30 Eylül 2010 Perşembe

FİRKETE İŞİ SİMLİ İPTEN NAMAZ ÖRTÜSÜ KENARI


Günaydın çok değerli izleyenlerim!!!

Kafamda yeni projeler var demiştim ya işte onlardan biri....Bu namaz örtüsü kenarını daha önce yapmıştım...Şifon alıp dikmeyi düşünüyorum ....Aslında şıkır şıkır şık bir model ...2 örtülük yaptım ayrı ayrı... 2 kızım olunca herşey çift oluyor....farklı şekilde de değerlendirmeyi düşündüm ama ne yapabilirim diye karar veremedim...Özellikle Örgüçantam arkadaşımın fikrini merak ediyorum....ve başka fikri olan varsa yazsın lütfen....

Şifon alıp diksem dedim ama ne renk şifon olur onuda bilmiyorum....

Yapılışı çok kolay ve zevkli...Firkete işine alışmışken aynı örnekten havlu kenarı başladım şimdi ....Dore simli havlularım var onlara dikeceğim....Ama uçlarına pul koymayacağım,havluda kullanışlı olmaz diye düşündüm....Aslında çeyizlik diye yapıyorum yoksa havluda kenar sevmiyorum...Yüzümü kurularken havlunun dümdüz desensiz olmasını tercih ediyorum...

Esen kalın arkadaşlar!!!!

29 Eylül 2010 Çarşamba

TURŞULARIM HAZIR


Güz mevsimi iş mevsimi derler ya,aynen öyle...
Kışa girerken organik sebzelerden yiyecek saklamak için çeşitli metodlarla neler neler hazırlanır...Turşular,konserveler,dipfirize konan sebzeler,közlemeler,kurutmalar,reçeller.....Aman pek güzel olur hepside....tabiii bir o kadar da zahmetli...Bu sene turşumu anneme kurdurdum....Onun elinden çok daha güzel olur turşular...Hatta kışın yedikçe takılırız ona "anne sen bir turşucu dükkanı aç" diye... İnşallah nazar değmez de afiyetle yeriz turşularımızı.....Aman maşallah ,maşallah!!!En çok kısırla ve çiğ köfteyle severim yemesini....

GILDİRİK KÖFTE

Günaydın sevgili izleyenlerim,arkadaşlarım,güzel güneşli bir güne günaydın demek istiyorum!!!
Yeni işyerime alışmaya çalışıyorum....Tüm servisler hep bir aradayız,şeffaf bir ortam anlayacağınız....Çok şükür ben yerleştim ve düzenimi kurdum,rabbim sağlıkla,huzurla çalışmak nasip etsin....Bu sıra hep alışma dönemindeyiz....Kızımın yokluğuna da alışmaya çalışıyorum,tabiii oda yeni ortamına ....Bayağı bocaladı,hem yeni bir şehir hem üniversite hayatı hemde aileden uzak kalmak onu etkiledi ama birkaç ay sonra uyum sağlayacaktır,yeterki sağlık olsun!!!
Pazar günü öğleden sonra hem mutfakta işimi yaptım hemde Deryalı Günleri izledim demiştim ya sizlere....İşte bu "Gıldirik Köfteyi " öğrendim....İzlerken aklıma not ettim ve hemen denedim....Çok beğendik, Şiddetle tavsiye ediyorum.....İlk önce adı çok komik geldi bana fakat sonra düşününce bizim buralarda yuvarlak olan şeylere Gıldirik dendiğini hatırladım...Bu kelime şimdilerde kullanılmasada eskiden hep kullanılırmış....Araştırdım zannedersem Bingöl ilimize ait bir yemek....Belkide başka illerde başka isimlerle yapılıyordur!!!!Herneyse ben hemen tarife geçmek istiyorum;
MALZEMELER:
----------------
300 gr kıyma
1 Su bardağı ince bulgur
1 baş soğan
1 yumurta
Tuz,karabiber
Sarmısaklı Yoğurt
Sos İçin:
--------
1 yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı salça
1 çay kaşığı pul biber

YAPILIŞI:
----------
Önce bulgur karıştırma kabına dökülür ve kaynar suyla ıslatılılarak biraz şişirilir....Daha sonra rendelenmiş soğan kıyma ,tuz,karabiber ilave edilerek yoğrulur....Daha sonra ceviz büyüklüğünde yuvarlanarak köfteler yapılır...Yapılan köfteler kaynayan tuzlu suya atılarak iyice haşlanır ve servis tabağına alınarak üzerine sarmısaklı yoğurt dökülür....Salçalı sos da gezdirildikten sonra afiyetle yenir....Ben servis yaparken köfteleri haşladığım sudan da tabaklara bir kaç kaşık koydum ,daha lezzetli oldu.....Esen kalın....

28 Eylül 2010 Salı

FİRKETE İŞİ ŞALIM BİTTİ



Merhabalar sevgili izleyenlerim ,dostlarım!!!
Taaaa mayıs ayında başladığım ve dün gece itibariyle bitirmiş olduğum firkete işi şalımı beğeninize sunmak istiyorum.....

İpim nako-lame (Krem) ...Şeritler halinde yaptığım ve yapılışını burada anlattığım şalın son şeritlerini yaparken Cd denilen pullardan faydalandım...Pulları önce ipe geçirdim ve dışa gelecek kısmına 3 sırada bir ekleyerek ördüm....Tüm etrafını doşacak şekilde tamamladım...




13 şeritten oluştu....şalın genişliği ve şerit sayısı tamamen sizin isteğinize kalmış....

Her iki ucuna iğneyle yine CD pullardan işledim ve nihayet bitirdim...

Çokda kolay olduğunu söyleyemeceğim....Hem ipimin ince oluşu hemde şeritlerin yapımı bayağı oyaladı...Ama zarif bir şal oldu....
Yapmak isteyenlere kolay gelsin diyorum....
Elişi sezonunuda böylece açmış oluyorum....Yazın hiçbir şey yapamadığım için bayağı özlemişim....Bakalım bu kış neler çıkacak ortaya...kafamda birçok proje var...
Şen ve Esen Kalın!!!

22 Eylül 2010 Çarşamba

ÇITIR KABAK


GÜNAYDIN SEVGİLİ İZLEYENLERİM!!!

Havaların yavaş yavaş soğumaya başladığı ve sonbaharın etkisini gösterdiği bir sabahtan merhaba demek istiyorum sizlere....Okul sezonunun açılmasıyla hayat yeniden düzene girdi ve devam ediyor....Herkese sağlıkla -huzurla dolu bir sezon diliyorum....Hep duygularımdan bahsettim kaç gündür....Oysa ben yemek bloguyum değil mi?

Bugün güzeller güzeli kalpkurabiyem Denizimin bir tarifine yer vermek istiyorum....Onun blogunda görür görmez yaptım ama yayınlamak bugüne kısmet oldu......
Hepimiz çok beğendik,şiddetle tavsiye ediyorum....İşte tarif;


MALZEMELER:
----------------

  • 3-4 adet kabak
  • 1/2 çay bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Un
  • Kızarmak için sıvı yağ
  • Üzerine dökmek için sarmısaklı yoğurt

YAPILIŞI:
-----------

  • Kabakları çizgili soyup enine ince uzun dilimleyin....
  • Kızartmadan yarım saat önce üzerine sütü döküp bekletin...
  • Tuzunu da ilave edin...Yağı kızdırın ve una batırdığınız kabakları arkalı önlü kızartın...
  • Havlu kağıt serdiğiniz servis tabağına alın ve üzerine sarmısaklı yoğurt dökerek afiyetle yiyin.....

21 Eylül 2010 Salı

ERZURUMDA BİR GÜN



Pazar günü Erzurumda güzel bir gün geçirdik...Ayrılık saati gelinceye kadar yüreğim pıt pıt attı ama yinede herşey çok güzeldi... Erzurumun meşhur Cağ kebabından yedik,çayımızı içtik...


Kerem babasıyla ve ablasıyla güzel bir poz verdi...Bebekliğinden kalma alışkanlık var ya mama sandalyesine oturdu..Aslında büyüdüğünün farkında ama şımardı azıcıkda...

Tuğçe ve Anneannesi...
En az benim kadar yüreği hüzünlüydü anneminde ama her zamanki gibi vakarlı ve güçlüydü...Ayrılırken torununa öyle güzel nasihatler verdi ki öğretmen bir annenin kızı olmaktan gurur duydum...Ben hiç konuşamadım,zaten zor tuttum kendimi...Ama şimdi hiç üzülmüyorum kızım mutlu herşey yolunda sağlık olsun...
Tuğçenin Yurttaki odası ve yatağı...

Üç kişilik odada bir ranza ve birde tek yatak vardı...Diğer arkadaşları henüz gelmediğinden Tuğçenin yatak seçme şansı oldu ve tek yatağı seçti...Herşey yolunda ve kızım mutlu olduğu için bende çok huzurluyum....Rabbim iyi insanlarla karşılaştırsın,sağlıkla-huzurla okumak nasip etsin...Bu resimleri babaannesi dayıları-yengeleri-halası ve eniştesi için yayınlıyorum,görsünler istedim...Telefonla hep yanımızda oldukları için teşekkür ediyorum hepsine,iyi geceler diliyorum....

20 Eylül 2010 Pazartesi

CANIMIN BİRİNİ GURBET ELLERDE BIRAKTIM



İYİ AKŞAMLAR!!!

Diyerek başlamak istiyorum...Dün yani 19.09.20010 Pazar günü kızımızı Atatürk Üniversitesinde başlayacak olan hayatına ilk adımını atması için Erzuruma götürdük...Birkaç gün öncesinden başlayan duygusallığım ve sulu gözlülüğüm ki belli etmemeye çalıştım ancak ayrılırken engel olamadım ....Erzurum Erzincan arası 2,5 saat olduğundan sabah 10 gibi çıkıp öğlen saatlerinde vardık....İlk önce Yurda gidip eşyalarını bıraktık...Özel bir yurtta kalacak Tuğçe...Odasını ve ortamı çok beğendik...Onun beğenmesi ve mutlu olması benim için çok önemli olduğundan bir nebzede olsa yüreğime su serpti...Yurttan sonra dışarıya çıkıp yemek yedik ,gezdik ve akşam geç vakitte tekrar yurda gelip kızızı teslim ettik...Tabi önce Allaha sonra da oradaki görevlilere....Keremin huysuzluk krizleri arasında ayrıldık ve arabaya bindiğimizde kimse konuşmadı...Hepimiz çok üzüldük,ben sürekli ağladım ancak biraz da sevinç gözyaşlarıydı...Çok şükür yavrum kazandı ve hayata atılmak üzere bir yola çıktı...Rabbim hayırlı insanlarla ve işlerle karşılaştırsın....Meğer ne zor şeymiş evladından ayrılmak...Annemi daha yeni anlıyabiliyorum....Nasılda yüreğine taş basmış,bizlere belli etmemek adına....Bende dua ediyorum ve sağlık ve başarı dileyerek artık ağlamıyorum..Bugün en az 10 sefer telefonla konuştuk...Oda alışacak ve bu günler geçecek biliyorum....Bu arada küçük kızımda Liseye başlamanın heyecanı içindeydi bugün....Kerem bu hafta ben izinli olduğumdan evde... Kreşe gitmek istemiyor ama bir an önce göndereceğim yoksa işe başladığımda alışması çok zor olur...Ablasının gidişi onuda çok etkiledi....Arabada eve dönerken Tuğçeyi ara anne dedi...Aradım ...aldı telefonu eline "Tuğçe sen dur biz seni gelmeye alacağız" dedi yani "almaya geleceğiz"ve beni daha çok ağlattı...Kapı çalınca anne Tuğçe ablam mı geldi diye soruyor....Herkes alışmaya çalışıyor anlayacağınız....

Bir önceki yazımda bana yorum yazarak destek veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum...Yoğun geçen bu günlerden sonra fırsat buldukça tek tek hepinize döneceğim...Teşekkürler blogcanlarım.....

17 Eylül 2010 Cuma

PEYNİRLİ HAMUR KIZARTMASI*PİŞİ



HAYIRLI CUMALAR SEVGİLİ İZLEYENLERİM!!!

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN!!!

Bayramdan sonra bu hafta çok yoğun geçti....Hafta sonu Tuğçeyi Erzuruma götüreceğiz ve artık oda yeni hayatına başlayacak....Üniversite hayatına alışmaya çalışacak...Hem onun hemde bizim açımızdan zor olacak ama yinede sağlık olsun,hayırlısı olsun diyoruz...

Hazırlıklar daha tamamlanmadı ...Alışveriş-çarşı işleri bayağı yordu bizi....Neyseki kalan 2 hafta izinimi aldım da rahat rahat işlerimizi hallediyoruz,hemde kızımla birlikte oluyoruz...2 günü kaldı misafir gözüyle bakıyorum...her ne kadar belli etmesemde ana yüreği işte içim burkuluyor.....

Neyse duygusallığa iyice bürünmeden hamur kızarmasına geçeyim....Hamur kızartması çok fazla hatta hiç yapmadığım bir hamurişi ama geçen gün canımız istedi ve yaptım...Çok beğendiğimiz için 2. gün bir daha yaptım severek yedik....Tarif şöyle;


MALZEMELER:

-----------------

1 yumurta

4 yemek kaşığı yoğurt

2,5 -3 su bardağı un

1/2 paket kabartma tozu

İç malzemesi;peynir-maydanoz


YAPILIŞI:

-----------

Hamuru yoğurup 2 parçaya ayırın ve her birini 2 cm kalınlığında açın...Orta boy bir kase yardımıyla yuvarlaklar kesin ve arasına peynir-maydanoz koyarak poğaça şeklinde kapatın...kızgın yağda arkalı önlü kızartın...Havlu kağıt serilmiş servis tabağına alın..

PÜF NOKTASI:Kızarma yağının ısısını orta hararette açın ve yağın sıçramaması için kızartma bitene kadar ısısyla oynamayın,aynı kalsın...AFİYET OLSUN!!!!

16 Eylül 2010 Perşembe

BAYRAMDAN KARELER



Eşimin iş yerinde her bayram bayramlaşma geleneği bu bayramda devam etti....Her bayramın 2. günü gerekleşen bayramlaşma özenle hazırlanmış yiyecekler,çay servisi ve ikramlıklarla doluydu...Çalışanların ayrı bölümde eşlerinin de ayrı bölümde birbirleriyle kaynaşması ve bayramlaşması geleneği yaklaşık 20 senedir devam ediyor...Lojman sakinlerine yakın mesafede tesislerde yapılıyor...Bizde daha önce lojmanda otururken çok daha güzeldi...Şimdilerde katılım daha az ama ben muhakkak katılıyorum ve eski dostlarımı ve komşularımı bir arada görme şansını elde ediyorum...

Canımın üçü bir arada....
Yoğun ve güzel bir bayram geçirdik....
Daha nice bayramlara.....

9 Eylül 2010 Perşembe

İYİ BAYRAMLAR


Tüm İslam Aleminin , Siz Sevgili İzleyenlerimin ,Dostlarımın,Ailemin,Arkadaşlarımın Bayramını Canı Gönülden Kutluyorum!!!
Bu bizim ikramlık çikolatamız almadan gitmeyin!!!

3 Eylül 2010 Cuma

DOMATESLİ-BİBERLİ TAVA BÖREĞİ


 MERHABALAR!!!

Ramazanın başından bu tarafa hep iftar menümüzü yayınladım....Sahurda uyku mahmurluğuyla foto çekemediğim için pek yer veremedim açıkcası...Yoğun bir tempoyla geçen ramazan ayı içerisinde sahurun ayrı bir önemi var bizim için...Genellikle kahvaltı tarzında yiyecekler yiyip bol bol su içerek yaptık sahurlarımızı...Börek-çörek kahvaltılık yiyeceklerin yanında mutlaka domates salatalık ikilisinide yedik...Salatalık hem mideyi doldurup tokluk hissi veriyor hemde bol su ihtiva ettiğinden susuzluk ile başediyor... 

Bugün dün sahur için yatmadan önce yaptığım ve tarifini tamamen uydurduğum bir börek yayınlıyorum sizler için...Hazır yufkayla yapılan böreklerde mantık hep aynı gerçi,mucitlik bir şey yok...Ama gerçekten çok pratik ve bir o kadarda lezzetli oldu....Evimin erkekleri ve bayanları tarafından çok beğenildi...(Deryacım hep evimin erkekleri diyor ya ondan özendim...)

Gelelim tarife;
2 adet yufka ile başlayın..Tavanın dibini sıvı yağla biraz yağlayın...

Yufkanın birini kenarları taşacak şekilde tavaya yerleştirin ve biraz buruşturun...


2 yumurta,1 çay bardağı süt ve 1 çay bardağı sıvı yağ ile hazırlayacağınız karışımı yufkanın üzerine gezdirin....Daha sonra 2.yufkayı dörde bölün ve bir parçasını serin....
Üzerine bir çay tabağı kadar beyaz peynir ve kaşar peyniri serpiştirin...

Doğranmış 2-3 sivri biberi (kestel biberi kullandım) ve bir domatesi de ekleyin ve biraz tuz ,biraz pul biber ve biraz da kekik ilave edin...kalan yufkaları serin ve harçtan dökün...daha sonra kenarlara taşan yufkaları da kapattıktan sonra kalan harcı fırça yardımıyla böreğin üzerine yayın...Tavayı ocağa koyun,önce harlı daha sonra kısık ateşte kontrollü bir şekilde pişirmeye başlayın...Spatula yardımıyla kızarıp kızarmadığına bakın....Kızardığında tavayı kapağı alta gelecek şekilde çevirin ve kapaktan tekrar tavaya aktararak diğer yüzünüde kızartın...

Kızaran böreği hemen servis tabağına almayın,kapağını yarım kapatarak yatın...Sahurda kalktığınızda biraz ısıtın ve daha sonra servis tabağına alarak dilimleyin....

Afiyet Olsun!!!

2 Eylül 2010 Perşembe

TAŞ KADAYIF VEYA YASSI KADAYIF



Günaydın çok değerli izleyenlerim,arkadaşlarım,dostlarım!!!

Ramazanın sonuna doğru yaklaşıyoruz geri sayım başladı....Şimdi bayram için hazırlıklar var...

Bayram ki bu bayram Şeker Bayramı artık her evde tatlı sendromu başlamıştır....Çeşit çeşit tatlılar ikramlıklar yapılacak,ağızlar tatlanacak,gönüllere muhabbet dolacak....

Bayrama muhallebili kadayıf yapmayı düşünüyorum...

Taş kadayıf veya yassı kadayıf denilen tatlıyı dün akşam işten gittikten sonra yaptım...Yassı kadayıfları Erzurumdan gelirken hazır almıştım....Satıcıya sordum nasıl yapılıyor diye oda anlattı...Getirince buzdolabına koymuştum akşam çıkardığımda biraz bayatladığını farkettim çünkü arasına ceviz koyup ikiye katladığımda parçalandı .Neyseki yumurtaya batırma olayı durumu kurtardı....beklediğimin çok çok üzerinde harika bir tatlı oldu....Bundan sonra yaptığımda hamurunu kendim yapıp taze taze kızartmayı düşünüyorum...Nette şöyle bir göz gezdirdim ve tarifi not ettim....Olmazsa buraya da yazayım da notumu kaybedersem burada sabit olsun....Belki sizlerden de faydalanan olur....


MALZEMELER:
----------------

1 su bardağı süt

1 su bardağı su

1,5 su bardağı un

1 tatlı kaşığı kuru maya

1 tatlı kaşığı şeker

1 çay kaşığı tuz


ŞERBETİ İÇİN:

----------------

Benim sürekli kullandığım ölçü

4 su bardağı toz şeker

5 su bardağı su

1-2 damla limon suyu


YAPILIŞI:
-----------
Malzemeler karıştırılıp krep hamuru kıvamında hamur yapılır...Teflon tava kızdırılır...Hamurdan bir yemek kaşığı alınır ve tavaya dökülür,kaşıkla düzeltilerek çay tabağı büyüklüğünde sabitlenir.Sadece bir yüzü kızartılarak soğumaya bırakılır...Daha sonra arasına ceviz konularak poğaça şekli verilecek şekilde kapatılır...Çırpılmış yumurtaya batırılarak kızgın yağda kızartılır ve çıkarır çıkarmaz soğuk şerbetin içine atılır....

HAYIRLI VE BEREKETLİ İFTARLAR!!!

Yazılarımı Kopyalayamazsın!!!