31 Ocak 2009 Cumartesi

MEVLANA


* Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü, inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü.

* Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.

* Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.

* Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.

* Gürzü kendine vur. Benliğini, varlığımı kır gitsin. Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer. Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.

* Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder. · *Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

* Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.

* Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir. Arslanın, sabredip pislik içinde beklemesi, onu deve yavrusu ile doyurur.

* Zahidin kıblesi, lütuf, kerem sahibi Allah'tır. Tamahkarın kıblesi ise altın torbası.

* Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur..

* Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim"der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.

*İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır.

* Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.

* Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var ·

* Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.

* Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak,başka yere koymak.

*Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.

* Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.

* Yol kesenler olmadıkça ,lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça,sabırlılar ,gerçek erler,yoksulları doyuranlar nasıl belirir,anlaşılır?

* Oyun ,görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır.

* Anlayış,edep şehirlilerdedir. Ziyafet,garip konaklamak da köylülerde.

* Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.

* Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar. ·

*Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez. Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.

*Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.

*Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur. ·

*Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.

*Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki. Ağzını,şarabı verene aç.

* Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür. Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.

* Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

*Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

* Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

*Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler ·

* Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu, miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.

* Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

* Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır. · *Kötü nefis, yırtıcı kuştur. · Hırsın yemdir, cehennemse tuzak. · Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır. Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler. ·

*Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın. · Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.

* Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu, gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.

CIVRILA

Ne zamandır yayınlamak istiyordum,fırsat bulamadım resimleri atmaya.....Bugün yayınlıyorum aslında herkesin bildiği birşey değil bu...Yemekteyiz yarışmasında olsa çok eleştiri alır belkide.Erzincanın Kemah ilçesine ait bir yemek CIVRILA.....Ispanaktan ve yeşil fasulyeden yapılabilir..........
Şimdi gelelim yemeğin yapılışına;
MALZEMELER:
Yarım Demet Ispanak
1 Baş Soğan
2 yemek kaşığı salça
Çorbalık kesilmiş erişte Tuz,karabiber,Pul Biber
1 Çay bardağı İnce Bulgur
l Çay bardağı Süt
1 Kibrit Kutusu Büyüklüğünde Peynir
YAPILIŞI:Soğan bir miktar yağ ile kavrulur,salça ilave edilir.Daha sonra su eklenerek,kaynamaya bırakılır.
Kaynadıktan sonra bulgur ,tuz,biber konur.Sonra yıkanıp ufak ufak doğranan ıspanak (bunun yerine ufak doğranmış yeşil fasulyede olur)çorbaya ilave edilir.Pişmeye yakın süt ve peynir de konulur.Çorbalık erişte teflon tavada kuru olarak bir miktar kavrulur ve en son oda eklenerek ,biraz daha kaynatılır......CIVRILA hazır duruma gelmiştir.Afiyet Olsun!!!! Besleyici değeri çok yüksek olan bu yemek çocuklar tarafından da tercih edilecektir.Umarım beğenirsiniz.Yöresel yemekler o yöre insanın damak zevkine hitap ettiğinden alışık olmadık lezzetler hoş gelmeyebilir.Ama buda elden ele değişir diye düşünüyorum.Basit görünen bir makarna bile her kadının elinden farklı sunumlarla farklı lezzetlere bürünebilir......Maharetli eller hemen deneyin derim.....Kolay gelsin...

26 Ocak 2009 Pazartesi

SOSİS ATKI


Bu pon pon ipler harika....Büyük kızıma yeşil,küçük kızıma şeker pembesinden atkı şeklinde ördüm....6 nolu şiş ile 6 ilmek başlıyorsunuz.Daha dar olmasını isterseniz 4 veya 5 ilmek başlayın.Pon pon ların dibinden atıyorsunuz ilmeleri ki resimdeki gibi tane tane düşsün. Arkadaşlarımın kızlarına da hediye ördüm..Hem kolay hem gösterişli.Ebruli olanlarından da fular şeklinde ördüm.Onların ponponların arasındaki ipin uzunluğu daha fazla o nedenle 4 ilmekten ördüm ve saçakları yanlarından sallanıyor.Aradaki ipi 2 ilmekle ördüm ve ponponun dibinden geçiş yaptım.3 ponpon da yanlarından sallanıyor.Çok tatlı .....Hele genç kızlar için ideal.Her renkte çok güzel çeşitleri var.Hanımların zevklerine göre tercih edebilecekleri ve çeşitli alternatifler sunabilecekleri çok güzel bir ip...Hergün değişik şeyler üretiyorlar.Benim için bu tür el işleri ideal.Fazla zaman almayan ve paylaşımı kolay , üretilmesi kolay bir model.Geçen seneki fırfırlı boyunluk modeli eskidi sanırım.Ama ben hala zevkle kullanıyorum......

YEŞİL MERCİMEKLİ KISIR


Bu sıra bloglarda sıkça yeşil mercimek salatasına rastlıyorum.Gittiğim yerlerde de çok sık yer oldum.Ama nedense pirinçli ve sade yapılan mercimek salataları hoşuma gitmiyor.
Bende Cumartesi günü gelen misafirlerime yeşil mercimekli kısır yaptım.Tokat yöresinin bat veya batırık tabir ettikleri salatadan esinlenerek.Ama onların yaptıkları sulu oluyor ve yaprağa sarılarak yeniyor.Ben tamamen kendimce bir uygulama yaptım.
Tepkiler çok olumluydu,bende mutlu oldum.Hatta oğlum bile bir küçük tabak yedi.Zaten bulgurla yapılan herşeyi çok severim ben.Evde sadece eşim sevmez.Bazen derimki "bulgurum düştü galiba" acaba bulgurlu ne yapıp da yesek.Gerçekten bulgur benim hayatımın vazgeçilmezi.Çocukkende en çok bulgur pilavı ve yoğurt yermişim başka birşey yemezmişim.....Bence kadınların erkeklere göre daha uzun ömürlü olmaları bulgur yemeleriyle alakalı...Çünkü erkekler bulguru çok sevmiyorlar,kadınlar daha çok seviyor.......Şimdi size tarifini vereyim....
MALZEMELER:
----------------
2 Su bardağı Yeşil Mercimek
2,5 Su bardağı Esmer Bulgur
1 demet maydanoz
1 demet dereotu
2-3 yeşil biber
2 havuç
1 baş kuru soğan
tuz,karabiber,pul biber,kimyon
Zeytinyağı
2 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
2 limon suyu

YAPILIŞI:
-----------
Yeşil Mercimek 4 su bardağı suyla haşlanır.Daha sonra içine bulgur ilave edilerek tencerenin kapağı kapatılır,şişmeye bırakılır.Diğer taraftan 1 baş soğan ince doğranarak yağda pembeleştirilir.Rendelenen havuçlarda eklenerek yumuşaması sağlanır.Bulgur şiştikten sonra karıştırma kabına alınarak soğanlı harç,salça,yeşillikler ,baharat ,limon ilave edilir,iyice karıştırılır.En son zeytinyağı konur.Aynen kısır görünümünde olan bu karışımın lezzeti gerçekten çok güzel.Belki ben bir dahaki sefer yaptığımda içine ceviz parçacıkları ve sarmısak da koyarım.En azından denemek istiyorum.Belki çok daha güzel olur.Eğer sizler yaparda beğenirseniz banada haber verin dostlarım....AFİYET ŞİFA OLSUN...

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ ........



Güzel bir bahar günüydü........Doğa filizlenmeye başlayan yavrusunu doyurmak için uğraşıyor,yeşili ,moru,kırmızıyı,
pembeyi boyuyordu etrafa....
Yıldız öğretmenin de yüreği kıpır kıpırdı..Köyde bir canlanma başlamış,
öğrencileriyle tüm kışın yorgunluğunu atmak üzere dışarıya koşmuşlardı.
Bahar şenlikleri vardı....Onlarda hazırladıkları etkinlikleri sunacaklardı.Bayağı çalıştırmıştı minik kuzucuklarını "pamuk prenses" piyesini sergilemek için. Çok güzel bir gündü .
Ayrı bir yeri vardı Pamuk Prensesinde onun hayatında.Çünkü kendisi de ortaokul yıllarında bir Müsamerede Pamuk Prenses rolünü üstlenmişti.Hemde tam bir pamuk prensesti.O kadar güzel,saf,temiz,duru bir ifadesi vardı ki seyredenleri hayran bırakmıştı.Upuzun saçları,elma gibi şeker yanakları vardı.....Öyle hayran olmuştu ki seyredenler yıllar sonra bile hatırlayabiliyorlardı......
Yıldız öğretmen 1-2 yıl önce yine bir gösteri düzenlemişti ve pamuk prenses rolünü eski öğrencilerinden Defne üstlenmişti.Defne şimdi Ortaokul öğrencisiydi ve okumak için şehire dayısının yanına gitmişti....Bahar şenlikleri için köydeydi.Canı gibi çok sevdiği öğretmenini görmüş hasret gidermişti.Tabii hatıra fotoğrafı çekilmeyide unutmadılar......
Bu yazıyı canım arkadaşım Fundaya ithaf ediyorum.....SEVGİLERİMLE

25 Ocak 2009 Pazar

MUTLULUĞUN RESMİ

Mutluluğun resmini bilmeyeniniz yoktur sanırım.....Bu resim beni hep düşündürmüştür....Satın alınamayacak,parasız pulsuz birşey mutluluk.Kimbilir ne kadar zenginler vardır,bu tabloya hasret.........

İŞTE MİNİK BEBEĞİMİZ (YİĞİT EMİR)!!!!!!


Aramıza hoşgeldin minik bebek.Sefalar getirdin....Nasılda masum,tertemiz.....Ömür boyu güzel günler gör,hep mutlu,sağlıklı,huzurlu,başarılı ol emi.....Seni henüz kucaklayıp ,koklayamadım ama mis gibi koktuğundan eminim....Dünyanın en güzel kokusudur o.Gülen yüzün hiç solmasın Yiğit Emir....HALAN

23 Ocak 2009 Cuma

PRATİK BİLGİLER


*Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de Kötü kokmadığını farkedeceksiniz.
*Kereviz pişirirken kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu, kerevizin kokusunu alacaktır.
*Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.
*Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.
*Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.
*Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan, bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz.Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Telve balık kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi bolca suyla durulayın.
*Gümşlerinizi parlatmak için parlatıcılara para vermeyin beze bir miktar krem deterjan (Cif) damlatın ve ovun,sonra temiz bezle partalın.
*Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın.
*Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.
*Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
*Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız,tertemiz olacaktır.
*Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.
*Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin.Kolayca çıktığını göreceksiniz.
*Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.
*Islak mendil şimdilerde her derde deva,lekelerin düşmanı,annelerin dostu.
*Ağrıyan yerlerinize ütüyle ısıttığınız lahana yaprağını sarın ve ytın.
*Zetinyağını iyice kızdırın taki dumanı çıkınca altını kapatın.Soğuduktan sonra bebeklerinizin pişiklerine kullanın.
*Yumurtanın sarısını eski bir kapta ocağın üzerinde iyice yakın ,içinden ince bir sıvı aktığını göreceksiniz,yağ gibi.Bunu yanıklar için kullanın.İz kalmadığını göreceksiniz.



22 Ocak 2009 Perşembe

BEBEĞİMİZ DOĞDU!!!!!!!!!!



Çok mutluyum!!!!!! 3.kere hala oldum...Erkek kardeşimin 3. oğlu doğdu yarım saat önce.Çok şükür...Sizlerle paylaşmak istedim sevincimi.Daha sonra miniğin resimlerini de eklerim inşallah....Allah analı babalı büyütsün,sağlıkla,mutlulukla......Üç oğlanı bir arada büyütmek çok zor mesele ....Resimdekiler ; Ortadaki mutlu baba kardeşim,büyük oğlan Yunus Emre,küçük oğlan Yağız Efe.....
Bakalım minik oğlanın adı ne olacak.....

20 Ocak 2009 Salı

KIRIK VAZO


Duygularını kaleme almakta zorlanıyordu.Yılların birikimi sıkıntılar ,bastırılmış kin ve nefret.Unutmalıydı belkide yılların gerisini ,yaldızı silinmiş bir aynaya bakar gibi kıyısından köşesinden acaba nasıl görebilirim kendimi diye düşünmemeli,geçen zamanı ah vah ile geçirmemeliydi.Ama laf anlatamıyordu ki içinden gelen sese,hükmedemiyordu.Çok incinmişti,çok defalar yere atılmış,her seferinde parçaları yapıştırılmaya çalışılmıştı.Fakat;görüntüsü bozulmuştu bir kere dıştan belli olmasada kırıklar yüreğini çizmiş,oluk gibi açıktı içeriden.Kırılmıştı bir kere.......
Öylesine kırılmıştı ki tuzla buz olmuştu,her bir parçasını toparlamak ve cımbızla tutarak yapıştırmak çok uzun zaman almıştı.Şimdi bu uzun zamanın etkilerini silmeye çalışıyordu ,o her defasında kırıklarının olmadığını farzediyordu ama kırıkların arası her tozlandığında yeniden hissediyordu acısını .....Amannnnn boşver hayat kısa unut herşeyi önüne bak sende ,bak zaman çabuk akıp gitmekte diyordu ,diyordu ama dilinden dökülürken kalbi aksi yöne çekiyordu onu...
Huzursuzdu hep,yorgundu,birileri için ayakta durmaktan usanmıştı,mutsuzdu kısacası........
Güçlüydü nedense bunca kırığa rağmen yinede....Görenler aman ne güzel vazo deyip yapıştırılmış olduğunu farkedemiyorlardı bile...Bir kere kendi de kabul edebilseydi bunu çok şey değişecekti belkide , herşey çok daha güzel olacaktı ...İçinin kini ve inadı buna müsaade etmiyordu........Çok güzel bir sarayda güzel bir vitrini süslüyordu bu vazo,umrundamıydı sanki...
Onun umudu,coşkusu,ruhu bir başkaydı,başka sarayların vazosuydu sanki ....Bekliyordu belki yarın belki de bir başka gün gelecekti umut ışığı.................

MİLFÖYLÜ SU BÖREĞİ

Bugün milföy hamuru ve hazır yufkadan yaptığım su böreğini tarif edeceğim.
Çok değişik ve güzel bir lezzet.Daha önce yemediğim bir börekti.Geçen gün akşam arkadaşıma gitmiştim , o yapmış sağolsun.Çok da beğendim.Hadi bende çocuklara yapayım dedim.Hazırlanması da çok kolay.Şimdiden denemek isteyen arkadaşlara kolay gelsin demek istiyorum........

MALZEMELER:

8-10 Adet Milföy Yaprağı

3 Adet Yufka

1 Su bardağı Su

1 Su bardağı Süt

1 Çay bardağı Sıvı Yağ

1 Adet Yumurta

İÇ MALZEMESİ:Peynir ve Maydanoz

YAPILIŞI:Önce tepsinin altına elinizle hafif açtığınız 4 adet milföy yaprağını dizin.(Tepsinin büyüklüğüne göre milföy ve yufka sayısını kendiniz ayarlayabilirsiniz.) Sonra yufkaları bölerek,buruşturup milföylerin üzerine serin.Arasına iç malzemeyi koyup,tekrar yufka dizin.En üste kalan 4 milföy yaprağını yine elinizle açarak dizin ve böreği dilimleyin.Su,Süt ve Yağı karıştırın ve dilimledikten sonra böreğin üzerine dökün.En üstüne de bir yumurta sarısı sürün.

Buzdolabında 1 saat beklettikten sonra kızartın.....AFİYETLER OLSUN!!!!!!!!!

19 Ocak 2009 Pazartesi

ÇAY-KAHVE

Hayatımızın vazgeçilmezi,sıcacık bir bardak çay.İçimizi ısıtır,sohbetleri tatlandırır , simit ve kaşarın yanında,kahvaltıda,evde,iş yerinde,otobüste,gemide,uçakda,bahçede,kırda,piknikde,lokantada...
Her yerde çay var.Diyorum ya vazgeçilmez bir içecek.Ama bilimsel olarak çay içmeninde adabı usulü var.Mesela yemeğin hemen üstüne çay içildiğinde vücuda giracek demiri engelliyor.Yemekten 1 saat sonra içilmesi öneriliyor.Diüretik olduğu için vücutta kalması gereken suyu atıyor ve vücut susuz kalabiliyor.Bu nedenle çay içtim aman su içemem demeyin.Mutlaka günde en az 6-8 bardak su içmeliyiz.Su hücre yenilenmesinde,organlarımızın düzenli çalışmasında ve özellikle cildin genç kalmasında çok etkili.....Kahve çay kadar olmasa da aynı içeriğe sahip.Türk geleneklerine göre l fincan kahvenin yanında 1 bardak da su ikram edilir.Kahveden önce veya sonra içilen bu bir bardak su kahvenin vücuttan eksilteceği miktar.Belkide hep merak edilir neden kahveyle birlikte su içilir diye.Nedeni gayet açık,geleneklerimizin insan sağlığına faydalı yanları aşikar....
Bir fincan kahvnin 40 yıl hatırı , bir bardak suyun ölçülemez değeri vardır....




16 Ocak 2009 Cuma

BEBEK HIRKASI


İki renkli örülebilen bu bebek hırkası çok kullanışlı...Yakadan başlanarak ,kollar için ilmek ayrılıyor ve daha sonra kollar da tamamlanıyor...Kız veya erkek bebekler için farklı renklerde örülebilir.Bu oğlumun hırkası,giyince pek bir tatlı oluyor...
Aslında çok örnek var,ama ben bugün bunu seçtim.Akşam çektim fotoğrafını .....Neyseki yarın haftasonu,biraz dinlenirim belki.Tabiii kendim bile inanmadım buna,çünkü daha fazla yoruluyorum.Ev işleri,çocuklar.....Yinede sağlık olsun da gerisi kolay.

15 Ocak 2009 Perşembe

MAVİ TUNİK



Annemin ellerine sağlık....Küçük kızıma ördüğü tuniği çok beğenildi.Bende yayınlamak istedim.
beresiylede takım oldu hani......Annem sağolsun çok marifetli kadın,vitrinde görmüş aynısını geldi ördü.Haroşo,düz örgü ve selanikten oluşuyor...


KIZIMIN BOLEROSO











Fantazi ebruli (Pembe-mavi-sarı) floş ipim vardı.İnce olduğu için ne yapacağımı bilemadim.Daha sonra mavi ağırlıklı olduğu için ,ilif ördüğümüz orlon ipten bir yumak aldım.Floş ipimle karıştırdım ve gördüğünüz bolero ortaya çıktı.2 Ters 2 Düz olarak 50 cm genişliğinde 65 cm uzunluğunda bir dikdörtgen parça ördüm.Daha sonra enine ikiye katladım ve kenarlarını 2 şer cm diktim.Kol geçecek kısmına hiçbir şey yapmadım.Ama dış yüzeyini örümcek ile oyaladım.Kızım kotlarının üzerine severek giyiyor.İçine pembe,mavi badi giyince daha da bir güzel görünüyor..........



FIRFIRLI LİLA FULARIM

Geçen sene ördüğüm bu fuları hala zevkle kullanıyorum.Fır fır ipler harika....Ayrıca yelek,hırka ,etek kenarlarını süslemek için de ideal.......her sene değişik modellerde bir sürü fular örüyorum,çoğunu dostlarıma hediye ediyorum.Bu da ayrı bir zevk benim için..........
Kızlarım da bu tarz fularları çok beğeniyorlar,zaten en önce onlara örüyorum,sonra kendime. ......

MOTİF APARATIYLA MOTİF YAPIMI

Önce size motif kalıbımı göstereyim.Bunun kare şeklinde olanı da var.Bende yeni öğrendim yapmasını .Canım Semacığım sağolsun sabırla öğretti bana....Hemde Eczanesinde.....Arkadaşım Eczacı...Çok maharetlidir kendisi...O yaparken çok hoşuma gitmişti.Bende heveslendim. Aldım kalıbı öğrendim,yapması çok zevkli.Fiyatıda çok uygun.İstenirse bu motiflerden çok şeyler üretilebilir .......


Ama en güzel tiftik iple yapılanı.Ben Nako tiftik krem rengiyle yaptım.Ama sizler arzu ettiğiniz her türlü ipi kullanabilirsiniz .

Motif kalıbının en dışındaki direklerden karşılıklı olarak 8 çizerek ,her sırayı 3 kere sararak hep sola doğru ilerleyip,dış kenarı bitiriyorsunuz.

Aynı işlemi içte görünen direklere uyguluyorsunuz.Onları 2 kere sarıyorsunuz.Sarma işlemi bittikten sonra ipin ucuna yorgan iğnesi veya etamin iğnesi takıp ,herbir yaprağın dibinden iğne ardı gibi 2 kere sararak dikiyorsunuz ve arkadan sabitliyorsunuz.
Böylece motifimiz meydana gelmiş oluyor.Üçgen Şal için 45 adet motif yapıyorsunuz.Motifleri tığ ile örümcek yaparak birleştirip,kenarlarını saçakla süslüyorsunuz.Çok sevimli görünüyor değilmi motiflerim.Sizde farklı renklerle yapıp çok şeker motifler üretebilirsiniz. Ben henüz motiflerimi tamamlayamadığım için birleştiremedim.Sema bana ödev verdi 10 gün içinde 45 adet motifi bitir gel hem oturalım hemde birleştirmesini öğreteyim dedi.Motifleri birleştirdikten sonra sizlere onuda anlatacağım.Şimdilik kalıbınızı ve ipinizi alın ve hemen motifleri yapmaya başlayın.Kolay gelsin......

DEVAMI DAHA SONRA.............

14 Ocak 2009 Çarşamba

YARDIM KAMPANYASI

Dün Yardım Kampanyası için yaptığım kurabiyeler işe yaramış ........Çok sevindim. Satılan tüm pastaların neticesinde 850 bin TL toplanmış.Bu vahşet karşısında suskun kalmak mümkün değil.Kopan bacaklar,kollar,dağılan suratlar,minicik bedenleri parçalanmış bebekler.Aman Allahım !!!!!! hergün kendimi onların yerine koyarak anlamaya çalışıyorum.Yüreğim parçalanıyor,elimden birşey gelmiyor.....Yanlızca dua ediyorum.Hepimiz dua edelim.Allahım ne olur bu cani insanlara fırsat verme....

13 Ocak 2009 Salı

ALTERNATİFLİ KURABİYEM


Büyük kızımın okulunda "FİLİSTİNE YARDIM KAMPANYASI" başlatılmış ve bunun için de kermes yapmaya karar vermişler.Velilerin yapacağı pasta,börek,çörekleri satışa sunup gelir elde etmeyi planlamışlar.Tabii banada görev düştü.Keşke elimizden daha çok şey gelsede yapsak.Durum içler acısı.Allah yardımcıları olsun.O minicik bebekleri vuran eller ve zihniyet kırılsın.

Bende kurabiye yapayım dedim.hem sunumu kolay hemde parça başına satışı.....Evde sık sık yaptığım bu kurabiye hep beğenilir.Gelelim tarifine;


MALZEMELER:
2 YUMURTA (Birinin akını ayır)
1 PAKET MARGARİN
5-6 YEMEK KAŞIĞI PUDRA ŞEKERİ
1 PAKET KABARTMA TOZU
1 PAKET VANİLYA
4-5 YEMEK KAŞIĞI HİNDİSTAN CEVİZİ
ALDIĞI KADAR UN (Kulak Memesi Kıvamı)
Arzuya göre dövülmüş fındık,fıstık veya ceviziçi.....

YAPILIŞI:Karıştırma kabına tüm malzemeler konulur.Yumurtanın birinin akı ayırılır ve küçük bir tabağa konur.Aldığı kadar un konur ve kulak memesi yumuşaklığında hamur yapılır.Arzuya göre içine dövülmüş fındık,fıstık,ceviziçi ilave edilebilir.Ama sade yapmak isterseniz zaten içinde hindistan cevizi ve vanilya olduğundan çok hoş bir lezzeti olacaktır.Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak yuvalanır ve önce ayırdığınız yumurta akına sonrada dövülmüş fındık içine batırılarak tepsiye dizilir.Yuvarladıktan sonra elle bastırmayınız ki zaten o pişerken hafif yayılıyor.Dövülmüş fındık yerine hindistan cevizine de batırabilirsiniz.Değişik alternatifleri olan bu kurabiyeyi yapmanızı tavsiye ederim.....Bir fincan çayın yanında harika olur,ağıza dağılınca lezzetine doyamazsınız.Hem pratik hemde uzun ömürlü.1 hafta 10 gün bayatlamadan saklanabilir....

AFİYETLER OLSUN EFENDİM!!!

12 Ocak 2009 Pazartesi

AŞURE

Hafta sonunu fırsat bilip bende aşure yaptım.Kızlar anne sen niye aşure yapmadın diye sorup duruyorlardı.Cumartesi akşamdan fasulyeyi ve nohutu ıslatım.Sabah kalktığımda sularını süzüp ayrı bir tencerede biraz kaynatıp ,süzgece döktüm.Aşurelik buğdayı ki Erzincan da gendime denir,iyice ayıklayıp yıkadım.Daha sonra düdüklü tencerenin içine önce gendimeyi daha sonra da fasulye ve nohutu koyup,haşlamaya bıraktım.Ben aşureye nişasta katma taraftarı değilim,rengi çok beyaz olunca pek hoşuma gitmiyor.O nedenle gendimeyide akşamdan ıslatmadım.Sadece yıkadım...Diğer taraftan kişmiş üzümleri yıkayıp,kayısı kurusunu (Gün kurusu kullandım) küçük küçük doğrayıp ayrı bir tencerede haşladım.Malzemeleri düdüklüde haşladıktan sonra büyükçe bir tencereye döktüm.Haşlanan üzümleri ve kayısı kurusunu da ilave ettim .Fındık ve fıstık içi ,hurma ,incir,çubuk tarçın,karanfil,bir tutam tuz,birkaç tane karabiber ilave ettikten sonra ,şekerini döktüm.Yarım portakal kabuğunu ufak ufak doğradım ve içine kattım.10-15 tane hurmayı yıkadım ve kattım.Kızlara ve eşime tattırdıktan sonra ,üzerini fındık,fıstık,ceviz ile süsleyip, komşulara dağıttım.Sağolsun eşim de bu dağıtım konusunda bana yardımcı oldu...
Hepimiz büyük bir zevkle yedik.Allah kabul etsin....Evde genç kızı olan anneler senede muhakak bir sefer olsun aşure pişirip dağıtacaklarmış,bereket getirirmiş.Büyüklerden duyduğum bu geleneği yıllardır sürdürürüm.Elimden geldiğince....

9 Ocak 2009 Cuma

KREP

Geçen gün yemekteyiz programını izlerken Zeynep Hanım ki çok hoş bir bayandı çok beğendim kendisini Krep yaptı ve içine beşamel soslu ıspanak sararak fırında kızarttı.Krebi nasıl yaptığını ve içine ne koyduğunu göremedim.Kızım çok heveslendi anne sende yap diye.....Bende dün akşam yaptım.Ama kendi bildiğimce.....Eşim ve kızlar çok beğendiler.Hatta oğlum bile yedi.Kiminin arasına peynir,kiminin arasına marmelat veya şokella sürdük.Aslında arzu ettiğiniz herşeyi koyabileceğiniz alternatif bir kahvaltı yiyeceği.Neden derseniz, doyurucu olduğu için ana yemeklerin yanında çok hafif olmaz.Ama kahvaltıda veya beş çaylarında,çocukalr okuldan geldiğinde harika olur.Gelelim yapılışına;

MALZEMELER:
2Yumurta
2 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı karbonat

Tüm malzemeler hiçbir pütür kalmadan iyice çırpılır.Orta boy bir teflon tava kızdırılır.Tavanın tam ortasına 1 tatlı kaşığı kadar sıvı yağ konur ve ardından karışımdan 1 kepçe alınarak tavaya yayılacak şekilde serpilir.Ocağın ısısı çok harlı olmamalıdır.Biraz kızarınca tava sallanır ve diğer yüzü çevrilerek kızartılır.Biraz maharet ister krebi çevirmek ama 1-2 denemeden sonra eliniz alışır....Daha sonra servis tabağına alınarak ,damak tadınıza göre içine ne koyacağınızı ayarlıyacaksınız.İster katmer gibi isterseniz rulo şeklinde katlıyarak servis edebilirsiniz.AFİYET ŞEKER OLSUN EFENDİM!....

7 Ocak 2009 Çarşamba

ERZİNCANDAN KIŞ MANZARALARI



























Erzincanda kış 2 yıldır çok yoğun ve soğuk geçiyor.Aslında o kadar güzelki birde soğuk
olmasa.........Tabi bu arada trafikde de çok zor anlar yaşanıyor.Ama yinede güzel.Batı illerinde bu manzara zor bulunur.Erzincan diğer doğu illerine nazaran daha şanslı.Diğer illerde kış şartları çok daha ağır yaşanıyor.Yollar kapanıyor,çığlar düşüyor....İnsanlar hem maddi hemde manevi anlamda zor günler geçiriyorlar.Yakacağı olmayan insanlara Allah yardım etsin....Karsta 8 ay kış yaşanıyormuş ki Ağustos ayında Karsa gitmiştim ve hırkayla dolaştık,buna inanamadım........
Erzurum Erzincana en yakın il...Orası da kışı uzun ve derin yaşayan illerden.Bacalardan sarkan buzları görünce insan hayrete düşüyor.Hatta Evliya Çelebinin mizahi dille Seyahatnamesinde yazdığı şu söz çok güzel.Diyor ki " Erzurumda gezerken bir kedinin damdan dama atlarken ortada donup kaldığını gördüm" .......Aslında kış tablosunun ne kadar vahim olduğunu anlatmaya çalışmış.Mübalağalı tabiki....Ama gerçekten sobalı ,yalıtımı olmayan evlerde kışı geçirmek çok zor.Belki bizler kaloriferli evlerde sıcacık oturuyor ve kışın gelip gittiğini dahi anlamıyoruz dışarıya çıkana kadar.......

Gelelim sobalı evlerde de sobanın diğer güzelliklerine....Çıtır yanan sobanın üzerinde fokur fokur kaynayan çayın tadı bir başka olur.

Kestane kebapların yapıldığı,patateslerin pişirildiği sobanın yanında bunları yerken çay keyfi yapmak da ayrı bir zevk olsa gerek......

Hele sobanın arkasında uyuyan bir kedi varsa ,sizinde muhtemelen uykunuz gelecektir...

6 Ocak 2009 Salı

BAYRAMDAN KESİTLER

Ben ve Oğluşum.....
Sebanur ablası ve Kerem (Küçük Kızım1996 doğumlu)

Tuğçenur ablası ve Kerem (Büyük Kızım 1992 doğumlu)

Saçları uzamıştı ama babası geçen pazar günü berbere götürdü.
Çok güzel traş olmuş....Abi olmuş benim oğlum....Yeni resimleri
ekleyince görürsünüz yakışıklı oğlumu.....

Oğluşumun İlk patikleri.






Oğluşum doğmadan önce ilk olarak bu patikleri örmüştüm.Hepimiz o doğana kadar sevip durduk bunları...
Acaba bebek nasıl olacak,kime benzeyecek diye merak içinde bekledi ablaları.Şimdi 13 aylık oldu da neler yapıyor.her hareketini zevkle izliyor,seviyoruz.İnşallah şımarık bir çocuk olmaz.Kızlarımı oldukça disiplinli yetiştirmeye çalışmıştım ama bu olgun yaşımın çocuğu olduğu için daha müsamahakarım.Babasına çok düşkün onu görünce akan sular duruyor.Tabii her istediğini yaptırıyor babaya....Allah herkesin çocuğunada benimkilerede sağlıklı,huzurlu uzun ömürler nasip etsin...

5 Ocak 2009 Pazartesi

GAZ SORUNU OLAN BEBEKLERE KİMYON.....




AMAN BUNU AKLINIZIN BİR KÖŞESİNE YAZIN LÜTFEN!!!!!!!!!!!!
Şimdi nedir bu ? neden diyeceksiniz.Ama hekimden değil çekenden sor demişler ya bende yaşadım,sizlerde yaşamayın diye yazıyorum.Oğlum Kerem 2007 yılının 30 kasımında aramıza katıldı.Aman ne yaramaz bir bebek.Hiç durmadan ağlıyor.Doktora götürdük KOLİK dedi.Bağırsak gazı ...Bebeğimiz sancısı tuttuğunda tam 3 saat kıvranarak ,susmadan ağlıyordu.Ne yapacağımızı şaşırmıştık.2 kız büyüttük ama böyle birşeyle karşılaşmamıştık.2. kızımızdan sonra 11 sene sonra doğdu Kerem.
Kimden ne duyduysak yaptık.Artık doktorumuzun verdiği gaz giderici ialçlar mı dersiniz,hindiztan cevizi,badem yağı,sıcak havlu mu dersiniz.Hiç biri işe yaramadı.Bir ilaç adı duyduk ,dere otu ve kimyon özütü içerikliymiş ,aldık vermeye başladık.Nispaten faydası oldu gibi....Birgün annemin öğretmen arkadaşı KİMYON dedi.Bildiğimiz baharat,kimyon.hem bebeğe ver ,hem de kendin çorbalarına dök ye dedi.Sağolsun canım Sabriye teyzeciğim!!!!!!! iyiki sözünü dinlemişim.Başladım ben bebeğe kimyon vermeye bir çay kaşığı anne sütüne bir çimdik kimyonu karıştırdım ve hergün vermeye başladım .Müthiş birşey,gaz söktürücü......Çok çok iyi geldi.Tüm annelere tavsiye ediyorum.Anne sütüyle karıştırabileceğiniz gibi normal kaynamış suylada karıştırıp da verebilirsiniz.Hem zararı olmayan bir baharat.
Yetişkin insanların da bağırsak problemlerinde (özellikle şişkinlik ve gaz) kullanabilecekleri harika bir şifa kaynağı.Daha önceden yemeklerimde hiç de kullanmadığım bir baharattı.Ama şimdi et yemeklerinde,bulgurlu salatalarda ,çorbalarda kullanıyorum.Ama miktarını ayarlamak lazım,az olması gerekiyor ki yemeğin tadını acıtmasın....
Bir anneye dahi yardımcı olabilirsem ne mutlu bana........

FAYDALI BİLGİLER

Hepimiz bazen kısa notlar alırız.Ya Not defterimize yada akıl defterimize....Bende ufak tefek aldığım notlardan faydalı olabileceğini düşündüğüm bazı şeyleri paylaşmak istedim....

NAR ÇİÇEĞİ:Tansiyonu,şekeri ve özellikle kollesterolü düşüren ,içimi çok hoş bir bitki....İş yerinde çay yerine bunu tercih eden çok arkadaşım var.Bir bardak kaynar suya bir tutam atılınca tamamen nar çiçeği rengini veriyor.Tavsiye ederim....

ELMA SİRKESİ:Faydaları saymakla bitmez sanırım.Cilt için mükemmel bir tonik.Seyreltilmiş olarak pamuk yardımıyla cilde uygulandığında mükemmel hijyen sağlar.

Migren ağrıları için 1 bardak sirke ve 1 bardak su karışımı ile kaynatıp buharı teneffüs edilirse ağrıyı geçirir.

Saç İçin , durulama suyuna konulan bir çay bardağı elma sirkesi saç diplerini sağlığa kavuşturur.

Varis ağrılarında bacağa sürüldüğünde ağrıyı giderir.

EVETTT ŞİMDİ gelelim zayıflatıcı çayımıza;

1-2 Adet Avakado Yaprağı

1 çay kaşığı yeşil Çay

1 tutam kiraz sapı

1 tutam mısır püskülü

1 çay kaşığı rezene

Dr.Ender SARAÇ'ın da onayladığı bu zayıflatıcı çayı 1-2 dakika kaynatarak sabah akşam içiniz.

Tabii bunun yanında günlük kalori durumumuzuda ayarlamalıyız.Abur-cubur ,karbonhidrat ağırlıklı beslenmemeliyiz.Bol bol su içip(Günde 8 bardak) egzersiz özellikle yürüyüş yapmalıyız.

REZENE ÇAYI:Özellikle benim gibi emziren annelerin elinden düşmemelidir.Bol süt yaptığı gibi sakinleştirici özelliği sayesinde hem anneye hemde bebeğe uyku verir......

KEÇİ BOYNUZU:Doğal bir antiseptikdir.Boğaz enfeksiyonlarında kaynatılarak gargara yapıldığında çok iyi sonuç alınır.

Devamı daha sonra...........


2 Ocak 2009 Cuma

ERZİNCAN İÇLİ KETE

Merhabalar Sevgili İzleyenlerim!!!

Erzincanın meşhur İçli Ketesi ilimizde unlu mamullerde dahil hemen her evde sıklıkla yapılır...Benim gibi çalışan hanımlar hazır almayı tercih etsede yapmak isteyenler için işte tarif;

MALZEMELER:

----------------

4-5 yemek kaşığı tereyağı veya margarin (tercihe göre)

1 çay bardağı sıvı yağ

2 Su Bardağı Süt

1 yumurta

1 pk.yaş maya

1 tatlı kaşığı toz şeker

1 Su bardağı ılık su

Aladığı kadar un.

1 tatlı kaşığı tuz


İÇİ İÇİN: Yarım pk.margarin

1/2 su bardağı sıvı yağ

4 su bardağı un.


YAPILIŞI: Yaş mayayı ılık suda eritip toz şekeri ekleyin.Yağ,süt,tuz ve mayayı ekleyerek çok sert olmayan bir hamur elde edin.Hamuru mayalanması için üzerini bir bezle örterek 1 saat bekletin.Daha sonra yuvarlak yuvarlak 14 parça beze yapın.Bezeleri un serpiştirerek oklava ile açın ve yufkanın her iki ucunu katlayın.İç için yağ ile unu teflon tavada helva yapar gibi kavurun. Ama fazla kavrulmayacak un ile yağ özdeşleşene kadar.Her iki ucunu katladığınız yufkanın ortasına hazırladığınız unlu içten koyarak yayınız.Yufkayı rulo yaparak bükünüz ve yuvarlayarak dolayınız.Elle bastırarak düzeltiniz.Üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürerek 180 drc. fırında pişiriniz...Arzuya göre unlu iç mide problemi olanlara dokunacak olursa içini boş da yapabilirsiniz.Veya peynirli maydanozlu iç hazırlayarak daha değişik bir lezzet elde edbilirsiniz.Ceviz ve toz şeker karıştıracağınız harçtan yaparsanız CEVİZLİ KETE elde etmiş olursunuz. AFİYET OLSUN !!!!!!!!!!!!

BİR NEFES SIHHAT GİBİ...

USTA TERZI DAR KUMASTAN BOL GOMLEK DIKER
DOGRU TARTAN ESNAF RAHAT HUZURLU GEZER
EGRININ DOGRUNUN HESABI MAHSERDE
DUNYADA BIRAZ HUZUR HERSEYE DEGER
SAGLIGIN NASIL GULUM SEN ONDAN HABER VER
ILAC NEYE YARAR VADE GELMISSE EGER

HALK ICINDE MUTEBER BIR NESNE YOK DEVLET GIBI
OLMAYA DEVLET CIHANDA BIR NEFES SIHAT GIBI

HAN SENIN HAMAM SENIN KONAKLAR SENIN
TARLA SENIN CIFLIK SENIN BAG BOSTAN SENIN
DIYELIMKI DUNYA MALI TUMUYLE SENIN
AGIZ TADIYLA YERSEN BIRSEYE BENZER
SAGLIGIN NASIL GULUM SEN ONDAN HABER VER
ILAC NEYE YARAR VADE GELMISSE EGER

HALK ICINDE MUTEBER BIR NESNE YOK DEVLET GIBI
OLMAYA DEVLET CIHANDA BIR NEFES SIHAT GIBI

BARIS DER BIRAZ TUZUM BIRAZ EKMEGIM OLSA BUZ GIBI
PINAR SUYUNDAN BIR TESTIM OLSA
BIRDE SOYLE PUFUR PUFUR BIR CINAR
GOLGESI KAC KULA NASIP OLURKI KEYFIN BOYLESI
BIR LOKMA YE, BIR YUDUM IC, BIR OOH CEKIVER
ILAC NEYE YARAR VADE GELMISSE EGER

HALK ICINDE MUTEBER BIR NESNE YOK DEVLET GIBI
OLMAYA DEVLET CIHANDA BIR NEFES SIHAT GIBI

Kanuni Sultan Süleymanın "halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" sözü rahmetli Barış Manço'nun şarkı sözleriyle gerçekten anlam bulmuş......

HAYAT...


Hayat hem çok kolay,hemde çok zor...Elinizde olmadan gelişen olaylar karşısında şaşırıp kalabiliyorsunuz.Bazen akıl kafi gelmiyor....hep tekdüze giden hayat bazen parende atabiliyor.Önemli olan bu durumda metanetli olmak ve yaşama şevkini,azmini kaybetmemek. Başkalarına akıl vermek ,laf dükkanını açıp savurmak kolay...Esas iş kendi lehinize döndüğünde akıllı davranabilmekte.Herhalde şunu unutmamak gerekiyor...Olacağı değiştiremiyorsunuz.Üzüldüğünüzle kalıyorsunuz.Ahhhh elde olsada üzülmesek ama bu mümkün olmuyor. Bu günlerde fazlaca sıkıntılı ,yorgun ve duygusalım sanırım...Bütün bu serzenişler ondan.Ama derler ya nerede değil ,nasıl yaşadığın önemli...Çok doğru...Hayat herşeye rağmen çok güzel ve yaşamaya değer.Mutlu olmak az da olsa elimizde,bakış açısıyla alakalı.Bakış açınızı mutluluğu orjin olarak belirleyerek değiştirin ve 36o derece çevirin ....Bakın neler değişecek,neler................

MERCİMEKLİ KÖFTE


Dün misafirlerime Mercimekli köfte yaptım...Çok beğenildi,artanları getirdim iş yerinde arkadaşlarımla yedik...10 numara dediler... Malzemeler: 2 su bardağı mercimek 4 ,5 su bardağı su 1.5 su bardağı ince bulgur 1,5 limon suyu 2 yemek kaşığı nar ekşisi 1 baş soğan 2 yemek kaş.salça yarım su yardağı sıvı yağ yarım çay bardağı zeytinyağı tuz,karabiber,pul biber,kimyon yarım demet maydanozYapılışı:mercimek 4,5 su bardağı suyla haşlanır.Suyunu iyice çektikten sonra bulgur ilave edilerek ,karıştırılır ve 5 dak.dinlendirilir.Diğer taraftan sıvı yağ ile 1 baş soğan pembeleşene kadar kavrulur,2 yemek kaşığı salça ilave edilir. Daha sonra mercimeğe ilave edilir ,baharatlar,limon,nar ekşisi ve zeytin yağı da ilave edilerek bir güzel yoğrulur.En son ince doğranmış maydanoz ilave edilir.Şekil verilerek servis tabağına dizilir.Afiyet olsun!!!!!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails