31 Mart 2010 Çarşamba

ROBALI KIZ JİLELERİ

Kaç gündür kız jilesi araştırıyorum ....Yukarıdaki kolajı netten aldığım resimlerden oluşturdum...
Hepsi birbirinden güzel çok beğendim....Bende arkadaşımın kızına hediye yapmak istiyorum...Hemen bir karış roba örüp altını kumaşla tamamlayarak şık bir jile oluşturmak gayretindeyim....bakalım becerebilecekmiyim...Sarı bir iple başladım...
Sarı-beyaz papatya gibi olsun istiyorum....
Ama resimdekiler gibi olurmu mechul!!!!
Buradan Eceye sesleniyorum,hadi canım Ecem için yap sende bir tane becerikli hatunsun ...

KREM RENGİ GÜLLÜ FULAR


Krem rengi güllü fular teyzeme gidecek....
Teyzemin oğlunun nişanı var bu hafta sonu Çorumda...Annemide yarın göndereceğiz...
Teyzemlerde Ankaradan gidecekler....Gelinimiz Çorumda olduğu için nişanda orada olacak...
Hayırlısıyla olsun inşallah !!!
Rabbim tamamına erdirsin!!!

30 Mart 2010 Salı

YARIM KOLLU - POLO YAKA ERKEK ÇOCUK KAZAĞI


Daha önce burada bahsettiğim Keremin kazağını bitirdim ....İpim yetmediği için kısa kollu yaptım...Polo yakalı kazağı oğluma çok yakıştı....İçinden penye yakasız badi giydirdim...Hafif salaş tam Keremin istediği gibi rahat bir kazak oldu...Kreş öğretmeni de çok beğenmiş, her çocuğa burada lazım böyle bir kazak dedi.Yelek ve süveteri çocuklar çıkarmak istiyorlar bu çok kullanışlı olmuş deyince çok sevindim hemen öğlen nako desen ip aldım artık seneye bir tane daha örerim...Düğmelerini kendim yaptım....Bu büyüklük için tığla 6 zincir çekerek halka yaptım ve yorgan iğnesine uzunca bir ip geçirdim....Halkanın içini ip bitene kadar doldurdum sıkıca ....Arkasından sabitleyerek diktim hepsi bu kadar....Düğmeden denemenizi tavsiye ederim.....

GÜLLÜ SAÇ BANDI


Minik Tusem için yaptığım saç bandı....
Çok zarif ve şeker bir kız...
Güle güle kullansın...Keremin favorisi....

Bu güllü fularlardan daha çok örmem lazım.Hem hediye edip mutlu oluyorum hemde yaparken müthiş zevk alıyorum.....Tavsiye ederim hanımlar baharlık işiniz olsun....

SİYAH GÜLLÜ FULAR



Buda siyah fular,herkes tarafından özellikle tercih edilen renk....
2 tane ördüm ikiside hediye gitti....
Keremin Kreş öğretmenlerine....

BEYAZ GÜLLÜ FULAR

Fularlara başladım ya artık düşmez elimden .....
Buda beyaz güllü fular...Model olarak da çok kullanışlı...
Herkese hediye yapmaya başladım bile beyaz-siyah-krem...

29 Mart 2010 Pazartesi

İZMİRDEN BİR DOST ELİ UZANDI ERZİNCANA

Taaaa uzaklardan bir posta geldi bugün mis gibi dostlukkokan,arkadaşlık kokan.....
Sevgili Ecenin gönlünün sıcaklığı değdi elime...
İki küçük çocuğuyla banada zaman ayırmış harika papatyalar yapmış sabundan....
Çok teşekkür ederim Ece,ellerine sağlık canım....
O kadar ince düşünceli ki sağolsun doğacak olan yeğenime bile hediye göndermiş....
Badi ve minik çoraplar bebişin,resim çerçveleri kızların,çiçek sepeti,silikon tutacak,erzak kaşıkları benim ve müthiş güzel tişörtte Keremin.....Gerçi Kerem bebeğin minik çoraplarını giymeye çalıştı ama olmayınca vazgeçti....
Herşey için çokteşekkürler Ececim,sağol...

VANİLYA DEYİP GEÇMEYİN!!!

GÜNAYDIN ARKADAŞLAR!!!
Mutlu bir hafta geçirmenizi dileyerek başlamak istiyorum bugünkü yazıma...
Eyüp Sabri TUNCER 'in Kadınlar Günü kampanyasına katılarak çikolata-vanilya kokulu oda parfümü sipariş ettiğimde gelecek olan hediye setimide çikolata-vanilya kokulu tercih etmiştim....Burada yayınladığım ürünlerimi çok beğendim...İlk defa vanilya kokusunu bu kadar çok beğendim ve hayran oldum...İnanılmaz rahatlatıcı ve ruha hitap eden bir koku...Hal böyle olunca biraz araştırayım dedim ve netten aldığım bilgileri aşağıya döktüm....Meğer bizim bildiğimiz vanilya,masum görünüşlü vanilya afrodizyak etkisiyle aşkın masum çocuğuymuş... Ruhu dinlendiren,sakinleştiren bir koku...paylaşayım istedim sizlerle hani bilginiz olsun!!!
Vanilya, sarmaşık şeklinde büyüyen ve tam da pastacı kreması renginde minik çiçekleri olan bir tür orkidenin, muzip ve biraz da muzur meyvesi. Ana kucağı, Meksika’nın Vera Cruz bölgesindeki Totonaco yöresi. Totonaco’lular, cennetten düşen iki aşığın toprağa değdikleri yerde dökülen kan damlalarından bir sarmaşık çıktığına ve vanilyanın bu aşıkların çocuğu olduğuna inanıyorlar. O yüzden vanilya çubukları, ancak aşka ve sevgiye doymanın vereceği o huzur ve mutluluğun kokusunu yayıyor etrafına.
Aztek hükümdarı Montezuma, Totonaco’yu ele geçirdiğinde vanilyanın büyüsüne kapılıyor ve ona kara çiçek adını veriyor. Aztekler, bir başka kara günah olan çikolata içeceklerini artık vanilya ile kokulandırıyorlar. Güney Amerika’nın İspanyol fatihi Herman Cortez, Aztek topraklarına ünlü “Quetzalcóatl” efsanesindeki beyaz tenli tanrı gibi ayak bastığında, vanilya ile çoşkulandırılmış günahkar çikolatayı, ona altın kupalarla sunuyorlar. Cortez de vanilya-çikolata ikilisinin cezbesine kapılıyor ve bu tutkuyu tüm Avrupa’ya bulaştırıyor.
Aşka ve hazza düşkün Fransızlar vanilyaya özel bir ilgi duyuyorlar. İklimini Totonaco’ya benzettikleri tropik kolonilerinde, bu bitkiyi yetiştirmeye karar veriyorlar. Sarmaşığın filizleri, tıpkı aşkın fısıltıları gibi boy veriyor toprakta ve tutunabileceği, sokulabileceği dallara sarılarak yükseliyorlar. Koyu yeşil, parlak ve hafifçe etli yapraklar da fışkırıyor sarmaşığın gövdesinden ve o narin, tatlı, sarı-bej orkidecikler arz-ı endam ediyorlar vakit tamam olduğunda… Ama yeşile filizlenip, güneşin tatlı dokunuşları altında olgunlaşarak kahverengine dönmesi ve dünyaya aşkın büyülü kokusunu yayması beklenen o kutsal sarkıtlar, bir türlü doğmak bilmiyorlar.
Yegane zenginliklerini kendilerinden çalıp götürmek isteyen Fransız’ların yaşadığı bu hezimeti duyan Totonaco’lular kıs kıs gülüp, Cortez’in Laneti diyorlar. Vanilya'nın sırrı çözülene kadar, Tam 300 yıl boyunca Totonaco, aşkın meyvesini üreten ve tüm dünyaya satan tek yer olmaya devam ediyor.
Uzun gözlemler sonunda bir botanikçi çözüyor işin sırrını. Meğer kendini sunmak için gerçek aşığını bekleyen bir kadın gibi tıpkı, o narin orkidecikler de açılmalarından sonra 12 saat içerisinde, sadece Meksika’da yaşayan Melipona isminde bir arının iğnesinin kendilerine değip döllemesini beklerlermiş usul usul. Yoksa küsüp kalır ve vermezlermiş meyvelerini. Aşk sarmaşığını çalıp kendilerine saklamaya çalışanlar, soğuk, verimsiz bir kadın bulurmuş karşılarında. Aşığın o büyülü dokunuşu olmadıkça, dünya aşkın çocuğundan ve onun aşk mutluluğu, ana kucağı, bebek masumiyeti gibi tatlı ve huzur verici kokusundan mahrum kalırmış.
Şimdilerde vanilya, sadece ekvator kuşağının yirmi derece altı ve üstündeki yerlerde yetiştiriliyor. Minik sarı-bej orkideler, çiçek açtıklarından sonra 12 saat içinde genç kızlar tarafından bir iğne yardımıyla tek tek elle dölleniyorlar. Aşkın suni döllenmeyle hayata gelmiş çocukları yani şimdilerde kokusuyla büyülendiklerimiz…
Ama vanilya sarmaşığı yine aynı mağrur kadın. Aynı anda açmıyor bütün çiçeklerini, tek tek yavaş yavaş ve birbirinden çok farklı zamanlarda açıyor. Hepsinin değil sadece sınırlı sayıda çiçeğin döllenmesi gerekiyor. Yoksa, tıpkı aşka değil şehvete soyunan ve sayısız birleşmenin arkasından tükenmiş, yıpranmış, ruhundan birşeyler eksilmişcesine yalnız ve yoksun kalan insanlar gibi, vanilya sarmaşıkları da, böceklenmeye, bozulmaya ve meyvelerinin kalitesini düşürmeye başlıyorlar. Aşkla, sabırla, özenle, seçerek döllenmeleri, severek, koruyarak, güneşin altında özlenerek büyütülmeleri gerekiyor vanilya çubuklarının. Hem de ne kadar biliyor musunuz? Tıpkı ana rahminde büyüyen bir bebek gibi tam 9 ay! Yoksa verdikleri kokuda birşeyler eksik kalıyor…
Vanilyanın adını İspanyollar vermiş. Anlamı; Kılıç Kını… Vanilya çubuğunun şekli hakikaten benziyor kılıca. Gelgelelim kokusu, kılıcını elinden bıraktırıp, kınına geri koyduruyor adamın. Durduruyor, otutturuyor, gevşetiyor, sokulganlaştırıp, tatlılaştırıyor tüm sertlikleri. Bir kının, kılıcını, bir kadının sıcak ve yumuşak kadınlığıyla aşığının erkekliğini, bir rahimin sakladığı cenini, bir ananın ağlayan çocuğunu sarıp sarmalaması, rahatlatması, huzura kavuşturması gibi, vanilyanın kokusu da ruhumuzun sevgiye susayan her yerini usul usul iyileştiriyor. Vanilyanın özünü alıp, kullanılabilir bir kokuya dönüştürmek de, çok özen ve zahmet isteyen bir süreç. Soğuk presle ve yavaş yavaş yapılmadığı zaman istenen kalite elde edilmiyor. Yalanı, sahtesi yokmu vanilya diye yediğimiz şeylerin? Olmaz mı… Vanilin diye piyasada satılan birçok toz aslında yapay vanilya esansı ile kokulandırılmış.
Gerçek vanilya kokusu duymak istiyorsanız gidin bir aktara ve vanilya çubuğu alın. O koyu kahve, parlak, yağlı liflerini okşayın. Ortasından kesip, içindeki dokuya dilinizi değdirin ve gerçek tadını alın. Yine sevgi dolu, yine tatlı bir bulut gibi sarıp sarmalayan ama daha topraksı daha odunsu daha baharatlı rayihasının keyfini çıkarın.
Demem o ki, aşkın o saf çocuğu ile birebir tanışın. Alın birkaç tane, o tatlı kokusunu kaybetmeyeceği, sağlam kapaklı bir kavanozun içinde özenle saklayın. Çekilmiş kahvenizi koyduğunuz kutunun içine bırakın bir çubuk. Bir tanesini gardrobunuzun köşesine gizleyin. Yaptığınız keklerin, sütlaçların, muhallebilerin içine kıyın ince ince. Ve mutlaka ama mutlaka, vücudunuza kullanacağınız bakım yağlarının içine daldırın. Bırakın beklesin, salsın o venüsten gelen iksirini yağın içine. Sürdükçe size kadınlığınızı, yumuşaklığınızı, tatlılığınızı hatırlatsın. Eh tabii sizi koklayana da..!!!
SÖZÜM TÜM KADINLARA!!!

26 Mart 2010 Cuma

BU FULARI NASIL BULDUNUZ?

Buda ikinci yaptığım fular ,dün gece bitirdim ve bugün hemen taktım boynuma,şu an boynumda.
Gören arkadaşlarım çok beğendiler,nasıl yapılıyor bizde yapalım dediler....
Krem ve siyahın uyumu....

Dedim ya artık üretirim bunlardan renk renk....

İpim kartopu flora ve 3,5 numara tığ kullanıyorum....
Güllerin büyüklüğü size kalmış ama ben yukarıdakini 80 zincir hesabı yaptım...Üzerine 2 zincir ve 3 lü trabzan ile ve en üst sırayıda boşluklara önce 2li trabzan sonra 3 adet 3lü trabzan ve tekrar 2li trabzan ve bir sıkiğneyla tamamladım....
Boyun kısmının zincir sayısını siz ayarlayın göğüs hizasını geçecek şekilde...Üzerine 2 adet yan yana 2li trabzan ve 3 zincir şeklinde zincir bitinceye kadar devam edin.Sonra her iki kenarını boşluklar dahil 3lü trabzanla doldurun....Ortadaki kafese kurdela geçirin ve alt yaprakları yapıp zincirle tutturun....Yaprakların ve gülün yapılışını burada anlatmıştım.....
Yapmak isteyenlere kolay gelsin,hadi kızlar bunlar bahar fularları....

Bir önceki postumdaki yeşil yapraklı fularıma bakmadan gitmeyin sakın!!!

GÜLLÜ FULAR

HAYIRLI CUMALAR HERKESE!!!
Bu sıra güllü -yapraklı fularlarla uğraşıyorum....Birazda kendimden birşeyler katarak....
Sevgili arkadaşım hobilerim ve ben bu işin uzmanı ...
Daha önce Brezilyalı Katia dan görüp yapmıştım ama hobilerim ve ben arkadaşımıda
hayranlıkla izliyorum....
Çok zevkli yapılıyor...Gül ve yaprak yapımını burada anlatmıştım ve burada....
Ama kolay gül yapımının açıklamasını hobilerim ve ben arkadaşımdan öğrenebilirisiniz...
Artık renk renk yaparım ,biri beni tutsun!!!

25 Mart 2010 Perşembe

POLO YAKA ERKEK ÇOCUK KAZAĞI

İplerini yengesi gönderdi Adanadan bende kereme kazak örüyorum....
Nako Süper-İnci Desen ...harika bir ip...Eeeee Deryanın tercihi....
4,5 numara şiş kullandım....Aslında süveter için 2 yumak yollamıştı Arzucum sağolsun ama ben ipi güzel görünce hızımı alamadım kazak yaptım....Polo yaka ...İpim yetsin diye yaka ve kol ağızlarına krem rengi kartopu-flora kullandım....Kısa kollu şu an için ama ipim yeterse kolları uzatacağım....Zira tüm tuhafiyeleri alt üst ettim aynı ipten bulamadım....
Kolların kesiminide içten yaptım.Yani 4 ilmek örüp 3 ilmeği beraber aldım böylece 2 ilmek eksilmiş oldu....Bu işlemi arkada 3 kere,önde 4 kere uyguladım...Arkadan 6,önden 8 ilmek kesilmiş oldu ve kol oyuntusu oluştu....
Kazak bitince yayınlayacağım.....

POĞAÇA

Küçük kızım Sebanurun mutfak maceraları bitmiyor devamı gelsin dedik geldi....Çok hoşuna gidiyor mutfakta uğraşmak birşeyler yapmak....Çok nefis bir poğaça yapmıştı dün,inanın harikaydı....Laptop her daim mutfaktadır zaten tezgahın üzerinde ....Sebanur açmış nete girip tariflere bakarak yapmış ama bu arada bana sitem ediyor;"anne senin blogunda basit tarifler yok" diye....Mesela geçen gün şehriyeli pirinç pilavını aramış yok bende ...hakikaten tam bir yemek blogunda olmalı her tarif.Ama benimki sadece yemek değil hayatımdan ve mutfağımdan esintiler...Belki Sebanur ileride oluşturur sadece yemek olarak... Bu tabağı afiyetle yedik bitirdik...Ablası aferin ben yapamazdım bravo deyince daha bir gururlandı.....Ablamız bu sene müthiş bir maratonda sınava az bir zaman zaman kaldı...

Elinin">

11 Nisanda girecek Üniversite sınavına,rabbim tüm gençlerinde benim kızımında yardımcısı olsun...Lütfen dualarınızı eksik etmeyin arkadaşlar!!!!

Küçük kızımızda lise sınavlarına girecek umarım oda başarılı olur...

Keremde "ablam çok güzel olmuş ,beğendim" dedi...

Eeeee herkes beğenmişken gelelim poğaçanın tarifine;

MALZEMELER:


-----------------


1 Su bardağı yoğurt


1 Çay bardağı sıvı yağ


1 pkt kabartma tozu


1 tatlı kaşığı tuz


Aldığı kadar un


1 ad. yumurta sarısı


Hamuru yoğurup içine peynirli maydanozlu harç yapın ve üzerine yumurta sarısı sürerek kızartın.Hamurun içinde hiç yumurta yok...Sadece üzerine sürülecek...Buda kızımın dipnotuydu.


24 Mart 2010 Çarşamba

EYÜP SABRİ TUNCER ÇOK TEŞEKKÜRLER

Eyüp Sabri TUNCER'in "Kadınlar Günü" kampanyasını ilk önce Annekaz dan öğrendim...
Sağolsun sayesinde birsürü hediyem oldu...Daha sonra birçok blogda gördüm ve bende istedim...
Hatta 15 mart son günmüş ama yoğun istek üzerine 25 Marta kadar uzatılmış bende bundan yararlandım.20 Martta verdim siparişimi.Sona kalan dona kalır derler ama ben kalmadım bilakis donandım...Bugün öğleden sonra EST den hediyelerim gelince çok mutlu oldum...Ben yukarıdaki Oda Spreyini sipariş etmiştim.Çikolata Rüyası.5-TL ve üzeri her alışverişe 40 -TL değerinde hediyeler gönderiyorlar...Bende bankaya yatırdım ücreti .
3.-TL kargo ücretiyle beraber 11.45.-TL.
Gizli Bahçe Oda Spreylerinden Çikolata -Okyanus Ferahlığı...
İkiside harika kokuyor....Set halinde 8.15.-TL
Parfüm-losyon ve el kreminden oluşan hediye setimde çok güzel....
Ondada Çikolata kokusunu tercih ettim ve geldi...
Teşekkürler Eyüp Sabri TUNCER....
Mükemmel bir kampanya.... Ama maalesef yarın son gün...
Acele edin belki sizde yakalarsınız....

23 Mart 2010 Salı

KURU KAYISI KOMPOSTOSU

Kuru Kayısı her daim evimizde bulunur....Kuru olarak pek tüketmeyiz ama kompostosuna bayılırız....Yöresel lezzetimiz KASEFE de bundan yapılır...Kompostoyu yaparken özellikle mayhoş lezzeti olan kayısıyı tercih ederim ve dondurucudan bir avuç da kızılcık ilave ederim...

Piştikten sonra üzerine 5-6 adet de karanfil atarım,en kral içecekten daha kral olur yani....


Kerem anneannesinin evini süpürürken...

mi yoksa ağlaya yırtına süpürgeyi elinden alamazken mi.....

Yine eline geçirdiği babasının püf püfünü tırtıklarken...
Her nekadarda evin içinde içilmesine müsaade etmesemde mutfakta,balkonda tüttürülüyor...
Yemekten sonra paketi kapıp koşuyor babasına hemen,al baba diye....
İnşallah bu olay son bulur diye ümit ediyorum...

MİNİK ETEKLİ KIZLARIM

Minik etekli kızlarımı beğendiniz mi?
Boş kutulardan ıvır -zıvır kutusu yaptım...İğne-düğme koymak için...
Boşalan saç jölelerinin kutularını yıkayıp ,içlerine ıvır zıvır koyuyordum...
Geçen gün akşam hadi bu kutuları giydireyim dedim ve kestim diktim biraz süsledim....
Hobby kutusunun kapağına bir yoyo yaptım ve içine pamuk doldurdum,ters çevirip toplu iğneyle batırıp alt tarafından kargaburnu ile büküp sabitledim...İğnelik oldu yani...
Sevgili Derya Baykalın dediği gibi iğnedanlık....

22 Mart 2010 Pazartesi

LİMONATA-NANE



Köyceğizden eşimin arkadaşından limon gelmişti kasayla ....

Dağıttım ,kullandım ama bitirememiştim...Eşimle beraber narenciye sıkacağında sıkıp buzluk poşetleriyle dipfirize atmıştım......Serpilde (Balböcükleri) görünce heveslendim...O yaptı hadi bende yapayım dedim...Onun yaptığı naneli falan olunca,bende yine buzluk poşetindeki nane çayından 2 parça alıp ,üzerinede 2 bardak kaynar su ekleyerek limonatayı yaptım....



Hem çok pratik hem de içimi leziz...

Bu nane çayı olayıda şöyle;TV de duymuştum...

Kaynar suda demlediğiniz naneyi küçük kalıplar halinde dondurup sabah uyandığınızda yüzünüze kompres yapacakmışsınız....

Raporlu olduğum esnada 1-2 gün denedim aman Allahım yüzüm dondu,bunun bana göre olmadığını anladım ve bıraktım....O nanelerde ordan kalma yani.....

Aslında cilt için bazı yöntemler uygulamak lazım ama ben doğal haline bırakıyorum,yıkıyorum ve sadece menlendirici sürüyorum o kadar.....

DOLABINI DÖK MİMİ VE HOBİ MUTFAĞIM

Mimler hakikaten bizlerin içini dışını döküyor değilmi?
Birbirimizi tanımamız açısından çok güzel olduklarını düşünüyorum....
Örgücüoyuncakcıninem mimlemişti beni....
Bende döktüm dolabımı...Hep yemek yaptığımız mutfağımızı görüntüleyecek değiliz ya...
Birde hobi mutfağımızı sergileyelim...
Kolay gelsin arkadaşlar!!!!

20 Mart 2010 Cumartesi

TAKI DENEMELERİM



Takıyapmayı hep istemişimdir ama hiç vaktim olmadı....
Büyük kızım uğraşıyordu bir aralar bende onun kalan malzemelerinden kendimce küpeler yapmaya çalıştım......



Kahverengi favorim ,çok severim kahve tonlarındaki takıları...
Vaktim olursa ileride takı kursuna gitmek istiyorum ....
Aslında çok güzel takı yapan blog arkadaşlarımız var,onların sayfalarını iyice inceleyip tiyolar almak lazım.....

19 Mart 2010 Cuma

video

Keremin doğumuyla hayatımız değişti,ablaları büyümüştü onlarda birer küçük anne oldular ama Kerem ilk günden bu tarafa baba hayranı...Bana düşkün gibi görünmesede sarılınca minik yüreğinin sıcaklığını vücuduma dağıtıyor.....Hem çok güzel hemde çok zor onunla uğraşmak....Güzeli ve zoru bir arada yaşattı bize küçük adam....

Resimlerden bir video hazırladım yüzlerce resim arasından....

BU SABUNLARDA YOLA ÇIKTI

HAYIRLI CUMALAR HERKESE!!!

Boncuk ve payetlerden yaptığım sabunlar çok beğenildi....Yapım aşamalarını soranlar var ama daha öncede yazdığım gibi bu payet ve boncuk işlerini ben taaa 15 yıl önce yapmıştım...Piyasayı gezdim şimdi bu payetlerden yok.O nedenle yapımını göstersem bile malzeme yok...ben elde kalanları kullanıyorum....Ancak kurdela,dantel ve oya boncuğu mevcut...Farklı farklı payetler var,hanımlar bunlardan da üretebilirler...Bu sabunlar yola çıktı bile...Hediye gidiyorlar....Bir tanede mavi yaptım oda yolda....Sabunlar hem kokoş hemde mis gibi kokuyorlar.Kullandığım sabunların markası DURU kutu içinde 4lü olan büyükçe sabunlardan.....
Mutlu bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle!!!

18 Mart 2010 Perşembe

SEBANURA NE OLUYOR İKİ GÜNDÜR

Küçük kızım Sebanur nasıl marifetliymiş de haberimiz yokmuş....
İki akşamdır eve gidiyorum yemekler hazır,sofra ,salata hazır inanamıyorum...
Hele yemeklerin lezzetleri muhteşem...
İlk akşam var olan sebze yemeğimizin yanına şehriyeli pirinç pilavı ve yoğurt çorbası yapmıştı...
Pilavın lezzeti 1 numaraydı hepimiz ağzımızı açıp baktık öyle...hatta babası senden daha güzel yapmış dedi....Tabiii benim koltuklarım kabardı ne mutlu bana demekki bu kızda gelecek var...
Büyük zaten yapıyordu ama küçük oturduğu yerden kalkmıyordu....Canı isteyince oluyormuş meğer....Aferin Sebanur sana....Dün akşamda karnabahar yemeği,makarna ve muhteşem bir cevizli salata yapmıştı....ve "anne lütfen yemek servisinide ben yapacağım "dedi.Tabiii ben şokk.
Hiç yemek görmemiş gibi sildik süpürdük ama hakikaten nefisti 1o numara...Kızlar bana hep kızarlar anne sen bizi hiç takdir etmiyorsun ,övmüyorsun diye....Alın işte takdirname....
Devamını bekliyoruz....

18 MART VE ÖDÜLÜM

Günaydın Sevgili Arkadaşlarım!!!!
Her 18 Martta bir başka duygularla kaplanır yüreğim....Aslan kesilir,milli duygularım kabarır...
Biz rahat uyuyalım diye canlarını feda etti o vatan evlatları...şehit mertebesine erdiler,ne mutlu onlara ve ne mutlu bizlere ki damarlarımızda asil bir kan dolaşıyor,ceddimizin asaleti.....
Üç arkadaşım bu ödüle layık görmüşler beni çok teşekkür ediyorum...
Bende 7 kişiye yollamalıymışım ;
Tamam yolladım bile,buyurun kızlar!!!!

17 Mart 2010 Çarşamba

KAT KAT YAŞ PASTA (YUFKALI)



Ben diyeyim 20 yıl siz deyin 25 yıl oldu bu pastayı yemeyeli....

Çocukluğumu hatırlattı bana ,annem ne çok yapardı günlerinde misafirlerine,bizde bayıla bayıla

yerdik...Geçen gün aklıma geldi çocuklarıma hiç yapmadım bu pastayı dedim ve Cumartesi günü sabah kahvaltıdan sonra hemen işe koyuldum...

Hamur yoğruldu,bezelere ayrıldı.... Bezelerden 6 adet yufka açıldı ve tek tek kızartıldı....

Tarife geçeyim;


MALZEMELER:

----------------

1 çay bardağı süt
3 yumurta
1 çay bardağı margarin (eritilecek)
1 çay bardağı şeker
un

Dövülmüş ceviz

1 Pkt.Çikolata Sosu

(Aslında bu pasta amonyak ile yapılıyor ama annem kullanmazdı hiç bende kullanmadım.)


Kreması:

--------
1 kg süt
5 çorba kaşığı un
4 çorba kaşığı pudra şekeri
8 çorba kaşığı şeker
3 çorba kaşığı kakao
250 gr margarin


YAPILIŞI:

----------

Malzemeleri kulak memesi yumuşaklığında yoğurun. 6 eşit parçaya bölün.Her bezeyi ince olarak 25 cm kadar açın.Fırın tepsisini yağlamadan 6 adet hamuru teker teker 170 derecede pişirin. Pastanın yüzü hafif toz pembe olunca alın.
Krema için;Margarin hariç tüm malzemeyi muhallebi kıvamında pişirin.Piştikten sonra margarini ekle. (Pastanın kremasını daha bol sevenler 1,5 ölçü hazırlayabilir)
Pişen yufkanın ilkini bir tepsiye koyun üzerine kremadan sürün daha sonra diğer yufkaları tek tek koyarak aralarına krema sürülerek üst üste yerleştirin ve en üstüne ve kenarlarınada aynı kremadan sürerek bitirin...Ben üzerine su ile pişirilmiş çikolata sosu döktüm dilerseniz sizde yapın....Ara katlardan ortadakine ve en üstüne dövülmüş ceviz serpin....Buzdolabında dinlendirilip servis yapın...Afiyet Olsun!!!!Bizim evde büyük bir beğeniyle yendi bu pasta ve benim için de nostalji oldu....

16 Mart 2010 Salı

MAVİ SABUNLAR

Merhabalar sevgili dostlar!!!
Bu sabunları 2 değerli arkadaşım için yaptım ve gönderdim....
Maviş maviş ,mis kokulu sabunlar....
Birinin yerine ulaştığını dün öğrendim ama diğerinden ses çıkmadı...

Boncuk ve payetlerden yaptım,dantel ve kurdela ile süsledim...
Umarım beğenmişlerdir...

Keremcik giderek oyuncaklara daha çok ilgi göstermeye oyunlar kurmaya başladı...
Buda benim çok hoşuma gidiyor.Çünkü kendi kendine oynamak istemiyor...
Tabiii anne,baba,ablalar,anneanne ve babaanne olunca çocuk da hiç yanlız kalmadı ve öpülmekten bunaldı..."Öpbeeee" diye bağırıyor .Ablaları öpünce babaya veya bana şikayet ediyor..."Öpüyo beni" diye....Sabahları Kreşe babası götürüyor,akşamları da ben alıyorum...
Amaliyatım esnasında ve raporluyken de Kreşe düzenli olarak gitti ve hep babası götürdü..Bu duruma en çok ben memnun oluyorum en azından sabahları rahatça hazırlanıp,işime de geç kalmıyorum...Çok şükür sağlık durumum da iyiye gidiyor...Diğer varisli bacağımdan da lazerle amaliyat olacağım....Doktorum uygun zamanı bana haber verecek...Rabbim herkese hayırlı şifalar versin!!!!

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails