30 Kasım 2011 Çarşamba
KIRMIZI PANCARLI PATATES SALATASI
29 Kasım 2011 Salı
KÖPÜK TABAKLARI ATMIYORUZ....

Köpük tabağı geçen gün yoğurt kaplarını kapladığım yapışkanlı kağıt ile kapladım....
Daha önce Öğretmenler günü için Keremin Öğretmenlerine yaptığım sabunlardan artanları içine yerleştirdim...
Çamaşır makinamın üzerinde mis kokulu süslü sabunlarım oldu....Sizlere de fikir olması açısından yayınlıyorum...Umarım beğenirsiniz?Bu arada Keremin Kreşini değiştirdik...Kerem 2 senedir Özel Kreşe gidiyordu...Şimdi Anaokuluna yazdırdık....Erzincan Anaokulu....Görmek isterseniz TIKKK!!! ....Büyük abilerin okuluna gidiyorum diye seviniyor...Şimdilik bir problem yok...Zaten Kerem evde yaramaz olan çocuklardan...Kreşte kurallara en çok uyan,saygılı,başarılı bir çocuk...Evden çıkana kadar babasına ve bana etmediğini bırakmıyor,kıyafetlerini giymek istemiyor,ağlıyor,bir bahane buluyor mutlaka....Ama kreşe geldiğimizde hemen maskesini değiştirerek hiç birşey yokmuş gibi giriyor içeriye....Öğretmenimizde çok tatlı hem Kerem hemde ben çok sevdik....Başak Hanıma teşekkür ediyoruz,ilgi ve alakasından dolayı...Çocuklarla ilgilenmek zor zanaat...Yarın Keremin doğum günü bu akşam hazırlıklarımı yapıp yarın ailece kutlayacağız inşallah...
28 Kasım 2011 Pazartesi
HAFTA SONU MİSAFİRİMİZ VE BİZ


Esen kalın sevgili izleyenlerim,muhabbet ile.... 27 Kasım 2011 Pazar
YOĞURT KUTULARINI KAPLADIM*SÜSLÜ ERZAK KUTULARIM OLDU
Tarhana,bulgur,pirinç ne varsa doldurdum ....
İyi akşamlar diliyorum herkese,sağlıkla kalın efendim!!!
25 Kasım 2011 Cuma
ANNELER VE KIZLARI TOPLANTISI HEDİYE SABUNLARIM
24 Kasım 2011 Perşembe
ÖĞRETMENİME ....

22 Kasım 2011 Salı
HAZIR SU BÖREĞİ YUFKASINDAN YALANCI SU BÖREĞİ


Yanında bir fincan çay veya bir bardak ayran ile yiyelim....
21 Kasım 2011 Pazartesi
ÖR-SÖK ŞAL


Mart ayında başlayıp devam edemediğim şalımı bitirdim...Bir taraftan yarım işlerimi toparlarken bir taraftan da yenilerini başlıyorum....Ama bu şalı bitirdiğime sevindim...



5-Düz ördüğümüz ve iki başında bıraktığımız ilmekleri sıra sonuna kadar sökelim...
6-3 adet 4 fıstıklı (6şar dolgulu) çiçek örelim ve karşılıklı olarak büzerek çiçekleri dikelim....
18 Kasım 2011 Cuma
ERKEK ÇOCUK CEPKENİ
15 Kasım 2011 Salı
ELMALI PONÇİK
1 paket (250gr) margarin/tereyağı, oda sıcaklığında
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
10 yemek kaşığı şeker
1 pkt.kabartma tozu
aldığı kadar un
İç Malzemesi:
3-4 elma, rendelenmiş
5 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı dövülmüş ceviz
YAPILIŞI:
Elmayı toz şekerle pişirin. Soğuyunca tarçın ve cevizi ekleyin...Tüm malzemeleri karıştırın kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin...Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp poğaça yapar gibi avucunuzda açın. Ortasına elmalı harçtan koyup kenarları üstte birleştirin. birleşme yerleri üste gelecek şekilde tepsiye dizin. Bıçakla kurabiyelerin üzerini paralel olarak kesin. (2 çizgi) Önceden ısınmış 180C fırında pişirin. Piştikten sonra soğutup pudra şekeri ile servis yapın.
14 Kasım 2011 Pazartesi
KOLAJLARDA BİZ
28 EKİM 2011....21.evlilik yıldönümümüz ,akşam Cafetellideyiz....08.11.2011...
Sevgili arkadaşım Şengül'ün biricik kızı Beliş'in doğum günü ve Gün gurubu arkadaşlarımızla...Kerem ile Belinay arasında 21 gün var....
Erzincana ilk kar düştüğü gece....Bahçemiz...13 Kasım 2011 Pazar
ELMALI TURTA


3 adet yumurta
2 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı yoğurt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un
Ara malzemesi:
5 adet elma
6 çorba kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
YAPILIŞI:
Önce ara malzemeyi hazırlayın. Bunun için; elmaların kabuklarını soyup rendeleyin. Toz şekeri ilave edip kısık ateşte elmalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Ocaktan alınca tarçın ve cevizi ilave edip karıştırın. Ara malzemeniz bir kenarda soğurken keki hazırlayın. Yumurta ve şekeri tel çırpıcıyla çırpın. Sıvı yağ ve yoğurdu ilave edin. Bildiğimiz kek hamurundan biraz daha koyu olacak şekilde azar azar un ekleyin. Kabartma tozu ve vanilyayı da ilave ettikten sonra hamurdan bir topak ayırıp, kalan hamuru yağlanmış tepsiye dökün. Hazırladığınız elmalı harcı üzerine yayın. Ayırdığınız hamura un ilave ederek sert bir hamur elde edin ve elmalı harcın üzerine rendeleyin. Önceden ısıttığınız orta dereceli fırında üzeri pembeleşene kadar pişirin...Bir bardak çayın yanında afiyetle yiyin...
12 Kasım 2011 Cumartesi
BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM
Herkesin memleketi kendisi için özel ve güzeldir...Erzincanın şirin ilçesi Kemah için de ben aynı şeyi düşünüyorum.Annem ve babamın Kemahlı olması,akrabalarımın olması orada yaşamadığım halde yıllar önce sürekli gidip gelmemize neden oldu....Erzincana 45 dakika uzaklıkta olan Kemaha yaklaşık 5 yıldır gitmemiştim...Dayımın orada ikamet etmesi nedeniyle ziyaret amaçlı bayramdan önce bir haftasonu gittiğimiz Kemahı hazin bulduğumu söylemeliyim...Gezdim,duygusal anlar yaşadım...Anne ve babamın çocukluklarının geçtiği benimde çocukken tatillerde kaldığım yerleri görmek çok güzeldi...Çocuklarımın özellikle Keremin Fırat kenarındaki mutluluğu görmeye değerdi...Doğduğum evin resmini çekmek ayrı duygular yaşattı bana...
Göçen gitmiş, kalan üç beş garip ihtiyar
Yetim kalmış Kemah, bilmem daha nesi var,
Mekânı taş dibi, gözlerinde yaşı var.
Gedik sönmüş, yüreğinde çifte sızılar,
Fatihaya muhtaç kabristanda mevtalar
Küskünmüdür aleme, bu nasıl şansı var,
Boyun bükmüş kalesi, ebedi yasımı var.
Aslı Kıpkaç’tır, oymağı belkide Kemâk
Tarihte düşmana olmamış asla yamak,
Her zaman başı dik,açık alnı ak mı ak,
Yergi değil övgü, sana olmalı hem hak.
Fırat bulanıktır, nerde çayın suları?
Genç nesil perişan, ne olacak bu halı?
Susuzluktan kurumuş, yemyeşil bağları,
Hastadır, hasta eder içindeki sağları.
Tugay Hatun, Midilli, Ali Baba çeşmeler,
Su döğülmüş havanda, hayal imiş öğütler,
Yapışmış iliğine bit mi yoksa keneler,
Tesellisi olmuş sonu hüsran vaadler.
İslâm orduları duymuş yüce şanını,
Koymamış küffarda,öç ile haklı ahını,
Unutma sakın Ahmet Mengücek adını,
Gel sahip ol yurduna, helâl etmez hakkını.
Kıvamüddin, Şeyh İlyas Kelâm-i Yakup
Bu yurdun öz oğlu, iftiharıdır yahut,
Her taşı elmas, belkide zümrütle yakut,
Asıp kesmiş bir vakit, Timur denen Başkurt.
Hünkâr Yavuz beğenmiş, kalmış koca sekiz gün
Nerde o şanım, diye diye dövündün
Sırrı kalende saklı, yurtta yuvada TÜRK’ün,
Enkaz olmuş taşınla, yine ölmez bütünsün.
Övdükçe övmüş,bir vakit Evliya Baba,
Gitmiş o saltanatı,gelmez geri ne fayda
Kombina çare değil, değermiydi kayda.
Azrail göğsünde, tatlı canın hayhayda,
Bitmez ki dilekler, bitmez ki gamla kahır,
Bıçak kemiktedir, kalmadı artık sabır,
Kemah,bir hiç değil,hem bey hem de paşadır,
İsmini yazsam tenime, bilirim ki çok azdır.
Dolu düşer, yollar kapanır aslıdır kar,
Kahpe felek böylesine olma zulümkâr
Bir tarafta güneşin, bir tarafın sonbahar,
Bizim ele de artık, gelsin ilkbahar.
(1985 Yılı)
.jpg)








