30 Kasım 2011 Çarşamba

KIRMIZI PANCARLI PATATES SALATASI


Güzel bir Çarmamba Sabahından,Kasım Ayının Son Gününden Selamlar Hepinize!!!
Kasım ayının son günü ve yılın bitmesine 1 ay kala havanın soğukluğu tüm şiddetiyle devam ediyor...Şükürler olsun sıcacık evlerimizde bunu pek hissetmiyoruz ama ben ve benim gibi iş yerindeki arkadaşlarım elektrik ocağıyla ısınıyoruz...Hala kalorifer yakıt problemimiz halledilmedi...Bu hafta sonu düzelir diye ümit ediyoruz...Ve hal böyle olunca ben hep Vandaki vatandaşlarımızı düşünüyor ve üzülüyorum...Buz gibi havada çadırlarda yaşamaya çalışıyorlar,rabbim yardımcıları olsun!!!

Bugün kırmızı pancarlı patates salatasının tarifini vereceğim sizlere;Kırmızı pancarı ve rengini çok seviyorum,hele turşusu harkulade...

MALZEMELER:
----------------

2-3 adet orta boy patates

1/2 çay bardağı pancar turşusunun suyu

3 yemek kaşığı süt

Üzerine pancar turşunun taneleri


YAPILIŞI:

----------

Patatesleri haşlayıp,patates ezeceği ile ezelim,sütü karıştırıp püre haline getirelim.Daha sonra pancar turşunun suyunu ekleyip iyice karıştıralım.Salata tabağına aldıktan sonra üzerine turşunun tanelerinden koyup süsleyelim....Afiyet olsun!!!

29 Kasım 2011 Salı

KÖPÜK TABAKLARI ATMIYORUZ....


Saygı ve Selamlarımı Sunarak başlamak istiyorum bugünkü yazıma kıymetli izleyenlerim!!!

Yoğunluk ve koşuşturma içinde geçen gündelik yaşamıma renk katmak için ara sıra değişik uğraşlar buluyorum kendime...Mutfakta uğraşırken gecenin geç saatinde birden aklıma geldi daha doğrusu "Fikrim Geldi" ....Köpük tabakları çoğunlukla atmıyorum ,lazım oluyor...İş yerine birşeyler getiriyorum falan....Ama bu sefer başka değerlendirdim....


Köpük tabağı geçen gün yoğurt kaplarını kapladığım yapışkanlı kağıt ile kapladım....



İçine şerit yapay çimen yerleştirdim...

Daha önce Öğretmenler günü için Keremin Öğretmenlerine yaptığım sabunlardan artanları içine yerleştirdim...
Çamaşır makinamın üzerinde mis kokulu süslü sabunlarım oldu....Sizlere de fikir olması açısından yayınlıyorum...Umarım beğenirsiniz?Bu arada Keremin Kreşini değiştirdik...Kerem 2 senedir Özel Kreşe gidiyordu...Şimdi Anaokuluna yazdırdık....Erzincan Anaokulu....Görmek isterseniz TIKKK!!! ....Büyük abilerin okuluna gidiyorum diye seviniyor...Şimdilik bir problem yok...Zaten Kerem evde yaramaz olan çocuklardan...Kreşte kurallara en çok uyan,saygılı,başarılı bir çocuk...Evden çıkana kadar babasına ve bana etmediğini bırakmıyor,kıyafetlerini giymek istemiyor,ağlıyor,bir bahane buluyor mutlaka....Ama kreşe geldiğimizde hemen maskesini değiştirerek hiç birşey yokmuş gibi giriyor içeriye....Öğretmenimizde çok tatlı hem Kerem hemde ben çok sevdik....Başak Hanıma teşekkür ediyoruz,ilgi ve alakasından dolayı...Çocuklarla ilgilenmek zor zanaat...Yarın Keremin doğum günü bu akşam hazırlıklarımı yapıp yarın ailece kutlayacağız inşallah...

28 Kasım 2011 Pazartesi

HAFTA SONU MİSAFİRİMİZ VE BİZ

Merhabalar !!!
Güzel bir Pazartesinden,hafta başından sevgiler selamlar hepinize!!!
Bu hafta sonu misfirimiz vardı Erzurumdan....Tuğçe ve arkadaşı Şule...Şule kendi kızımız gibiydi,ilk defa tanışmamıza rağmen içten,samimi,güler yüzlü tavırlarıyla kalbimizi fethetti...Sanki yıllardır evimize giren çıkan biriymiş gibiydi...Tuğçe ile Şule aynı ünv.aynı bölümde , aynı sınıfta , aynı yurtta ve aynı odada beraber kalıyorlar...Perşembe akşamı geldiler saat 8:30 gibi,Erzurum-Erzincan arası 2,5 saat mesafede...İtiraf etmeliyimki ilk gelecekleri gün bayağı kasıldım,nasıldır,nedir diye...ama kapı açıldığındaki gülen yüz beni çok rahatlattı...Çok sevdik Şuleyi çokkkk....İlk akşam evde yedik yemeğimizi,kolajda gördüğünüz üzere,elimden geldiğince birşeyler yapmaya çalıştım...Gerçi ben özendikçe güzel olmadı ama neyse...
Cuma günü iki kafadar alışverişe çıkıp,akşam üzeri iş yerime geldiler,birlikte Keremi alıp eve döndük...Akşam yemeğinde dışarıdaydık...Yedik içtik,anneanne ve babaannede bizimleydi...Tatlılara ve çaya evde devam edildi....Keremin parmağını kapıya sıkıştırması üzdü bizleri çok ağladı ama şimdi iyi...

Cumartesi günü ben Keremle evde kaldım,yemek -pasta-börek hazırladım....Giderken yanlarında götürmek üzere...Eşim kızları önce Ekşisuya götürdü,gezdirdi,sonrada çarşı-pazar alışveriş...Sofralarımızdan birkaç görüntü yayınlıyorum,kahvaltı masalarımızı telaştan çekemedim....Akşam görümcemde toplandık,akrabalarımızla beraber,pasta-börek-çörek ve bol muhabbetle...Pazar günü kahvaltıdan sonra kızlar at diye tutturdular...Babası kıramadı aldı götürdü hepsini...Benim kızlarda oğlanda alışıklar binmişler ama Şule benim gibi korkmuş binememiş,sadece fotoğraf çekilmiş....Yemekten sonra çay,kahve derken dönüş saati geldi...Uğurladık kızlarımızı...Umarım misafirimizi memnun edebilmişizdir....Aslında ona artık misafir gözüyle bakmıyorum,oda bizim kızımız oldu,kızları üçlemiş olduk..... Esen kalın sevgili izleyenlerim,muhabbet ile....

27 Kasım 2011 Pazar

YOĞURT KUTULARINI KAPLADIM*SÜSLÜ ERZAK KUTULARIM OLDU



Merhabalar Herkese,Sevgiler,Selamlar!!!
Boşalan yoğurt kutularını içlerine erzak koyarak değerlendiriyorum ben,sizlerden de kullananlar vardır...Geçen gün gözüme takıldı,hepsi aynı desen olsun dedim ve süslemeye karar verdim...Yapışkanlı rulo kağıtlardan aldım ve hepsini kapladım...Dolabı açtığım zaman gözüme güzel görünsünler istedim ve öylede oldu....Galiba ağaç kabuğu deseni...




Üzerlerine de içlerinde olan erzakların adını yazdım kolayca almak için....
Un ve şeker kutum büyük boy 5 kğ lık....Diğerleri küçük boy 3 kğ lık....
Tarhana,bulgur,pirinç ne varsa doldurdum ....

İyi akşamlar diliyorum herkese,sağlıkla kalın efendim!!!

25 Kasım 2011 Cuma

ANNELER VE KIZLARI TOPLANTISI HEDİYE SABUNLARIM

Hayırlı Cumalar Herkese!!!
Cumanız vede Muharrem ayınız mübarek olsun!!!
Yine sabun yine hediye....Ara sıra yapıp bir yerlere giderken paketleyip götürüyorum gönül alma babında...
Buda elmalım serisinden....Nezihe teyzeme götürdüm....



Kalbim sende serisinden olan bu sabunları da Nezihe teyzenin kızı benim de can arkadaşım Belmaya....Belmanın evindeydik,yedik içtik,harika şeyler hazırlamıştı bizim için...Anneler ve kızları toplantısı yaptık açıkçası,eski günler yadedilerek...
Biz çok memnun kaldık,bir daha buluşmak ümidiyle ayrıldık....
Eski dostlarınıza sahip çıkın ,çünkü "ASLA ESKİ DOST DÜŞMAN OLMAZ"......
Esen Kalın Efendim!!!

24 Kasım 2011 Perşembe

ÖĞRETMENİME ....



Beni doğuran,besleyen,uyutan,giydiren,temizleyen,öğreten,eğiten biricik anneciğimin,sevgili ilkokul öğretmenimin Öğretmenler Günününü kutluyor ,ellerinden öpüyorum!!!

Ayrıca; öğrenim hayatım boyunca bende sonsuz emeği olan bütün öğretmenlerimin,çocuklarımın öğretmenlerinin ve öğretmen olan arkadaşlarımın ,blog dostlarımın da öğretmenler gününü tebrik ediyorum...

Ve öğretmen olan canım kardeşim Arzunun , Sevgili Özgül Teyzemin,Nurten Ablamın ,Güler Ablamın ve Tülayın da öğretmenler gününü kutluyor,çok değer verdiğim bu mesleği yerine getirenlere gıpta ile bakıyor,sonsuz saygı duyuyorum...


Her mesleğin bir sonu vardır,ama Öğretmenliğin,Öğretmenin sonu yoktur....

22 Kasım 2011 Salı

HAZIR SU BÖREĞİ YUFKASINDAN YALANCI SU BÖREĞİ


İyi Akşamlar Sevgili İzleyenlerim,Çok Kıymetli Gönül Dostlarım!!!
Güzel bir Salı gününün akşamına yaklaştığımız şu saatlerde günün hareketli temposu biraz olsun yavaşlamış durumda...Güne hızlı bir tempoyla başlayıp,biraz duraklıyor ve iş çıkışı tekrar hızlanarak yatana kadar hiç durmadan koşuşturuyorum....Ben ve benim gibi çalışan hanımların ve ev hanımlarının kaderi bu...Ev hanımlarının dedim çünkü gerçekten ev hanımlığı çok daha zor...Onlar için mesai mefhumu yok,durmak yok dinlenmek yok...Bazen iyiki çalışıyorum diyorum,en azından farklı işle meşgul olup,kafamı dağıtıyorum...Belki daha çok yoruluyorum ama en azından kendimi dinleyecek vaktim oluyor....Herneyse ne olursa olsun kadın olmak zor zanaat....İşler,güçler,yemekler,çocuklar v.s...v.s



Börek dedim nerelere geldim,konumuza dönelim şimdi....Geçen gün bir blog arkadaşımdan okumuştum bu böreğin tarifini ama kimden okuduğumu unuttum,bağışlasın beni ve lütfen okursa bana yorum yazsın,yazsın ki ona çok çokkk teşekkür edeyim....Böyle harika bir tarifi paylaştığı için....Bundan sonra yufka kullanmak yok,hazır su böreği yufkası kullanmak var....
Süper bir börek,süper bir tarif....Hem kolay,hem leziz.....Mutlaka deneyin arkadaşlar!!!
Tarifimiz Şöyle;

MALZEMELER:
----------------
1 pkt hazır su böreği yufkası (4 adet yufka)
3 su bardağı süt
2 su bardağı su
1 su bardağı sıvı yağ
1 yumurtanın sarısı

İç malzeme:
------------
Peynir-Maydanoz


YAPILIŞI:
-----------
*Benim aldığım hazır su böreği yufkasının içinden 4 adet çıktı,sizin aldıklarınız daha fazla olabilir,ona göre işlem yaparsınız...
Tepsimizi sıvı yağ ile yağladıktan sonra su böreği yufkasının birini tepsiden taşacak şekilde serelim...Diğer yufkayı bölerek arasına hiçbirşey dökmeden sade olarak döşeyelim...Peynirli-maydanozlu iç harcını serpelim...Sonra kalan 2 yufkayıda yerleştirerek ,yufkanın taşan kısımlarını üzerine kapatalım...(Ben üst kısmı düzgün dursun diye üzerine aynı boyutta bir tepsi kapatarak ters çevirdim.) Daha sonra böreği dilimleyelim...Diğer tarafta süt,su ve sıvı yağı bir tencerede kaynatalım,dilimlediğimiz böreğin üzerine kepçe yardımı ile dökelim...Üzerine yumurta sarısı sürerek 180 drc.fırında kızartalım... İster sıcak sıcak,ister ılık servis yapalım....
Yanında bir fincan çay veya bir bardak ayran ile yiyelim....


*Dilerseniz böreği patatesli veya kıymalı iç harcı ile de deneyebilirsiniz


*Yufkalar zaten yumurtalı olduğundan içine yumurta koymalımıyım tereddütünü yaşamayın...


*Haşlanmadan yapıldığı için zahmetsiz ve leziz bir börek yapmanın keyfini yaşayın!!!


AFİYET OLSUN AMA KİLO OLMASIN!!!

21 Kasım 2011 Pazartesi

ÖR-SÖK ŞAL


Günaydınlar Sevgili İzleyenlerim,Hayırlı Sabahlar!!!
Yine yoğun bir hafta sonunun ardından Pazartesi iş başı yaptık...Hafta sonu düğünümüz vardı,eşimin kuzeni evlendi...Kına gecesi,düğün derken güzel 2 akşam yaşadık...Fatih-Gülen çiftine buradan da mutluluklar diliyorum...Şimdi şala geliyorum....

Mart ayında başlayıp devam edemediğim şalımı bitirdim...Bir taraftan yarım işlerimi toparlarken bir taraftan da yenilerini başlıyorum....Ama bu şalı bitirdiğime sevindim...



Işıltılı ip ile ördüğüm şalda 6 numaralı şiş kullandım....


Nohut rengi ayrı güzel oldu sanki...

Ölçülerini şöyle izah edeyim;
1-75 ilmek ile başlayın


2-Haroşa ile başlayalım....15 haroşa,15 düz örgü,15 haroşa,15 düz örgü,15 haroşa olarak toplam 75 ilmeği tamamlayalım...


3-Bu şekilde kol boyunuza göre ayarlayıp uzunca bir dikdörtgen parça örelim...


4-En son sırada 15 haroşayı kapatalım (kesme işlemi) düz örgünün ilk ilmeğini bırakalım sonra 13 ilmek örüp 15. ilmeğide bırakalım,sonra 15 haroşayı kapatalım (kesme işlemi),sonra yine aynı işlemle kesip bitiriyoruz....
5-Düz ördüğümüz ve iki başında bıraktığımız ilmekleri sıra sonuna kadar sökelim...
6-3 adet 4 fıstıklı (6şar dolgulu) çiçek örelim ve karşılıklı olarak büzerek çiçekleri dikelim....


7-Uç kısmına ister saçak,isterseniz de fıstık yapabilirsiniz....Tamamen tercihinize kalmış...


Işıltılı ipte benim tercihim Kristal-Pırıltı...Çok daha güzel olduğu kanaatindeyim.... Şalın ölçüsünü daha geniş yapmak isterseniz sayılarını artırabilirsiniz....Mesela 15 er değilde 21 li olabilir...Çiçeklerini daha farklı yapabilirsiniz ,katmerli gül gibi....Tercih sizin....


Yapacak olanlara kolay gelsin diyorum!!!

18 Kasım 2011 Cuma

ERKEK ÇOCUK CEPKENİ




Merhabalar Kıymetli İzleyenlerim!!! 
Güncel olaylardı,yemek,pasta börekti derken örgü ve hobilerime ara vermiştim....Yaz döneminde pek uğraşmadığımdan sezonu yeni açıyoruz...Açılışı da annemin erkek kardeşimin ortanca oğlu Yağız Efe ye ördüğü bu cepken ile yapıyorum...Umarım beğenirsiniz...



Yağız Efe bu sene ilkokula başladı ...Babaannesinden yelek istemiş oda ördü ve gönderdi...Güle güle giyinsin,iyi günlerde inşallah...
Yapılışını örgücünineden aldım...
Dostça ve Sevgiyle Kalın!!!

15 Kasım 2011 Salı

ELMALI PONÇİK


Günaydın Sevgili İzleyenlerim,Kıymetli Dostlarım!!!
Havaların buz olduğu şu günlerde iş yerinde kaloriferlerin yanmaması,arızaya geçmesi nedeniyle soğuktan pek de huzurlu çalışmıyoruz....Elektrik ocağı kullanıyoruz ama doğu illerinde yaşayanlar bilirler böyle soğuklarda ufak ısıtıcılar pek işe yaramaz...Yinede şükürler olsun diyorum ve Vanda çadırda kalan insanlar için üzülüyorum,rabbim yardımcıları olsun!!!

Bu sıra hep elmalı pastalardan yola çıkıyorum nedense....Elmalı kurabiye tarifim istatistiklere baktığımda en çok tıklanan yazım oluyor her zaman...birde siz Tıkkkkkk!!! Elmalı Kurabiye-2 tarifim için de buraya.... Aslında ben bir elmalılar etkinliği başlatmalıyım....Ne dersiniz?

Burada da elmalı kek tarifim var...Ve burada milföy çanağında elmalı tart, zencefilli-elmalı için Tıkkk!!! veeee Elmalı yumuşak kek için Tıkkkkk!!!

İki gün önce "elmalı turtayı " yayınlamıştım oda çok güzel oluyor ama bugünkü elmalı ponçik harkulade,mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum.... 8 ayrı elmalı oldu sanırım ,çeşit çeşit beğenin ve uygulayın....


MALZEMELER:

----------------
1 paket (250gr) margarin/tereyağı, oda sıcaklığında
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
10 yemek kaşığı şeker
1 pkt.kabartma tozu
aldığı kadar un

İç Malzemesi:

-------------
3-4 elma, rendelenmiş
5 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı dövülmüş ceviz


YAPILIŞI:

----------
Elmayı toz şekerle pişirin. Soğuyunca tarçın ve cevizi ekleyin...Tüm malzemeleri karıştırın kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin...Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp poğaça yapar gibi avucunuzda açın. Ortasına elmalı harçtan koyup kenarları üstte birleştirin. birleşme yerleri üste gelecek şekilde tepsiye dizin. Bıçakla kurabiyelerin üzerini paralel olarak kesin. (2 çizgi) Önceden ısınmış 180C fırında pişirin. Piştikten sonra soğutup pudra şekeri ile servis yapın.

*Tereyağı yerine margarin de kullanabilirsiniz.

*Elmalı iç malzemeye ceviz yerine fındık da ekleyebilirsiniz.

*Hamur kabartma tozu yerine 1 çay kaşığı karbonat ta ekleyebilirsiniz...

AFİYET OLSUN EFENDİM!!!

Sağlıkla Kalın!!!

14 Kasım 2011 Pazartesi

KOLAJLARDA BİZ

28 EKİM 2011....21.evlilik yıldönümümüz ,akşam Cafetellideyiz....08.11.2011...Sevgili arkadaşım Şengül'ün biricik kızı Beliş'in doğum günü ve Gün gurubu arkadaşlarımızla...Kerem ile Belinay arasında 21 gün var....


Bayram için hazırladıklarımı yayınlayamamıştım....Arefe günü 05.11.2011...
Erzincana ilk kar düştüğü gece....Bahçemiz...

13 Kasım 2011 Pazar

ELMALI TURTA


Merhabalar Sevgili İzleyenlerim!!!
Bu sıra güncel olaylardan pasta ve yemek tariflerine sıra gelmedi...Elmalı olan tüm pastalar bizim evde çok sevildiğinden geçen gün Elmalı Turta yapmıştım...Tarini yayınlamak bu güne kısmet oldu....

MALZEMELER:

-----------------
3 adet yumurta
2 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ

1/2 eritilmiş margarin
1,5 su bardağı yoğurt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un


Ara malzemesi:

---------------
5 adet elma
6 çorba kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın

1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz içi


YAPILIŞI:

-----------
Önce ara malzemeyi hazırlayın. Bunun için; elmaların kabuklarını soyup rendeleyin. Toz şekeri ilave edip kısık ateşte elmalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Ocaktan alınca tarçın ve cevizi ilave edip karıştırın. Ara malzemeniz bir kenarda soğurken keki hazırlayın. Yumurta ve şekeri tel çırpıcıyla çırpın. Sıvı yağ ve yoğurdu ilave edin. Bildiğimiz kek hamurundan biraz daha koyu olacak şekilde azar azar un ekleyin. Kabartma tozu ve vanilyayı da ilave ettikten sonra hamurdan bir topak ayırıp, kalan hamuru yağlanmış tepsiye dökün. Hazırladığınız elmalı harcı üzerine yayın. Ayırdığınız hamura un ilave ederek sert bir hamur elde edin ve elmalı harcın üzerine rendeleyin. Önceden ısıttığınız orta dereceli fırında üzeri pembeleşene kadar pişirin...Bir bardak çayın yanında afiyetle yiyin...

12 Kasım 2011 Cumartesi

BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM



Herkesin memleketi kendisi için özel ve güzeldir...Erzincanın şirin ilçesi Kemah için de ben aynı şeyi düşünüyorum.Annem ve babamın Kemahlı olması,akrabalarımın olması orada yaşamadığım halde yıllar önce sürekli gidip gelmemize neden oldu....Erzincana 45 dakika uzaklıkta olan Kemaha yaklaşık 5 yıldır gitmemiştim...Dayımın orada ikamet etmesi nedeniyle ziyaret amaçlı bayramdan önce bir haftasonu gittiğimiz Kemahı hazin bulduğumu söylemeliyim...Gezdim,duygusal anlar yaşadım...Anne ve babamın çocukluklarının geçtiği benimde çocukken tatillerde kaldığım yerleri görmek çok güzeldi...Çocuklarımın özellikle Keremin Fırat kenarındaki mutluluğu görmeye değerdi...Doğduğum evin resmini çekmek ayrı duygular yaşattı bana...
Kemahın değerini duygularıyla yoğun yaşayan rahmetli babamın edebi yönden değerlendirip uğruna şiirler yazdığı hatta kitap bastırdığı Kemah bizim memleketimiz....Rahmetli babamın gıyabında açtığımız blogu için buyurun!!!

Babamın yazdığı Kemah Destanı;

Kemah Destanı
Evleri virane, tütmez olmuş bacalar,
Göçen gitmiş, kalan üç beş garip ihtiyar
Yetim kalmış Kemah, bilmem daha nesi var,
Mekânı taş dibi, gözlerinde yaşı var.
Gedik sönmüş, yüreğinde çifte sızılar,
Fatihaya muhtaç kabristanda mevtalar
Küskünmüdür aleme, bu nasıl şansı var,
Boyun bükmüş kalesi, ebedi yasımı var.
Aslı Kıpkaç’tır, oymağı belkide Kemâk
Tarihte düşmana olmamış asla yamak,
Her zaman başı dik,açık alnı ak mı ak,
Yergi değil övgü, sana olmalı hem hak.
Fırat bulanıktır, nerde çayın suları?
Genç nesil perişan, ne olacak bu halı?
Susuzluktan kurumuş, yemyeşil bağları,
Hastadır, hasta eder içindeki sağları.
Tugay Hatun, Midilli, Ali Baba çeşmeler,
Su döğülmüş havanda, hayal imiş öğütler,
Yapışmış iliğine bit mi yoksa keneler,
Tesellisi olmuş sonu hüsran vaadler.
İslâm orduları duymuş yüce şanını,
Koymamış küffarda,öç ile haklı ahını,
Unutma sakın Ahmet Mengücek adını,
Gel sahip ol yurduna, helâl etmez hakkını.
Kıvamüddin, Şeyh İlyas Kelâm-i Yakup
Bu yurdun öz oğlu, iftiharıdır yahut,
Her taşı elmas, belkide zümrütle yakut,
Asıp kesmiş bir vakit, Timur denen Başkurt.
Hünkâr Yavuz beğenmiş, kalmış koca sekiz gün
Nerde o şanım, diye diye dövündün
Sırrı kalende saklı, yurtta yuvada TÜRK’ün,
Enkaz olmuş taşınla, yine ölmez bütünsün.
Övdükçe övmüş,bir vakit Evliya Baba,
Gitmiş o saltanatı,gelmez geri ne fayda
Kombina çare değil, değermiydi kayda.
Azrail göğsünde, tatlı canın hayhayda,
Bitmez ki dilekler, bitmez ki gamla kahır,
Bıçak kemiktedir, kalmadı artık sabır,
Kemah,bir hiç değil,hem bey hem de paşadır,
İsmini yazsam tenime, bilirim ki çok azdır.
Dolu düşer, yollar kapanır aslıdır kar,
Kahpe felek böylesine olma zulümkâr
Bir tarafta güneşin, bir tarafın sonbahar,
Bizim ele de artık, gelsin ilkbahar.
(1985 Yılı)

Yunus Nadi AKIN


Telif hakkı mevcut olduğundan kopyalanması yasaktır...

5 Kasım 2011 Cumartesi

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!!!

DAHA NİCE BAYRAMLARA!!!

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!