20 Nisan 2018 Cuma

SOSYETE MANTISI

Ey Allahım! Yaptığımız işlerde muvaffakiyetler ihsan et bizlere. Kötü yollara geçenleri gittikleri yoldan geri çevir. Evlerimize mutluluk ihsan eyle. Taşımakta zorlanacağımız yüklerle bizleri sınavdan geçirme. Darda ve muhtaç koyma. Amin.Hayırlı Cumalar Kıymetli Dostlar...
Yoğun işler ve koşturmalar içinde pek sık yazamıyorum..
Hergün birçok şeyler pişiriyorum ama paylaşmaya fırsatım olmuyor,eskisi kadar fotoğraflayamadığımdan da kaynaklanıyor...Şimdi kameramın kadranında Göktuğ var çünkü...Onunla ilgili tüm çabalarımız...Kuzum büyüyor ama bir yandan da kolik bebek olması dolayısıyla hem çok ağlıyor hemde uyumuyor,uyutmuyor...
Geçecek inşallah,buda bir süreç neticede...
Basit ve lezzetli bir mantı çeşidi,daha doğrusu mantımsı diyelim...Gerçek mantının yerini hiçbirşey tutmaz...
Sosyete mantısı denmesinin sebebi hamur yoğurmadan hazır yufkayla kolayca yapılmasından kaynaklanıyor...
Daha önceleri kıymayı kavurmadan yapardım,içine soğanı rendeleyip,maydanoz,baharat karışımı ile yufkaya kaşık ile sürüp,sarar,ister yağda ister fırında kızartırdım...Annemden böyle öğrenmiştim...
Bu sefer farklı şekilde sardım,mantıları...
Hepinizin bildiği bir tarif ama ben bilmeyenler için yazıyorum...
3 adet yufkadan 12 adet çıkıyor...
    Malzemeler:
  • 3 adet yufka
  • 200 gr kıyma
  • 1 baş soğan
  • yarım demet maydanoz
  • kara biber,pul biber,tuz
  • bir kase yarısı su,yarısı sıvı yağ
  • sarmısaklı yoğurt
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı salça 
  • Soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında soteleyin ve kıymayı da ekleyerek kavurun...
  • Baharatları ve doğranmış maydanozu da ilave edin...
  • Yufkayı serip üzerine kasede hazırlayacağınız  su ve sıvı yağ karışımından fırça yardımı ile sürün...
  • Yufkayı dörde bölün ve her parçasına kıymalı içten serpiştirin,gül böreği şeklinde sarın,uç kısmına fırça ile yağ sürün ve kapatın...
  • Tüm yufkayı sardıktan sonra tepsiye dizin ve üzerine kalan sıvı yağ-su karışımından sürerek,biraz çekmesini bekleyin ve sonra  fırında kızartın.


Ben çok fazla kızartmadım,zaten kıymasıda kavrulduğu için altı üstü pembeleşince fırından çıkardım...
  • Sıcak sıcak servis tabağına alın ve üzerine sarmısaklı yoğurt gezdirin...
  • Tereyağında 1 tatlı kaşığı salça ve 1 çay kaşığı pul biberi  kavurun ve yoğurdun üzerine gezdirin...


Afiyetle Yiyin!!!

28 Mart 2018 Çarşamba

MISIR UNLU TATLI

Yıllar önce 2009 da yaptığım ve burada paylaştığım tatlıyı yeniden yapınca tekrar tarif vermek istedim...Gerçekten çok lezzetli ve kolay bir tatlı...
Tarifimiz Şöyle;
    Malzemeler:
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı mısır unu
  • 1 pk.kabartma tozu
  • 1 pk.vanilya
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1-2 su bardağı un
  Şerbet İçin:
  • 3 Su bardağı şeker
  • 4 Su bardağı su
  • 2-3 damla limon suyu
Hamuru yoğurup elinizde şekil vererek  tepsiye dizin,üzerine çatal ile şekiller verin ve 180 drc fırında kızartın...Şerbeti daha önce kaynatın ve ılımaya bırakın...Tatlıyı çıkardıktan 2 dakika sonra ılık şerbeti dökün...Tatlısını iyice çektikten sonra servis yapın...
Afiyet Olsun!!!

20 Mart 2018 Salı

DİNİMİZDE LOHUSALIKTA 40 UÇURMAK - YARI KIRK UÇURMAK HALLERİ


Kırk çıkarma nedir dinimizde yeri varmıdır ?

Lohusalıkla ilgili ülkemizde yer etmiş çok sayıda adet mevcut. Bu adetlerin bir kısmı annenin sağlığı açısından faydalı olsa da birçoğu hurafeden öteye geçemiyor. Bunların başında da yeni doğum yapmış annenin ve bebeğinin 40 gün evden dışarı çıkmamaları geliyor. İşte bu noktada adetler ve toplumda yer edinmiş inanışlar karşımıza çıkıyor. Dine mal edilen ancak dini hiçbir geçerliliği olmayan Al basması, lohusa ve bebeğin kırk gün boyunca hiç dışarıya çıkmaması, bebeğin üç ezan boyunca emzirilmemesi, yine bebeğin kırkı çıkmadan tırnaklarının kesilmemesi, kesilmesi durumunda ya arsız ya da hırsız olacağına inanılması gibi inanışlar ve uygulamaların dinimizde yeri yoktur. Bu konuda ne bir ayet ne de bir hadis mevcut değildir. 
*Bazı yerlerde bebek doğduktan sonra anneye bebeğini üç ezan süresince emzirmemesi söylenir. Bunun sonucunda bebek 9-12 saat aç kalacak demektir. Oysa bebeğin Hipoglisemi’ye girmemesi için doğar doğmaz emzirilmesi şarttır.

*Anneye Al basması olmasın diye altın takılır, kırmızı bezler bağlanır. Bunun zararı yoktur ama son derece gereksizdir. Al basması denilen durumun tıptaki karşılığı lohusa humması adı verilen mikrobik bir durumdur. Antibiyotikler sayesinde son yıllarda neredeyse hiç görülmemektedir.

*Yine bazı yerlerde geleneğe bağlı olarak ilk süt yani adına ağız sütü denilen kolostrum bebeğe verilmeden toprağa atılır. Bunun bereketi artıracağına inanılır. Oysa bu ağız sütünün çok güçlü antioksidanlar içerdiği ve bebekler için inanılmaz bir koruyucu olduğu tıbben kanıtlanmış durumda.

14 Mart 2018 Çarşamba

GÖKTUĞ BUGÜN 26 GÜNLÜK OLDU

Herşeyin İlki bir başka...İlk heyecan ilk bekleyiş,ilk nefes...
Evlat başka bir nefes tabiki...O doğuma giderken onu beklerken canımdan can gitti sanki...3 çocuğum oldu bu kadar heyecen yaşamadım,evladının canı sözkonusu olunca başkaymış,bir hafta kala uykularım kaçtı,son gece hiç uyumadım...
Sabah son hazırlıklar tamamlandı,heyecan dorukta...
Asansörle ailece amaliyathaneye iniyoruz...
Küçük kızım o kadar çok istediği halde o gece uçağı kaçırdığı için doğum saatine yetişemedi, yeniden bilet alıp, öğleden sonra gelebildi...Eşim,dünürüm,damadımızın halası ve ben...
Tuğçeyi amaliyathaneye uğurladıktan sonra büyük bir hızla bizde hastane odasını süsleme geçtik...
Kapıdan başladık en önce...Daha önceden hepsini dikip hazırladım...Kapının dıştan ve içten görüntüsü...Misafir odası olan dubble oda seçmiştik,Tuğçenin odasından değil diğer kapıdan giriş çıkış yapıldı,çok rahat ettik...
Organizasyon işiyle uğraşan biriyle konuştum tüle balon bağlıyacakmış falan filan diyince ben kendim hazırlamak istedim...Tülden ponponlar hazırladım...
Bebek küvezinin etrafına ve anne yatağının altbaşlıpına...
Saten çizgili kurdela üzerine tülü büzüp diktim...
Takı yastığı ve diğer süslemeler...
Misafirlerimize ikram etmek üzere şerbet kaynattım...Şerbet Sebilimize koyduk...Bildiğimiz kırmızı lohusa şekerinin mavisi çıkmış şimdi erkek çocuklar için...Şerbeti kaynatırken içine tarçın,zencefil,karanfil ve şeker ilave ettim...O nedenle rengi su yeşili oldu ama tadı harikaydı...Sadece  kızamık şekerini kaynatınca tadı güzel olmuyor...

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!