Genelde siyah, kahve rengi ve koyu renklerde olan saçlarda bu pigmentler bulunmaktadır. Kuaförün burada yapacağı bir şey yoktur. Saçı mümkün olduğunca açar ve istenilen renge boyar ama bu turuncu ve kızılımsı yansımalar olur. Yada istenilen renk elde edilse bile saçlar yıkandıkça boya ister istemez saçlardan zamanla akacağı için saçlar da bu yansımalar oluşur. Mor şampuan ile yıkanan saçlarda bu yansımalar kaybolmaktadır. Silver şampuan saçlara istenilen rengin oturmasını sağlar.
ALINTIDIR...
Bakalım deneyip göreceğiz mor şampuanı...Aslında normal kahve ve kumral tonlarında boyalı saçlarada parlaklık verdiği söylenmektedir...

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!