30 Ekim 2009 Cuma

CIVRILA

Daha önce burada ıspanaklısını yayınladığım CIVRILA yöresel bir yemek...
Çocuklar içinde çok besleyici ve lezzetli ...Bu resimde görmüş olduğunuz ise yeşil fasulyeli...
Denemenizi tavsiye ederim....

BROKOLİ SALATASI-KIŞLIKLARIMIZ

HAYIRLI CUMALAR!!!
Geçen sene kışında sık sık yaptığım brokoli salatasının tarifi için TIK...
Brokoliye ben karnabaharın abisi diyorum ve herkes gülüyor...Aynı familyadan ikiside...İkiside çok faydalı ve lezzetli...

Kışlıklar bir bir diziliyor...Hepsi bir araya gelmişti tesadüfen hadi fotoğraflarını çekeyim dedim...Elma ,armut,ceviz ne ararsan var aslında şükürler olsun!!!Kayısı kurusu,turşular,asma yaprağı salamurası kilerdeki yerlerini aldılar...
Ben cevizleri şimdiden daha tazeyken yemeyi seviyorum...Ha oradaki domates,biber ve karalahana bahçemizin ürünü..Rabbim güle güle yemek nasip etsin...

27 Ekim 2009 Salı

GELİN ŞALI İÇİN MOTİFLERİM HAZIR

Teyzemin şanslı gelin adayları için motif aparatıyla gelin şalı yapıyoruz...
Motiflerini ben yaptım,annemde kenarlarını yapacak...Çok cici oldular....
Alize Gold-Beyaz Simli iple yaptım,motifler çok zevkli yapılıyor....
Teyzemde çok zevkli ve çok marifetli bir hatundur...Hani şu pepino güzeli ....

Dikdörtgen şeklinde birleşecek şalımız...Annem daha önce iki renkli yapmıştı burada....
Ben kızlara krem renginden üçgen yapmıştım ama mutlaka bundan da yapacağım...

Teyzeciğim umarım beğenmişsindir...Motifler birleşince daha güzel olacaktır....
Gerçekten de gelin hanımlar çok şanslılar,çünkü teyzem bebek battaniyelerine kadar örüp hazırlamış....Atakan ve Volkana rabbim hayırlı yazılar yazsın inşallah...
Düğünlerini görelim tez zamanda....

20 SENELİK ŞALIM

Daha önce burada yayınladığım kızımın boynunda resimlediğim şalı Sevcan64 arkadaşım beğenmiş ve benden rica etti yapılışını yayınlarmısın diye....Bende söz vermiştim,kısmet bugünmüş.Şalım çeyizimden tam 20 yıllık...Nostalji yani...Annem örmüştü...

Tam ortadan başlanıp kare şeklinde tamamlanıyor ve ikiye katlanıyor...
Üçgen olarak kullanılıyor...
İpi ALİZE tiftik...En ince olanından...
Tığ olarak da 3,5 numara iyi olur sanırım...Çok eskiden örüldüğü için pek aklımda kalmadı...
Tamamen zincir tekniğiyle örülüyor...

8 zincir çekip bir yuvarlak oluşturarak başlayabilirsiniz...Daha sonra 12 zincir çekip yuvarlağın içine sabitleyin,8 kere bunu tekrarlayın...Daha sonra 6 zincir çekip ilk çiçeğin başına sabitleyin..Sonra 12 zincirle 1 çiçek oluşturun sabitleyin,tekrar bir çiçek daha..ve 6 zincirle diğer çiçeğe geçiş yapın...Bu şekilde 2. sırayı tamamlayın ve aynı şekilde diğer sıralara geçin...Umarım fotolar açıklayıcı olmuştur...Çok kolay bir teknik...kare şekline gelince uçlarını fıstık şeklinde oyalayın ve ikiye katlayarak kullanın...Ben açıklamaya çalıştım ama yinede fotoğraflardan takip ederek de yapabilirsiniz....Sevcan 64 arkadaşıma sevgilerimi yolluyorum.....

BİZDEN KISA KISA


Dün blog arkadaşlarımızdan Serpilciğimde gördüğüm Çılbırı akşam hemen denedim ve sıcak sıcak yayınladım... Çok beğendik.....


Kargo paketimiz geldi ve Keremin sevimli patikleri çıktı içinden.....

Necmiye teyzemize çok teşekkür ediyoruz.....
Patikleri zorla giydirdim,hele fofoğraf çekebilmek için neler yaptım anlatamam...
O nedenle foto pek net değil....

Odasını nasıl karıştırıyor bilseniz...Dolabının üzerinde bulduklarını salıncağına koyup sallıyor...Kendiside koşup salıncağa atlıyor ve sallanıyor...Düşecek diye ödüm kopuyor...

Kendi odasını dağıttığı yetmiyor birde Sebişin odasını karıştırıyor....

Kitap,defter ne bulursa sinsice alıp kaçıyor....

Tuğçenin çekmecelerini karıştırmak,gitarının üzerine çıkmak da ayrı bir zevk onun için....

Müziğide çok seviyor,hele kolbastıyı duyunca başlıyor oynamaya....Bu sıralar televizyona merak sardı,polisiye diziler falan ilgisini çekiyor,erkeklerin hormonları farklıymış anlıyorum bu sayede...Babasının peşinden ayrılmıyor o nereye gitse oda beraber..."Baba Alaattin Bey" diyor babasına her dediğini yaptırıyor.Ben bazen başkasına bahsederken Alaattin Bey diyorum ya oda öğrendi...Ama çok hoşumuza gidiyor...Banada kızacağım birşeyi yaptırmak istediğinde "Lülüm Anne" şunu yap bunu ver diye göze girmeye çalışıyor...Çok yoruyor ama çokda seviliyor....

26 Ekim 2009 Pazartesi

TİRİT

Tirit normalde kırmızı etle yapılırmış,ama ben hep tavuk etiyle yedim...Rahmetli babamın bir numaralı yemeğiydi...Bir ziraatçi olarak tavukları kendisi bahçemizde besler ve hafta sonları kendi elleriyle keser,temizler bize yedirirdi...Ziraat Teknisyeniydi ve bu işlerden çok iyi anlardı...O tavukların lezzeti çocukluğumda bir yerlerde kaldı...Bulamıyorum artık yok öyle lezzetli tavuklar...Ama olanlarıyla idare ediyoruz...Eşim tavuk sevmediği için ona yedirme yollarını ararken geldi aklıma....Dur tirit yapayım da belki yer dedim...Ve yanılmadım bu resimlediğim 2. yapışımdan,çok beğendi,nasıl yedi gözlerime inanamadım....Hem yapılışı çok kolay hemde bayat ekmekleriniz değerleniyor...Öncelikle 5-6 adet bageti haşlıyorsunuz...Bayat ekmekleri derin bir salata tabağına doğruyorsunuz...Üzerine tavuk suyu gezdirerek ıslatıyorsunuz...Tavuk etlerinide tiftikleyip serpiştirdikten sonra piyazlık doğranmış soğanı da üzerine serpip,tuz,karabiber,pul biber ilavesiyle servise sunuyorsunuz....Hepsi bu kadar,hadi bakalım afiyet olsun!!!

TARHANA ÇORBASI

Sıcacık bir tarhana çorbasına kimse hayır demez sanırım...Hele böylesine güzel binbir emekle yazın yapılmış olan un tarhasına...5-6 yemek kaşığı tarhana 5-6 su bardağı suda ıslatılır.,2 yemek kaşığı tereyağında rendelenmiş domates ,bir tatlı kaşığı salça kavrulur....Islatılan tarhana dökülür ve kaynayana kadar karıştırışır...Maksat topaklanmasın...Tuz, karabiber,pul biber ilavesiyle lezzetine lezzet katılır ve servis yapılır...Afiyet olsun...Bu çorbayı 1."Bir Sıcak Çorba Pişir" etkinliği için kutsalsofra arkadaşıma yolluyorum .Sevgiler...

ZEYTİNYAĞLI SOĞAN DOLMASI



GÜNAYDINLAR EFENDİM !!!
Yeni haftaya yeni güne günaydın!!!

Yine çok yorucu ve yoğun bir hafta sonundan sonra muhteşem pazartesi ile birlikte haftaya başladık....Güzelliklerle ve sağlıkla geçmesi temennisi ile nefis bir lezzetin tarifini vereceğim....Soğan mutfaklarımızın vazgeçilmezi diye düşünüyorum ve soğan yemeyenlere acıyorum...Allaha şükür ki evimizde böyle bir sıkıntı yok...Hele domuz gribinin gündemde olduğu şu sıralar soğanın bu grip için panzehir olması daha çok kullanmama neden oluyor...Soğan dolmasını bu zamana kadar hep kıymalı yapmıştım ama bu sefer neden olmasın dedim ve zeytinyağlı olarak yaptım...Orta boy soğanları soyup yanlarından derin bir kesik atarak haşladım ...Diğer tarafta bir baş soğanı zeytinyağında pembeleştirip,1 kaşık salça,2 bardak pirinç,1 bardak bulgur,tuz,karabiber,bir tatlı kaşığı tarçın,yarım limon suyu,nane ve pul biber ile hazırladım dolma içini....Haşlanan soğanları ayırmak çok kolay oldu...Hemen içlerini doldurarak tencereye dizdim ve üzerine domates dilimleri yerleştirerek biraz daha zeytinyağı gezdirdim ve pişirdim...Soğuduktan sonra üzerine yine limon sıkarak servis yaptım...Gerçekten denemenizi tavsiye ediyorum...Biraz da zeytinyağlı lahana sarmasını çağrıştırıyor...Kerem çok severek yedi.....Tabiii o yiyince bende doymuş oldum...Kızımın arkadaşı gelmişti ve ona da ikram ettik...Meğer onlar soğan dolmasını sirke dökerek yiyorlarmış...Etli olana döküyorlarmış ve bunada yine sirke dökerek yedi...Bizde denedik ve beğendik,denemek isteyenlere tavsiye olunur...

23 Ekim 2009 Cuma

DOĞUM GÜNÜ AKŞAMI

Kızımın doğum gününü kutlayan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum....
Rabbim hepimizin çocuklarına güzel günler göstersin,sağlıkla,mutlulukla...

Akşam kendi aramızda Sebişin doğum gününükutladık...Üç kardeşi bir arada resimlemek benim için gurur kaynağı...
Her zaman böyle birlik ve beraberlik içinde birbirlerine kenetlensinler çocuklarım....
Daha nice yaşlara Sebiş!!!

BUGÜN KÜÇÜK PRENSESİMİN DOĞUM GÜNÜ


Doğum günün kutlu olsun Sebanur!!!
Nasılda büyüdün kocaman bir genç kız oldun!!!
Oysa dün gibi doğumun aklımda,minicik gül kokulu bir bebektin,yemek yemen hariç pek üzmezdin beni...Bakıcıdayken seni aradığımda "Anne size geleyimmi" deyip ağlatırdın beni....
Keremi çok istedin ağladın sızladın,herkesin kardeşi var benim de olsun diye...Ablan var dediğimde ben bebek sevmek istiyorum demiştin... İstediğin oldu,çok sevindin o doğduğunda...Ama şimdi aynı fikirdemisin bilmem...Hergün odanı karıştıran,her şeyine engel olan Sebiş diye peşinde gezen bir kardeş...Ama ben biliyorum ki sen sevgi dolu bir çocuksun!!!Ablanı ve Keremi çok seviyorsun!!!
Bizde seni çok seviyoruz Sebiş!!!
İyki doğdun,iyiki varsın!!!
Benim küçük prensesim...

ÜZÜMÜN KRALI


HAYIRLI CUMALAR!!!
Bu sıra üzümden çok bahsettik...Erzincanın incisi 1. kalite üzümü sizlerede sunmak istedim...

Bu tabak sizler için tüm blog dostlarım....Hepiniz birer tane alın...

İlimizde bu aylarda çok tüketilen siyah üzümün faydaları saymakla bitmez...
Üzüm ,meyvesi en bol ilçemiz olan Üzümlüde yetiştirilir ve üzümden çeşitli ürünlerde elde edilir.Kışın yenmek üzere saruç yapılırki yiyenler bir daha yemek isterler...Üzüm ikiye kesilir ve arasına yarım ceviz konularak ipe dizilir ve kurutulur...Enfes bir lezzettir bu...Buradan yöresel mamullerimize bakabilirsiniz...

Üzüm çok olunca ziyan etmemek adına bende üzüm suyu çıkardım...

Nasıl güzel bir lezzet anlatamam ,hem doğal,hem de vitamin deposu...
Üzümleri taneleyip yıkadım ve tencereye koydum,üzerine bir miktar su ilave edip kaynattım.Biraz da şeker koyarak kaynatmaya devam ettim.İyice piştikten sonra süzgeçten geçirdim...İlk etapta süzgeçten geçirdiğimi üzüm suyu olarak içtik...Daha sonra kalan üzümleri soğuduktan sonra kevgirden geçirdim ve marmelat gibi oldu...


Kerem de meyve suyunu çok seviyor...İçip içip enerjisine enerji kattı...

22 Ekim 2009 Perşembe

BU NEDİR BİLİYORMUSUNUZ?

BU TROPİKAL BİR MEYVE OLAN PEPİNO...
Bende ilk defa gördüm ...Yan komşumuz Ali Abi bahçesinde yetiştirmiş,sağolsun bizi bu meyveyle o tanıştırdı...Tam olgunlaşmadığı için bir hafta balkonda güneşte beklettik ve en sonunda kesip yedik...Çok değişik bir lezzet....Kavun,muz,ananas karışımı bir tad....

Buda Pepino güzeli Teyzem...
Ankaradan gezmeye geldiler buraya ....Pepinoyu bizde oldukları Cumartesi akşamı kestik ve birlikte tattık...Kesmeden önce fotoladım,hem pepinoyu hemde güzel teyzemi...Hala genç kız gibi duruyor...2 tane oğlu var ,büyüğü 34 yaşında...Artık teyzemin yaşını siz hesaplayın ama hiç göstermiyor değil mi? Yıllar onun yanına hiç uğramamış,bin maşallah!!!
PEPİNO hakkında araştırma yaptım netten,nedir,nasıldır? diye...
YENİ BİR MEYVE
Anavatanı Güney Amerika olan ve son yıllarda Türkiye’de de yetiştirilmeye başlanan tropikal egzotik meyve pepino, içerdiği yüksek potasyum oranı ile kan şekerini düşürüyor, barındırdığı A, B ve C vitaminleri ile kansere ve kalp krizine karşı koruyor.Son yıllarda Türkiye’de yetiştirilen ilaç gibi meyve pepino, kavun, muz ve ananasa benzeyen tadıyla büyük ilgi görüyor. Görünümü kavuna benzeyen meyve, içerdiği yüksek potasyum oranı nedeniyle kan şekerini düşürüyor ve barındırdığı A, B, ve C vitaminleri ile kanser ve kalp krizine karşı koruma sağlıyor. Kanser hücrelerinin yok olmasında büyük etki sağladığı ve kolesterolü düşürdüğü bildirilen pepino, hücre yenileyici özelliğiyle çocukların gelişiminde, C vitamini deposu olma özelliğiyle vücut direncini artırmada, kalsiyum bakımından zenginliğiyle ağrıların giderilmesinde de etki sağlıyor. Ayrıca pepino, böbrek kumunda etkili olduğu kadar anemi hastalarına fayda sağlıyor. Uyku düzenini dengede tutması, menopoz döneminde yaşanan psikolojik sorunlarda olumlu etki yapması ve içerisinde K vitamini bulunduğundan kanın pıhtılaşmasını da kolaylaştırıyor. Çocuklarda kemik gelişimi sağlayan pepino, cilt bakımı içinde kullanılabiliyor. Bunların yanı sıra pepinonun; şeker hastalıkları, parkinson hastalığı, dalak yetmezliği (tromoksin), bağırsak kanseri, gen hastalığı, mide rahatsızlığı, anemi (kansızlık) hastalığına iyi geldiği öğrenildi.....
Daha fazlası için buyurun buradan....

21 Ekim 2009 Çarşamba

YOĞURTLU SEBZE ÇORBASI

Çorbanın her çeşidini çok severiz...Ama bende hep yeni arayışlar içindeyim...Kendimce çorbalar üretmeyi çok severim...Veya blog arkadaşlarımdan okurum,karıştırırım kafama göre birleştiririm ve ortaya yeni lezzetler çıkar....İşte yine böyle bir çorba... Yoğurtlu sebze çorbası...
MALZEMELER:
----------------
1 Adet Kabak
1 Adet Patates
2 Adet Havuç
1 Baş Soğan
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
1 bardak yoğurt
1-2 diş sarmısak
YAPILIŞI:
----------
1 baş soğanı yemeklik doğrayarak tereyağında kavurun.Üzerine unuda koyup biraz çevirin ve suyunu koyun..Kabak,patates ve havucu soyup,küp küp doğrayın...Kaynayan suyun içine atın.Tuz,karabiber ekleyerek iyice pişirin.Ocaktan alarak blendırdan geçirin ve tekrar tencereye koyarak ocağa alın.Katı ise biraz daha kaynar su ilave ederek kaynatın...Yoğurdu ayrı bir kapta iyice çırpın ve çorbaya ilave ederek sürekli karıştırın tam kaynamadan ocağın altını kapatın...Ben 1-2 diş sarmısak ekledim...Arzu ederseniz sizlerde ekleyebilirsiniz...Üzerine bol karabiber dökerek afiyetle yiyin... Bu çorbayı 1."Sıcak Bir Çorba Pişir" etkinliği için kutsalsofra arkadaşıma gönderiyorum...

20 Ekim 2009 Salı

10 MARİFETTEKİ SONBAHAR YARIŞMASI İÇİN

Kara Üzüm İki Gözüm!!!
Bildiğiniz üzere 10 Marifette "2009 Sonbahar Yarışması" düzenlendi...
Bende yukarıda eserle katıldım yarışmaya...Sonbahar temalı olması yarışmanın kuralı...
Sonbaharı çağrıştırdığı için bende üzümlü tepsiyi uygun gördüm...
Buradan Serpilciğime teşekkürlerimi gönderiyorum...
Erzincanın siyah üzümü dünya çapında meşhurdur...Üzümlü ilçesinde yetiştirlen üzümler 1. kalite ve harika tadıyla damaklarda tad bırakıyor...Memleketimizin üzümü,tulum peyniri ve lavaş ekmeği ki bu üçlüyü bir arada yemelisiniz ,bu mevsimde diğer illere paket paket gidiyor....
Yarışma için iddialı değilim sadece katılmak istedim,derece beklemiyorum ama dileyen arkadaşlarımın desteğide fena olmaz hani.10 marifetteki yazımın yıldızını tutarsanız memnun olurum...
Herkese sevgi ve selamlarımı yolluyorum!!!!

KIZILCIK MARMELATI


GÜNAYDIN SEVGİLİ DOSTLARIM!!!
Bu sene kızılcıkla çok uğraştım...Reçel yaptım ,dipfirize attım...Birde marmelatını yapayım dedim.Hem ekmeğe sürüp yemek için,hemde sulandırıp içmek için ideal....
MALZEMELER:
----------------
1 kğ kızılcık
3 su bardağı şeker
2 su bardağı su
1 -2 adet limon tuzu
YAPILIŞI:
----------
Kızılcıkları yıkayıp tencereye koyun...Üzerine su ilave edilerek pişirin.Kızılcıklar iyice yumuşayınca ocaktan alın ve süzgece dökün...Ben çelik kevgir kullandım...Soğuyunca plastik eldiven takarak kızılcıkları kevgirden geçirin.Sadece çekirdekleri kalacaktır.Daha sonra tekrar ocağa koyun ve şekerini ilave edin ,kaynatın...Katılaştığında limon tuzunu da atarak biraz daha kaynatın ve ocağın altını kapatın.Soğuyunca cam kavanozlara koyarak kaldırın...Şekerin ayarını tadına bakarak arzunuza göre ayarlayabilirsiniz....Kızılcığın olgun olmasıylada alakalı bir durumdur bu...Olgun ise daha az şeker kullanırsınız....Afiyet Olsun!!!

19 Ekim 2009 Pazartesi

ÇOCUKLARIMIZ İÇİN!!!


Sevgili Cahidenin bloğundan aldım bu yazıyı ve paylaşmak istedim.Oda paylaşılmasını istediği için....Severek ve duygulanarak okudum...Keremin fotoğraflarını koydum...Lütfen sizde okuyun ,okutun ve paylaşın!!!Çocuklarımızın geleceği için.....

ÇOCUKLARIMIZIN MANEVİYATINI YÜKSELTMEK

Fitnenin yağmurlar gibi evlerimizin içine ve yaşadığımız topluma yağdığı şu ahir zamanda, unuttuğumuz, önemsemediğimiz belki de ihmal ettiğimiz önemli bir konu çocuklarımızın maneviyatı.
Her gün inanılmaz olaylar duyuyoruz; küçük yaşta ki çocukların karıştığı akıl almaz olaylar, akla hayale gelmeyen çeşitli cinayetler, anne babaların evlatlarına, evlatların ise anne babalarına yaptığı türlü zulümler, akıl sahibi her insanın kendisine dönüp bazı sorular sormasını gerekli kılıyor;
1-Acaba çocuğumun maneviyatına ne kadar önem veriyorum?
2-Çocuğum Allah ve Resul’ünü ne kadar tanıyor?
3-Ona yaratılış, varoluş sebebini anlatıyor muyum?
Çocuklarımız bize verilmiş en güzel emanetler. Bizlerde anne ve baba olarak kutlu ve onurlu bir misyonu yüklendik. Hepimiz yavrularımızı en güzel şekilde hayata hazırlamak istiyoruz. Fakat çoğumuz bu hazırlık esnasında bazı ve belki en büyük yerleri boş bırakıyoruz. Okullarda yeteri kadar din ve manevi eğitimi alamayan evlatlarımız eğer ailede de gerekli bilgileri almıyor ve bu bilinçle yetişmiyorsa, hayatının her anında yanlışlar yapabilen bunalımlı insanlar olabiliyorlar….
Şarkıcıların ismini eksiksiz bilen çocuklara nedense onu yaratan Allah’ın isimleri öğretilmiyor. At yarışına sokulur gibi canhıraş sınavlara hazırlanan çocuklar büyük mahşer sınavına hazırlanmıyor. En güzel yemekleri yapıp midelerini doyurduğumuz yavrularımızın ne yazık ki ruhları aç kalıyor. Ve böyle büyük bir boşlukla büyüyen bu çocuklar ne kadar tahsilde yapsa eksik kalıyor….
NE YAPABİLİRİZ?
Eğer henüz çocuğumuz yoksa evvela kendimizi yetiştirelim. Eksiklerimizi fark edip onarma yoluna gidelim. Namaz kılmıyorsak acilen başlayalım. Kur-an’ın orijinalinin yanında mutlaka mealini de okuyalım. Özellikle kadınlar için Nisa ve Nur surelerini okuyup anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
Eğer hamileysek; içimizde taşıdığımız o büyük mucizeyi unutmadan, secdelerimize devam edelim. Sesli olarak Kur’an okuyup dinleyelim. Yaptığımız her davranışın çocuğumuza yansıyacağını unutmayalım.
Çocuğumuz doğduğundan itibaren bütün bebekliği boyunca onu Allah’ın isimleriyle uyutalım.
Anlamaya başladığı 2-3 yaşından itibaren gördüğü, eline aldığı her şeyde ona Allah’ı hatırlatalım. Hatırlatmak için bahaneler arayalım.
”Bu elma ne kadar güzel ve lezzetli değil mi? Allah bu elmayı yaratmasaydı nereden bulurduk? “
“Gözlerin ne kadar güzel, Allah bize gözlerimizi vermeseydi nasıl görebilirdik?”
Her yemeğe oturduğumuzda “Allah’ım sen ne kadar büyüksün. Bize çok nimetler verdin. Sana sonsuz şükürler olsun Rabbim” diyerek çocuğun kalbindeki Allah sevgisini pekiştirebiliriz.
Bazı sünnetleri uygulayarak:”Biliyor musun bunu bize peygamberimiz öğretti. Ben onu çok seviyorum, çünkü O da bizi çok seviyor” gibi. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Yatağa yatırdığınız zaman felak , nas ve ayet-el kursî gibi koruyucu ayetleri sesli olarak okuyabiliriz.Okula giderken yine bu duaları mutlaka okumalı ve onlara da öğreterek okumalarını sağlamalıyız.Her şeye rağmen kadere engel olamayacağımızı,başımıza gelen kötü hallerinde bizler için bir imtihan olduğunu öğretmeliyiz.
Bizler kul bir peygamberin ümmetiyiz. Seyyid Kutub’un dediği gibi ;”O bugün yaşasaydı doktorlar, eğitimciler, filozoflar ona danışırdı.” Onu dünya gözüyle göremesek de, büyük bir mucize olarak hayatımıza yön veren öğretileri ve hadisi şerifleri bizlere yol gösteriyor. Kabul olunması mutlak bir duayı bizler için saklayan o büyük öndere ümmet olabilme gayreti içinde olmalıyız…
Hem insani hem İslami bir hayat yaşamak inanın zor değil. İslam zorluk değil, incelik dinidir. Çocuklarımızda bizler için güzel bir nimet ve sermayedir ve her çocuğun Allah’ı peygamberini ve dinini öğrenmeye hakkı vardır. Onların cehennem yakıtı değil, cennet bahçesinin gülleri ve yeryüzünün değerli şahsiyetleri olması için bir an evvel gayretlerimizi artıralım…
CAHİDE SULTAN
Cahide’nin notu: Yazımı alıp yayınlayabilirsiniz. Bizim bildiğimizi bilmeyen bütün insanların üzerimizde hakkı var. Herkes elinden geleni yapmalı ve sürekli bir hatırlatma içinde olmalı. Allah hepimize gayret, farkındalık ve şuur nasip etsin.(Âmin)Lütfen sizinde bu konuda farklı uygulamalarınız ve fikirleriniz varsa mutlaka paylaşın.

16 Ekim 2009 Cuma

SİMBAT PATİKLER

Havalar soğuyunca baktım Kerem evde pufidiklerini giymiyor bende yünden patik öreyimde giyinsin dedim....Pek patik örneği de bilmem ama uydurdum işte...Bitirdim ve diktikten sonra bir baktım burunları sivri oldu...Çok hoşumuza gitti,özellikle yapmak istesem olmazdı herhalde...Kerem terliklerim deyip seviyor ama pek giyindiğini söyleyemeyeceğim çok sıkıntılı çocuk...Bu sıra biraz daha olgunlaştığını ,büyüdüğünü düşünüyorum...Eeee nede olsa 1,5 ay sonra 2 yaşını tamamlayacak...Rabbim hayırlı yaşlar versin,hepimizin evlatlarını da korusun,esirgesin... Patiğin yapılışına gelince ; İpim nako rekor ama 2 kat yaptım sağlam olsun diye...25 ilmek başladım ve tekli pirinç modeli uyguladım.Başladıktan sonra 4-5 sıra hiç arttırmadım ve sonra 2 sırada bir ön kısmından artırdım.28 ilmek oldu...Sonra arttırmadığım arka kısma gelecek taraftan 14 ilmek kestim.Yüz kısmını örüp diğer yana geçerken 4-5 sıra sonra kestiğim ilmek kadar şişe ilmek attım (yani 14 ilmek) ,sonra yüz kısmını artırmadan 4-5 sıra ördüm ve arttırdığım taraftan tekrar 2 sırada bir eksilterek (25 ilmek olana kadar ) diğer yanını ördüm ve 4-5 sıra yine hiç artırmadan örerek bitirdim...Alt kısmını dikerken ayağına batmasın diye makina dikişi değilde sara sara diktim.Arkasını makina dikişi ile diktim...Ağız kısmını ve üzerini lacivert iple süsledim....Biraz karışık oldu ama anladığınızı umuyorum....Gerçi patik uzmanı arkadaşlarım çok güzel patikler ,babetler örüyorlar ama naçizane bende denemek istedim....Emine ve hobileri,Arsembutix ve Elbistanlı arkadaşlarıma sevgilerimi yolluyor ve onları takdir ediyorum,çalışmaları harika....

Keremin önceden oyuncaklarla arası yoktu ama bir aydır ilgisi arttı....

15 Ekim 2009 Perşembe

BELİŞİN VE KEREMİN YELEKLERİ

GÜNAYDIN SEVGİLİ DOSTLAR!!!
Bu sıralar polar kumaşlarla ve yoyo ile uğraşıyorum...Beliş arkadaşımın kızı ,Keremden 20 gün büyük...Birlikte büyütüyoruz ve çocuklar birbirlerini çok seviyorlar...Kerem diyorki "Beliş benim aşkım"Birbirlerine nasıl sarılıyorlar anlatamam ,çok sevimliler...Beliş diyoruz biz ama asıl adı Belinay .... Yoyolarla uğraşmak çok hoşuma gidice polar kumaş alıp anneme müracaat ederek hem Kereme hemde Belişe yelek biçmesini istedim...
Sağolsun oda biçmekle kalmadı ,iki kat olacak şekilde kesip kenarlarını iğne oyasıyla birleştirdi..Zira kumaşa tığ batmıyormuş...Keremin yeleğide güzel oldu ama Belişinki cici bici daha güzel...Yeleğin ön bedeninin içine çiçekli kumaşla birleştirdi.....
Bende yoyolarla süsledim...Yoyonun yapılışı çok zevkli ve yeleğede pek yakıştı....Arkadaşım çok beğendi ve hemen küçük hanıma giydirdi...

Buda Keremin yeleği... Önceden yaptığım minik yoyoya iri kulaklar kestim ve fare kılığına sokarak yeleğin arkasına diktim....Ön tarafınada minik parçalar keserek cep havası verdim....Cepleri dil çıkarıyor...
Yeleklerde büyük emek annemin tabiiii,sağolsun ellerine sağlık çok güzel oldu.Hele iğne oyası ile birleşmesi ayrı bir hava kattı...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails