Daha önce üç boyutlu şalın yapım aşamalarını yayınlamıştım.Çok çabuk ilerleyen ve yapımı çok zevkli bir model....Akşam şalın saçaklarını da tamamlayarak bitirdim sonunda....2.sini başlamak üzere tabii....Aynı renkten bir tane daha öreceğim.Dedim ya 2 kıza 2 tane...Pırıltılı ipten ördüğüm bu şal hem kolay hemde çok şık,örmek isteyenlere tavsiye ederim....Tığım 5 numara....
30 Mart 2009 Pazartesi
KEDİDİLİ-TİRAMİSU
Daha önce kedilinden profiterol yapmıştım ama tiramisuyu hiç denememiştim....Büyük kızım anne ben yapayım deyince büyük bir memnuniyetle ona bıraktım ve sonuç harikaydı...Kızımın mutfakta eli lezzetlidir zaten,güzel şeyler yapar ,ellerine sağlık olsun.Bizde afiyetle yedik....
MALZEMELER:
----------------
1 pkt.Kedidili
2-3 yemek kaşığı kakao
Şurubu İçin:
------------
1 Çay Bardağı Sıcak Su
1 Çay Bardağı Süt
1 yemek kaşığı nescafe
2 yemek kaşığı toz şeker
Muhallebi İçin:
---------------
1/2 (Yarım kğ) Süt
2 çorba kaşığı un
2 yumurta sarısı
1,5 çay bardağı toz şeker
1 pkt.vanilya
1 pkt.Labne Peyniri (Biz peynir yerine 1 dolu yemek kaşığı tereyağı kullandık.)
YAPILIŞI:Kedidili bisküviler kare borcam tepsiye bir sıra dizilir.(Bir pakette 12 adet mevcut.)
Daha sonra hazırlanan şurup ile ıslatılır.Diğer tarafta pişirilen muhallebi mikserle çırpılır ve yarısı bisküvilerin üzerine dökülür.Diğer kedidilleride dizildikten sonra muhallebinin diğer yarısı da döküldükten sonra, üzerine bolca kakao elenir.45 dak.buzdolabında bekletildikten sonra servis yapılır.AFİYET OLSUN!!!!
27 Mart 2009 Cuma
TAVUK SÖTE

Tavuk Söte!!!
Tavuk bizim evde çok pişmez,çünkü eşim sevmez ama arada bir yediririm ben ona.....Baharatlı,kızarmış olunca az miktarda tüketir....Tavuk sötede güzel olur yani....
MALZEMELER:
-----------------
Yarım kğ kuşbaşı doğranmış tavuk
4-5 diş sarmısak
2 adet yeşil biber
2 adet kırmızı biber
1 orta boy domates
1 tatlı kaşığı salça
Tuz,karabiber,pul biber,kimyon
YAPILIŞI:
-----------
Ben tavuk yemeklerinde soğanı tercih etmiyorum,pek yakıştıramıyorum nedense.Onun için sarmısak kullanıyorum....Tencereye bir miktar sıvı yağ koyup,doğranmış sarmısakları ekleyiniz.Doğranmış yeşil ve kırmızı biberide ilave edip biraz kavurunuz.Tavukları ekledikten sonra tencerenin kpağını kapatıp pişiriniz.Tuz ve baharatları daha sonra koyunuz....Doğranmış domatesi ve salçayı da ilave ederek,pişirmeye devam ediniz.10 dakila sonra yemeğiniz hazır olacaktır....AFİYET OLSUN!!!!
25 Mart 2009 Çarşamba
CİCİ BİCİ TUSEMİN YELEĞİYLE PATİĞİ-TUNUS İŞİ
Bu yelek ve patiği tunus işi ile büyük zevkle ördüm ve fırfırlarınıda FLAMENGO ipten yaptım...
Minik Tusem için....Tusem bir akrabamızın kızı....Güle güle giyinsin minik kız....
24 Mart 2009 Salı
ETLİ LAHANA SARMASI
Bugün 24 Mart arkadaşlar.
Eeee biliyoruz diyenleri duyar gibiyim!!
Ama Erzincana kar yağıyor biliyormusunuz.Hatta dün geceden başlamıştı sabah kalkınca baktım arabaların üstü kapanmış.Kışın pek hükmü kalmasada kar hala devam etmekte .Aslında şaşıracak birşey yok,23 Nisanda dahi kar yağışı olmuş bir şehrin insanı olarak buna alışığız...Herneyse gelelim şimdi etli lahana sarmasına.Aman Allahım o ne sarma sarmalama anlatamam.Anneciğimin ellerine sağlık.Hafta sonu misafirim vardı dedim ya.Hani yemek yapamam fırsat bulup da diye yapmış bir tencere dolmayı getirmiş sağolsun.Harika bir lezzet,çok seviyoruz hepimizde fazlasıyla makbule geçti...Gerçekten annemin hakkını ödeyemem,haftada bir iki tencere yemek yapar getirir bırakır gider,oturup yemez de yani...Çalıştığım için yapamam edemem diye...
Nasıl güzel olur anlatamam...Tamda sıkışık bir anda yetişir canıma...Oda çalışmış ve emekli olmuş bir kadın olduğundan halimden çok iyi anlıyor.Eeee birde anne yüreği dayanamıyor.Derler ya ağlarsa anam ağlar,gerisi yalan ağlar diye.....Gerçekten çok doğru...Lahana sarmasını hepiniz bilirsiniz ama bir iki değişiklikle farklı yörelerde farklı sarılabilir...
- Yarım kğ kıyma
- 1 baş soğan
- 1 çay bardağı pirinç
- 1 su bardağı ince bulgur
- 1 avuç iri bulgur
- 2 yemek kaşığı salça
- Maydanoz,karabiber,pul biber,tuz
- Tereyağı ve sıvıyağ
Yapılışı:İç malzeme karıştırılarak, iyice yoğrulur... Lahana haşlanır ve güzel güzel sarılır.
AFİYET OLSUN!!!
23 Mart 2009 Pazartesi
BENDEN LEZZETLER!!!!
Öncelikle iyi bir hafta geçirmenizi dileyerek başlamak istiyorum....Yoğun geçen bir hafta sonundan sonra işe başlamak zor olsada sağlık olsun diyorum.Pazar günü hava çok güzeldi ve oğluşum hep dışarıya çıkmak istedi.Bu hafta sonu iki günde erken kalktı ve dış kapının önünde "Aç,aç" diye ağladı.Biraz babası biraz ben çıkardık elimizi bile tutmadan öylece alıp başını yürüyor.İkna edemediğim zamanda balkonda top oynadı,koşturdu.Tabii bu sabahta aynısını istedi ama malum işe yetişme telaşı içinde ağladığıyla kaldı.....Çocuk büyütmek çok zor iş vesselam....Herneyse;Cumartesi akşam misafirlerim vardı ve onlara hazırladığım yiyecekleri resimledim...
Nescafeli pasta
Mercimek köftesi...
Kakaolu-üzümlü kek...
Damla çikolatalı kurabiye...
19 Mart 2009 Perşembe
SAKALLI İPTEN PERDE YAPTIM
Bu aralar sakal ipe takmış durumdayım,kirpi ipte diyebiliriz....Aslında perde yapmak aklımda bile yoktu ama yoğurt kabını kaplayınca bir iki nette gezinti yaptım ve perde fikrini ordan kaptım.
Sonra Pazar günü eşimle çamaşır ve ütü odası olarak kullandığım hatta girişte kapısı ayna olan ve dışarıdan vestiyer görünümünde açılınca çamaşır ,ütü odası olarak kullandığım yere bir perde asmamız gerektiğini düşündük.Taşındığımızda oraya sadece güneşlik stor yaptırmıştık,tül perdesi olmayınca dışarısı görünmüyor...En iyi çözümün sakal ipte oplacağına karar verdik....
Ve minik oğlum uyuduktan sonra 2 akşamda bitirdim ve astım....Çok da güzel oldu hemen sizlerle paylaşmak istedim ve şu an gece yarısı bunu yazıyorum.Saat 24.00 oldu....Neyse;yapılışı çok basit....İstediğiniz ölçüde zincir çekip,üzerini ikili trabzanla aralarına 2 zincir çekerek tamamlıyorsunuz.Ben storun ucuna ekledim.Yani gündüz açtığımda yarısı stor yarısı tül perde gibi görünüyor....Gece kapatınca storun ucunda yere kadar iniyor....Evdeki perdeleri denedik eşimle uymadı ve bende böyle bir fikrin iyi olacağını düşündüm.3 Liraya işi hallettim.Üst kısmını ikili trabzanla 2 sıra yaptım,siz daha geniş örebilirsiniz.Sonra camın uzunluğuna göre ip keserek saçak bağlar gibi her bir ipi bir delikten bağlayıp,bırakacaksınız.Bırakınca kısalıyor dikkat edin ve ipi biraz daha uzun kesin.Sonra makasla alt ucunu eşitleyerek kesin ki hepsi bir hizada olsun.
Sonra monte edin.Hepsi bu kadar....Dedim ya ben yarım perde yaptım ,camın yarısında ve güneşlik storun ucuna monteledim.Siz daha uzun yaparsanız,perde halkası dikip kornişe geçirebilirsiniz.......Bakalım perdemi beğenecekmisiniz?......Ferah olsun diye ben krem rengini tercih ettim ,siz odalarınızın rengine ki en güzel mutfağa yakışır çok daha canlı renkler kullanabilirsiniz....
Yapacak olan arkadaşlara kolay gelsin diyorum...
18 Mart 2009 Çarşamba
BUNLAR HARİKA!!!!
Şu çantaların zerafetine bakarmısınız.El yapımı harika şeyler...Sadece Türk kadını değil meğer dünya kadınları da çok becerikliymiş,neler neler var http://catielecroche.blogspot.com/mutlaka inceleyin arkadaşlar,ben hayran kaldım....Sizleride bilemem.....
MARMELATLI KURABİYE

-----------------
250 Gr Oda Sıcaklığında Margarin
250 Gr Oda Sıcaklığında Margarin
5 Çorba Kaşığı Pudra Şekeri
1 Adet Yumurta Sarısı
3,5 Su Bardağı Un
1 Paket Vanilya ve Kabartma Tozu
Çilek Marmelatı
YAPILIŞI:Margarin , pudra şekeri, ve yumurta sarısını bir kapta iyice yoğurun. Ayrı bir kapta un, vanilya,ve kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımı margarinli karışımın içine eleyin. Yoğurduğunuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, her parçayı elinizle yuvarlak açın ve içine dilediğiniz marmelat çeşidini koyarak kapatın ve tepsiye dizin. Ben çilek marmelatı kullandım.Önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk pişirin. Soğuyunca üzerine pudra şekeri serpin....Benim şekiller biraz bozuk oldu,erindiğimden çok uğraşmadım ama lezzet harikaydı.Ağızda dağılırken çileğin muhteşem lezzeti damakta çok hoş bir iz bırakıyor......Şiddetle tavsiye ederim.AFİYET OLSUN!!!
YAPILIŞI:Margarin , pudra şekeri, ve yumurta sarısını bir kapta iyice yoğurun. Ayrı bir kapta un, vanilya,ve kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımı margarinli karışımın içine eleyin. Yoğurduğunuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, her parçayı elinizle yuvarlak açın ve içine dilediğiniz marmelat çeşidini koyarak kapatın ve tepsiye dizin. Ben çilek marmelatı kullandım.Önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk pişirin. Soğuyunca üzerine pudra şekeri serpin....Benim şekiller biraz bozuk oldu,erindiğimden çok uğraşmadım ama lezzet harikaydı.Ağızda dağılırken çileğin muhteşem lezzeti damakta çok hoş bir iz bırakıyor......Şiddetle tavsiye ederim.AFİYET OLSUN!!!
17 Mart 2009 Salı
SEBZELİ BİFTEK&MAKARNALI PİRİNÇ PİLAVI


Biftekleri kekik ve baharatla terbiye ettikten sonra teflon tencerede kendi suyuyla pişirdim ve bir yüzü kızarınca diğer yüzünü çevirdim ve patates,yeşil biber,biraz sıvı yağ koyarak ocağın altını kıstım...Yarım saat sonra servise hazır hale geldi...Biberler acıymış yerken zorlandık bayağı,ama lezzeti mükemmeldi....Pilav içinde yağı tencereye koyup,ufak makarnaları şehriye gibi biraz kavurdum ve pirincide koyarak kavurdum.Daha sonra suyunu ve tuzunu da koyarak demlenmeye bıraktım.Bu kadar....Birde kırmızı gül yaptım,domatesten....Afiyet Olsun!!!
16 Mart 2009 Pazartesi
DOKUNULMADAN SEVİLEN TEK ÇİÇEK MANOLYA!!!!!!!!
Manolya, Karadeniz’in ılıman, her bölgesinde yetişebilir. Havada rutubet isterler, en önemlisi de, manolyalar hava kirliliğine dayanıklıdır. Kısacası bu bitki mükemmel şehir ağacıdır. Avrupanın ılıman güney bölgelerinde, İngiltere’de birçok yerde, Amerika’nın California bölgesinde manolyaları soğuk rüzgârlardan korumak için duvar diplerine dizi dizi dikilir. Duvarın 70-80 cm. dışından, ikinci duvar gibi buduyorlar. Yani bu bitkinin bugüne kadar bina temellerine zarar vermediği kanıtlanmış. Manolya bilinenin aksine zahmetsizdir. Aşırı rüzgâr almadığı zaman çok hızlı gelişir. (Senede 75 cm.) Rüzgârlı bölgelerde adaptasyonu yavaş olur ama bir iki yıl sonra toparlanıp gelişir. Gece, yapraklarının yıkanması suretiyle sulanmaya bayılır. Çam iğnelerini, ıhlamur ya da kayın yapraklarını kök yüzeyinde hissetmek ister. Limonata gibi kokan çiçekleri yakından koklarken burnunuzu sürerseniz, ne yazıktır’ki vücut yağınızla reaksiyona geçip yarım saatte kararıyorlar…Çiçeği açmamış yeni sürgün dalı kesip, vazoya alın, 2 gün ev içini kokuya boğacaktır.Bu nedenle ellenmemesi gerekiyor...... Dokunmadan uzaktan sevebileceğiniz harika görselliğe sahip olan Manolya kimi zaman güzel bir kadına isim,kimi zaman duyguları kabarıp taşan birçok şaire konu olmuştur...
Yıllarca dillerden düşmeyen bu şarkıyı da hepimiz biliriz.
Uzun yıllar bekledim,hakikat oldu rüyam
Koklamaya kıyamam,benim güzel manolyam,
Nazlı çiçeğimsin sen,sevdana dayanamam
Koklamaya kıyamam,benim güzel manolyam
MOTİF APARATIYLA YAPTIĞIM ŞALIN BOYUN KISMI

Adsız bir izleyicimin isteği üzerine motif aparatıyla yapmış olduğum şalın boyun kısmını yayınlıyorum.Umarım faydalı olurum.Şalın ayrıntılarını daha önce yayınlamıştım.....Boyun kısmı ister istemez oyuk oluyor bu nedenle birleştirdikten sonra kenarlarını örümcek yaparken o oygularıda doldurarak gittim,kıvrılmaması içinde son sırasını fıstıkla tamamladım.....SEVGİLER14 Mart 2009 Cumartesi
80. İNCİ İZLEYİCİM İÇİN

Sekseninci izleyicim kim olacak diye merak etmiştim ve sevgili http://nazardeymesin07.blogspot.com/ oldu.Kendisine çok teşekkür ediyorum ve iyi bir dost kazandığıma inarak bu tatlıyı kendisine ikram ediyorum..SEVGİLERİMLE.....
BAYAT EKMEK KÖFTESİ
Ekmekleriniz bayatladıysa sakın atmayın poşete koyup,buzdolabında saklayın ve gerektiğinde çıkarıp bu nefis köftelerden yapın.Ama mutlaka deneyin!!!!!!!MALZEMELER:
-----------------
Yarım bayat ekmek
1 baş soğan
1 tatlıkaşığı biber salçası
1 yumurta
1 çay bardağı ince bulgur
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı kuru nane
Tuz,karabiber,kimyon
YAPILIŞI:
-----------
Bayat ekmeğin tamamını su dolu bir kaba koyun iyice ıslansın.Bulguru bir kasede az sıcak suyla ıslatın.Daha sonra ekmekleri iyice sıkarak sudan çıkarın ve karıştırma kabına alın.Soğanı rendeleyin ve diğer bütünmalzemeleri ekleyek iyice yoğurun.Kızgın yağda kızrtın ve havlı kağıtla yağını çektirdikten sonra servis yapın.Kızardıktan sonra isterseniz içli köfte gibi üzerine limon sıkarak da yiyebilirsiniz,benim kızlarım öyle yiyorlar ve çok seviyorlar.Eğer tam bir ekmekten yapacaksanız ölçüyü 2 katına çıkarın ve öyle yapın.Kolay gelsin ve afiyet olsun!!!
12 Mart 2009 Perşembe
HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR!!!!
BU ANONİM BİR HİKAYEDİR......"Gün gelecek Allah'a bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum" demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en zor günlerini yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda. Aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. O günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar açtığını gördükçe "verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah'ım!" demeye başladı. Gündüzleri fırsat buldukça bir araya geldiğimiz arkadaşıma o günlerde aşağıdaki hikayeyi yollamıştım. * * * * * * * Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı. Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi; "Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi. Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu! Kekeleyerek: "Nasıl? Anlayamadım?" diyebildi yaşlı kadın. "Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp: "Yeter! Lütfen dur artık!" diye bağırmak zorunda kaldım. Ama usta sadece gülümsedi ve; "Daha değil!" diye cevapladı beni. "Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım: "Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!" Ama usta bana bakıp gülümsüyordu: "Henüz değil!" "Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek" Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum: "Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!" "Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve "Daha değil!" diyordu. "Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi. "Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum. "Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!" dedim. Onun cevabı ise aynıydı: "Henüz değil!" "Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. "Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!" diye bağırdım. Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. "Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!" diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine "Daha değil!" diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm. "Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi: "Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?" Ona "Evet" dedim. Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve "Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım." "Evet bu sensin!" dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin. Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin. Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın. Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın. Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı. Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu. Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde." Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim: "Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet! Bana zarar vereceğini düşündüm. Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim. Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum. Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim… Teşekkür ederim."
KEREMİN YENİ SÜVETERİ

Sağolsun Dayımın kızı Handan Ablam örmüş,göndermiş taaa Bursadan.Ellerine sağlık oğluşumada çok yakıştı....Tam küçük adamlar için.Fermuarlı oluşu daha da bir güzel,kullanım kolaylığı sağlıyor....Ayrıca; blog arkadaşlarıma yeni bir arkadaşımızı tanıtmak istiyorum.
Arkadaşıma vereceğiniz destekten dolayı şimdiden çok teşekkür ederim...
11 Mart 2009 Çarşamba
SULU KÖFTE&KIRMIZI PANCAR SALATASI
Annem bir aydır Adanadaydı.Kardeşimin yeni doğan bebeğini görmek için gitmişti.Geldi ve gelir gelmez kadıncağızı mutfağa soktum,yemeklerini özlemiştim çünkü.Hemen o nefis sulu köftesinden yaptı bize.Çokda güzel olmuştu.Ellerine sağlık.....
TARİFİ:Yarım kğ kıyma,1,5 su bardağı ince bulgur,1 yumurta,tuz,karabiber,pul biber.Bulgurun üzerine biraz sıcak su koyup şişiriyorsunuz,sonrada iyice yoğuruyorsunuz.Ben soğanda rendelerdim,maydanozda koyardım meğer ondan açılırmış köftelerim hep.Annem onları kaoymadı ve çok nefis oldu tadı.Suyuna patates ve havuç da doğradı beraber pişirdi.Tabii yağ ve salçayı da tencerenin dibinde yaptı,suyunu ilave etti,kaynayınca önce sebzeleri sonrada köfteleri attı.Köfteleri yuvarlarken yanına bir kase su aldı ve elini batırdı ki köfteler sıkı olsun,açılmasın....
Neyse bende yanına Erzincan un çorbası pirinç pilavı ve yukarıda görmüş olduğunuz kırmızı Pancar salatasını yaptım.Pancarı rendeledim,tuz,zeytinyağı,yarım limon suyu ve nar ekşisi ile karıştırdım.Domatesin kabuğundan da gül yaptım,beğendiniz mi? SAKALLI İPTEN GÜZEL BİR SEPET!!!!!

İki akşamdır uğraşıyorum ve sonunda sizlerin de görmeniz için yayınlayabildim....Çok hoşuma gitti bu uygulama.Yoğurt kaplarını değerlendirirdim,içine erzak falan koyardım ama sepet haline dönüşmesi çok iyi oldu.Kızların odaları için yaptım,birine yeşil diğerine pembe.Odalarının renkleriyle uyum sağlasın diye...İçine ister okul malzemelerini koysunlar isterlerse süs eşyalarını kokoş kızlarım...Aslında kurdele ve taşlarla üzerini süsleyecektim ama vakit kalmadı,daha sonra pembesini de yapınca süsler fotoğrafını çekerim....İlle de yoğurt kabı olması gerekmiyor,plastik herhangi bir kap olabilir....Sakallı ipten 2 yumak almak gerekiyor,sıkı sarılacağı için....

Öncelikle kabın alt kısmını bıçakla oyup çıkarıyorsunuz.Daha sonra çıkardığınız parçanın ortasınıda daire çeklinde küçük bir oyuntu yapıyorsununuz.Ben biraz büyük yapmışım,siz daha küçük kesin ve ipi sarın.Sardıkça o delik kapanacaktır.
Sonra altı açık olan yoğurt kabının etrafına dikey olarak ipi sarın.Hiç açıklık kalmayacak şekilde sardıktan sonra kulpunuda sıkıca sararak işlemi bitirin....Kapaklı bir kutu olsun isterseniz eğer, kulpunu çıkarıp ondan sonra kutuyu iple kaplayın ve kapağından daire şeklinde bir delik açarak,sarın ve kapağı kaplayın....Daha fazla ip gidecektir ama tercih size kalmış artık... Kapladığınız tabanı kabın altına yerleştirin dikmeye bile gerek kalmadan oturacaktır zaten. Dilerseniz mutfakta veya banyoda da kullanabilirsiniz.Hatta ben plastik kirli sepetini kaplamayı düşünüyorum banyo için....Aynı renk iple bir de klozet takımı veya büyükçe bir banyo paspası ördümü artık tam olur.Projelerim çok,sürekli kafamda birşeyler planlayıp,örmek istiyorum.Ama zamanım yok,işe gelince bile aklım örgülerde,iplerde,hobilerde kalıyor.....Ne yapayım,üretmeden ve bu tür işlerle uğraşmadan duramıyorum.Zamanım olmasada azıcık bir zaman bulup uğraşıyorum ve müthiş zevk alıyorum.Her ne kadar eşim bu durumdan memnun olmasada ,benim için hayatın bir parçası.Bu işlerde genetik galiba ,aileden geliyor.Neyse ;beğenen arkadaşlar size kolay gelsin hadi bakalım yoğurt kapları çıksın,ipler alınsın,sarılsın ve güzel ürünler çıksın ortaya....Görüşmek üzere...
10 Mart 2009 Salı
ELMA SİRKESİ MUCİZESİ!!!!

Diyetisyen Naciye İla Deniz, elma sirkesinin insan bedenini içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü doğal bir sıvı olduğunu söylemiş http://www.kadiniz.com/ a yaptığı açıklamada.
Taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde sindirimi kolaylaştıran tek meyve olan elmanın, sirkesinin de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Deniz, 'Kanı temizleyen, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı tesire sahip olan, idrar söktürücü özelliği bulunan, karaciğer ve damar sertliği hastalıklarıyla, hemoroid, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelen elmanın sirkesi de, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısının güçlenmesini sağlar' dedi.
Deniz, ılık bir bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal karıştırılarak yapılan kokteylin sabahları aç karnına içilmesi halinde vücutta biriken fazla yağın atımının kolaylaşacağı tavsiyesinde bulunarak, şöyle konuştu. 'Elma sirkesi, içerdiği çok değerli ve çeşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir.
Elma sirkesi bedenimizi içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü bir sıvıdır. İçerdiği yüksek orandaki Potasyum sayesinde kas yapısını güçlendiren, strese karşı koyabilecek dayanıklılık kazandıran, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının hafif geçilmesini sağlayan elma sirkesi, boğaz ağrısı, öksürük ve ses kısıklığına da iyi gelmektedir. Elma sirkeleriyle yapılan salatanın yüksek kolestrole karşı da iyi geldiğini açıklayan Deniz, 'Elma sirkesinin faydaları saymakla bitmez.
Ergenlik sivilceleri, dış derinin sıkılığı, gaz şişkinliği, kabızlık gibi birçok soruna yararı bilinen elma sirkesinin yüksek potasyum nedeniyle böbrek hastaları, asit değerinin yüksek olması nedeniyle de ülserliler ve gastriti olanlar tarafından tüketilmemesi gerekir' diye konuşmuş..
Dün tarçın-zencefil ikilisi, bugün de elma sirkesi....Diyeceksinizki hangisini uygulayalım....
Ben sevgili Annekaz http://www.annekaz.com/ elma sirkesiyle ilgili yazısını yayınladıktan sonra başladım bile bu uygulamaya.O 1 ayda beş kilo verdiğini söylüyor...Tabii yemeklerini de ayarlı tüketmiş...Bende 04.03.2009 da içmeye başlamış bulunmaktayım.Ama içine bal koyamıyorum,çünkü bal allerji yapıyor ve mideme dokunuyor.Yarım su bardağı suya 2 tatlı kaşığı koyup,içiyorum.Tadı güzel değil ama hemen minik bir şeker alıyorum ağzıma....
Bakalım sonuç ne olacak,herkesde aynı etkiyi göstermiyormuş ama zindelik verse dahi yeter bana...Bunun sonucunda zayıflarsam ki azıcıkda yiyeceklerden kesmeye başladım,mutlaka haberdar edeceğim sizleri...
Taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde sindirimi kolaylaştıran tek meyve olan elmanın, sirkesinin de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Deniz, 'Kanı temizleyen, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı tesire sahip olan, idrar söktürücü özelliği bulunan, karaciğer ve damar sertliği hastalıklarıyla, hemoroid, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelen elmanın sirkesi de, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısının güçlenmesini sağlar' dedi.
Deniz, ılık bir bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal karıştırılarak yapılan kokteylin sabahları aç karnına içilmesi halinde vücutta biriken fazla yağın atımının kolaylaşacağı tavsiyesinde bulunarak, şöyle konuştu. 'Elma sirkesi, içerdiği çok değerli ve çeşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir.
Elma sirkesi bedenimizi içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü bir sıvıdır. İçerdiği yüksek orandaki Potasyum sayesinde kas yapısını güçlendiren, strese karşı koyabilecek dayanıklılık kazandıran, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının hafif geçilmesini sağlayan elma sirkesi, boğaz ağrısı, öksürük ve ses kısıklığına da iyi gelmektedir. Elma sirkeleriyle yapılan salatanın yüksek kolestrole karşı da iyi geldiğini açıklayan Deniz, 'Elma sirkesinin faydaları saymakla bitmez.
Ergenlik sivilceleri, dış derinin sıkılığı, gaz şişkinliği, kabızlık gibi birçok soruna yararı bilinen elma sirkesinin yüksek potasyum nedeniyle böbrek hastaları, asit değerinin yüksek olması nedeniyle de ülserliler ve gastriti olanlar tarafından tüketilmemesi gerekir' diye konuşmuş..
Dün tarçın-zencefil ikilisi, bugün de elma sirkesi....Diyeceksinizki hangisini uygulayalım....
Ben sevgili Annekaz http://www.annekaz.com/ elma sirkesiyle ilgili yazısını yayınladıktan sonra başladım bile bu uygulamaya.O 1 ayda beş kilo verdiğini söylüyor...Tabii yemeklerini de ayarlı tüketmiş...Bende 04.03.2009 da içmeye başlamış bulunmaktayım.Ama içine bal koyamıyorum,çünkü bal allerji yapıyor ve mideme dokunuyor.Yarım su bardağı suya 2 tatlı kaşığı koyup,içiyorum.Tadı güzel değil ama hemen minik bir şeker alıyorum ağzıma....
Bakalım sonuç ne olacak,herkesde aynı etkiyi göstermiyormuş ama zindelik verse dahi yeter bana...Bunun sonucunda zayıflarsam ki azıcıkda yiyeceklerden kesmeye başladım,mutlaka haberdar edeceğim sizleri...
SEVGİYLE VE DOSTÇA KALIN!!!!!!
BROKOLİ YEMEĞİ

Yinemi brokoli (Karnabaharın abisi) diyeceksiniz ama artık sezonu kapatıyoruz,bitti artık son yemeklerimizi de pişirelim ve artık farklı favori sebzelere geçelim.Yaz sebzeleri başlangıcı taze fasulye gibi...
Brokoli yemeğini çok basit bir şekilde yapıyoruz hemen.Tencereye bir baş soğan doğruyoruz.Onun üzerine 2 adet doğranmış havuç,1 domates ve yıkanmış parçalanmış brokoliyide koyup,2 yemek kaşığı salçayı sulandırıp döküyoruz.4-5 diş sarmısak,tuz,karbiber,yarım çay bardağı sıvı yağ ve 1 limon suyu ile 2 su bardağı kadar suyuda ilave edip pişirmeye bırakıyoruz.Hepsi bu kadar...İster sıcak,isterseniz de sıvı yağ yerine zeytinyağı kullanarak soğuk olarak tüketebilirsiniz.....
AFİYET OLSUN!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)
.jpg)
.jpg)








.jpg)








